Namuslu gazeteci: Teoman Erel


Hikmet Çiçek

Hikmet Çiçek

06 Temmuz 2014, 13:53

1993 yılının ilk ayları. 12 Eylül rejiminden çıkış dönemine damgasını vuran 2000'e Doğru dergisi kapanıyor. Aydınlık, günlük gazete olarak çıkmaya hazırlanıyor. Başyazarımız belli: Aziz Nesin. Ancak yazar kadromuzu takviye etmemiz gerek. İlk aklımıza gelen isim, o dönemde Meydan gazetesinde yazarlık yapan Teoman Erel oluyor.

Teoman Erel'le, Genel Yayın Yönetmenimiz Ferit İlsever'le birlikte Ankara Mülkiyeliler Birliği'nde buluşuyoruz. Burası Erel'le buluşmak için uygun bir yer. Güneşin bir de "rakı burcu" olduğunu ondan öğrenmişiz!

Keyifli bir sohbete dalıyoruz. Yazdığı gibi esprili konuşuyor. Teklifimizi sevinçle karşılıyor. Bir gazetecinin zaman zaman gazete değiştirmesinin yararlı olduğunu, ona yeni bir dinamizm katacağını söylüyor. Zaten meslek hayatı da öyle geçmiş.

Ama...

"Ama arkadaşlar iki çocuk okutuyorum. Biri yurtdışında, öbürü üniversitede. İhtiyacımı siz karşılayamazsınız." Parasızlığın gözü kör olsun! Teoman ağabeyi kadromuza katamıyoruz, ama dostluğumuz baki. Teoman Erel'i bir yıl sonra 6 Temmuz 1994'te, çok sevdiği Seferihisar yolunda bir trafik kazasında kaybediyoruz. 20 yıl olmuş

NESLİ TÜKENEN BİR KUŞAK


Teoman Erel, artık nesli tükenmekte olan, "has" gazetecilerden. "İstanbul'da gazeteler vardır, Ankara'da ise gazeteciler" dedirten türden. İlhami Soysal, Abdi İpekçi, Uğur Mumcu gibi gazeteciler kuşağından. Mesleğe 27 Mayıs 1960 Devrimi öncesinde Akis dergisinde başlayan, daha sonra Vatan, Dünya, Yeni İstanbul, ANKA Ajansı, Milliyet, Güneş, Günaydın, Bugün ve Meydan gazetelerinde unutulmaz haberlere imzasını atan, cumhuriyetçi, halkçı, devrimci bir ağabey. Erel'in "iyi bir gazeteci nasıl olmalı?" sorusuna verdiği cevap yalın:

"İyi gazeteci, kendisininki başta olmak üzere gazeteleri iyi okuyandır."

TOKER ŞİMDİ YAŞASAYDI...

Metin Toker, Erel'in ölümünden sonra şöyle diyor: "Genç Gazeteci, bu kremaya kaşık sallatılan 'her efendinin yağdanlığı' bir kaç vitrin meslektaşını değil de, İlhami'leri (İlhami Soysal), Teoman'ları kendine model seçmekte zorlanmaz mı? Zorlanır tabii, ama unutmayabilir de; İlhami'lerin, Teoman'ların yazdıkları hep ses getirmiştir, uzun vadede etki yapmıştır. Yağdanlıklar ise paraları pulları ne olursa olsun, geniş kamuoyu için itibarsızlık çukurunun en altındadırlar. Yağladıkları da öyle değil mi?"

(8 Temmuz 1994 Milliyet)

Toker, 20 yıl önce "yağdanlıklar"dan söz ediyor. İnsan merak ediyor. Acaba medyanın şimdiki halini görseydi ne derdi Toker!

O MUZİP TEBESSÜM

Yakın dostu Melih Aşık onu şöyle anlatır:

"Dudağının kenarındaki o muzip tebessüm yazılarının satır arasına da girerdi. Konuyu ayrıntılar... Olaylar arasında kimsenin görmediği bağlantıları yakalar... İnce sonuçlar çıkartır... Ama dalga geçmeyi de hiç ihmal etmezdi. Belki 'ciddiyete saplanmanın' düşünceyi durduracağına olan inancından... Belki de kainatın sonsuz tarihi ve mekanı içinde her olayı yerli yerine oturtmanın doğal sonucu bu olduğundan... Yazı yaşamımızda özgür bir isim ve özgün bir kalemdi Teoman Erel..."

AHLAKLI BİR ADAM


Gazeteci oğlu Hasan Erel, Tooman Erel'in "Yaşam Bir Şaka Gibi" adlı kitabında (Milliyet Yayınları 1995) babasından şöyle söz ediyor:

"Babam Teoman Erel iyi bir insandı. Ben onu hep iyi bir insan olarak hatırlayacağım ve bu basit gibi görünen özelliğe sahip olmanın ne kadar zor bir şey olduğunu hiç aklımdan çıkarmayacağım. Hayatta iki düsturu vardı. Birincisi kendini hiçbir zaman aldatmayacaksın, ikincisi de kendin için üzülüp kendine acımayacaksın. Uzun gazetecilik ve yazarlık maratonunda hep bu iki ilke sayesinde ucuz tuzaklara ve hain engellere takılmadan ismini korumayı başardı. Kendini hep gerçeğin aynasında tarttı ve en büyük haksızlıklara uğradığı zaman dahi kendine acıyıp yarıştan kopmadı. Meslek ahlakını her şeyin üstünde tutmayı da 35 yıl boyunca sürdürdü. Şimdi bunları okuyanlar, bir oğul babasını övüyor diyebilir. Ancak babam o sözünü ettiğim iki ilkeyi bana da öğretti ve böyle konularda asla yalan söylememeyi ben de kendime ilke edindim. O yüzden burada yazdıklarım ölmüş bir babanın ardından düzülen övgüler değil, yaşam boyunca Teoman Erel'de gördüklerimdir." Teoman Erel bugün saat 19.00'da İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Sığacık parkında bulunan anıtı önünde yakınları ve dostları tarafından anılacak. Şu günlerde insan Teoman ağabey gibilerini ne kadar çok özlüyor.

Hikmet Çiçek
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.