Musul da Kerkük de özerk bölge olacak!


Fikret Akfırat

Fikret Akfırat

28 Haziran 2014, 17:22

Tayyip Erdoğan’ın Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşat Salihi’ye, “Musul da, Kerkük de özerk bölge olacak. Konumunuzu buna göre ayarlayın” dediği öğrenildi. Aydınlık’a Iraklı Türkmen kaynaklardan ulaşan bilgiye göre, Erdoğan bu sözleri, 24 Haziran’da Başbakanlık Konutu’nda, Erşad Salihi ve ITC Yürütme Kurulu üyeleri ile yaptığı basına kapalı toplantıda dile getirdi. Tayyip Erdoğan’ın, Irak Türkmen Cephesi Yürütme Kurulu üyelerini kabulünde Dı-şişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru, Başbakanlık Başdanışmanı Yalçın Akdoğan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay da hazır bulundu.

‘BARZANİ YÖNETİMİYLE BİRLİKTE DAVRANIN’

Musul işgalinin ardından Kerkük’ün Bölgesel Yönetim’e katılmasına karşı çıkan ve IŞİD’e karşı mücadele için silahlanma çağrısı yapan Erşad Salihi, bir gün önce de Davutoğlu’nun tepkisiyle karşılaşmıştı. Aydınlık’ta 25 Haziran’da Deniz Kahraman imzalı haberde, Davutoğlu ile Erşat Salihi arasındaki görüşmenin perde arkası yer almıştı. Haberde, Davutoğlu’nun Salihi’ye Barzani yönetimiyle birlikte davranmayı telkin ettiği, Salihi’nin ise buna itiraz ettiği belirtilmişti.

KERKÜK’TE ÖZERK YÖNETİM NE ANLAMA GELİYOR?

Erdoğan’ın da ITC yöneticilerine IŞİD saldırısının ardından Musul’un ve Kerkük’ün özerk bölge olacağını söylemesi ve “Barzani yönetimiyle birlikte davranın” demesi, saldırıyla ulaşılmak istenen hedefi ortaya koyuyor. Aynı zamanda, Maliki’ye karşı Ankara ve İstanbul’da 2010 yılından beri tertiplerin içinde olduğu açıkça bilinen AKP hükümetinin, saldırı hedefleriyle bütünleşmiş olduğunu ortaya koyuyor.

IŞİD saldırısının ardından Irak’ın kuzeyindeki Bölgesel Yönetim’in en önemli kazancı, Kerkük’te hâkimiyeti ele geçirmesi oldu. Irak’taki Batıcı Kürt milliyetçisi hareketler açısından zengin petrol yataklarıyla muhayyel bağımsız “Kürdistan”ın başkenti olarak görülen Kerkük’ün, Peşmerge’nin denetimine geçmesine rağmen kuzeydeki Bölgesel Yönetim topraklarına katılması öyle bir çırpıda olacak bir şey değil. O nedenle, fiili denetimin resmi statüye kavuşması için 1999 yılında daha Irak’ı işgal etmeden ABD’nin Türkiye’ye önerdiği “Federal Irak içinde Kerkük Özerk Bölgesi” yeniden, bu kez Tayyip Erdoğan vasıtasıyla piyasaya sürülüyor. ABD’nin Irak’ı işgalinin ardından yeniden canlanan proje doğrultusunda Abdullah Gül’ün Bakanlığı sırasında Dışişleri Bakanlığı BM nezdinde girişimlerde bulunmuştu. O dönemde de, “Türkiye petrolden pay alacak” diye savunuluyordu. Genelkurmay da, Kerkük’te “özel statü”ye kuzeydeki özerk bölgeye katılmasını önleyeceği iddiasıyla destek vermişti.

TALABANİ’YE RÜŞVET

Ayrıca bu girişimle, AKP ile ittifak halindeki Barzani’ye göre Bağdat’a daha yakın duran Talabani’nin KYB’sinin, Kerkük’te ağırlık kazanma rüşvetiyle, IŞİD saldırısının ardından Irak düzleminde oluşan ABD, İsrail, AKP, Barzani cephesine katılmasını sağlamak amaçlanıyor.

Kerkük’te nüfus ağırlığına göre düzenlenmesi öngörülen özerk bölge sisteminde Talabani’nin dayandığı Sorani Kürtlerin şehirdeki ağırlığı dolayısıyla KYB’nin hâkim konumda olacağı hesaplanıyor. Nitekim 30 Nisan’da yapılan Bağdat Parlamento seçimlerinde Kerkük’te seçim sonucu şöyle olmuştu: Talabani’nin KYB’si 6 milletvekili, Barzani’nin liderliğindeki KDP, 2 milletvekili, Türkmen Cephesi 2 milletvekili ve Kerkük Arap İttifakı 1 milletvekili.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.