Öcalan Kandil’den özür mü diliyor?


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

02 Aralık 2014, 11:26

Hatip Dicle’nin de dahil edildiği HDP heyetinin önceki gün Öcalan’la yaptığı görüşme, önemli mesajlarla doluydu.

Bir kere ortada Öcalan’ın HDP’ye verdiği Çözüm Süreci Taslağı vardı. 27 Kasım Perşembe günü “devlet heyeti”yle Öcalan’ın yaptığı görüşmede “üzerinde müzakere yürütülebileck bir çerçeve olduğu konusunda mutabık kaldıkları” Taslak şu dört başlıktan ve altı sayfadan oluşuyor: Yöntem, Tarihi ve Felsefi Boyut, Temel Gündem Maddeleri ve Eylem Planı.

Taslak önümüzdeki süreçte tüm boyutlarıyla tartışılacaktır. Biz bugün Öcalan’ın HDP heyetiyle yaptığı görüşmede önemli mesajlar içeren konuşmasını inceleyeceğiz:

KANDİL’İ YUMUŞATMA İHTİYACI

Görüşmenin ardından HDP heyetinin yaptığı yazılı açıklamaya göre Öcalan “yasal güvence sağlanmadan yaptığı çağrılarında yanılgılı olduğunu belirtiyor ve bu yanılgısından dolayı tüm Türkiye halklarına özeleştiri” veriyordu!

Öcalan’ı izleyenler bilir; yanılgı pek kullandığı bir kavram değildir, çünkü yanılmak “önderliğe” özgü bir durum değildir! Bu nedenle Öcalan’ın “yanıldım” demesi önemlidir.

Öcalan’ın özeleştiri verdiği adres de gerçekte söylediği gibi “Türkiye halkları” değil, doğrudan Kandil’dir!

Nasıl mı? Aslında Öcalan, son dönemde Murat Karayılan ve Mustafa Karasu gibi PKK liderlerinin Açılım’ı eleştirmesini dikkate alarak bir “özeleştiri” vermiştir.

Ancak “yanıldım” demesi ve “özeleştiri” yapması, taktikseldir!

Öcalan yürütüğü müzakere sürecine bu iki ismin şahsında, Kandil’de tepki büyüdüğünü görmekte ve bu tepkiyi “yumuşatmaya” yönelik bir yöntem izlemektedir. “Yanılgı” ve “özeleştiri” kavramları bu nedenle mesajında yer almaktadır!

AKP’DEN TSK’YE ‘AÇILIM YERLİ’ MESAJI

Aslında bu zorluk sadece Açılım’ın PKK kanadında yok, AKP kanadında da var. 6-7 Ekim Kobani eylemleri AKP kanadında da önemli sıkıntılar yarattı, birikmiş tepkileri su yüzüne çıkardı.

Bu sürecin yarattığı iklim, TSK içindeki tepkileri de büyük bir basınca dönüştürdü.

Tıpkı Öcalan’ın Kandil’i “yumuşatma” taktiği gibi, bu tarafta da benzer taktikler uygulandı, uygulanıyor...

Ne mi yapıldı?

1) Çözüm süreci, hükümet ilan edilirken açıklandığının tersine, pratikte Bülent Arınç yerine Yalçın Akdoğan’ın koordinatörlüğüne teslim edildi. Şahin görünümlü Akdoğan, AKP’nin rahatsızlarını “rahatlatacak” tarzda müzakere yürütecekti: sert sözler söylecekti, üst perdeden konuşacaktı, gazı alacaktı vs.

2) Açılım’da artık yabancı parmağı olmadığı, Açılım’ın yüzde yüz yerli olduğu savunulurak süreç ilerletilecekti. Bu hem AKP’deki rahatsızlara hem de TSK’ye bir mesajdı. AKP “yerel” diyerek TSK’yi yumuşatacaktı. Oysa Açılım, bir proje olarak zaten yüzde yüz yabancıydı!

HDP’Yİ MİT Mİ KURDU?

Yani hem Erdoğan-Davutoğlu ekibinin, hem de Öcalan’ın Kobani eylemleriyle sekteye uğrayan Açılım’ı yeniden rayına oturturken büyük zorlukları vardı ve benzer yöntemlere sarıldılar.

Anlaşılan Hakan Fidan yöntemleri, her iki kanadın da imdadına yetişmişti!

Öte yandan Öcalan Kandil’i yumuşatırken, Erdoğan’a da destek veriyordu. Öcalan’ın “süreç kararlılıkla ilerletilmezse kaos derinleşir, darbe mekaniği devreye girer” sözleri her ne kadar “tehdit” gibi görünse de, AKP’nin rahatsızlarına tehditti ama pratikte Erdoğan’a destekti. Süreci ilerletmek isteyenlerin elini güçlendirmeye dönük bir destek...

Bu noktada önemli bir çıkışa dikkat çekmeliyiz. Önceki gün HDP heyeti Öcalan’la yaptığı görüşmenin içeriğini açıklarken, Kemal Burkay da şu mesajları veriyordu: “Beşir Atalay bir süre önce HDP için ‘Hakan Fidan’la Öcalan’ın başbaşa verip gerçekleştirdikleri güzel bir proje’ demişti. HDP kimin örgütüdür? MİT ne zamandan beri Kürtler için parti kuruyor?”

Dahası Burkay “yakalandığında ‘pişmanım, hizmetinizdeyim, ne diyorsanız onu yaparım’ diyen Öcalan’ın Kürtlerin lideri olamayağını, ancak devletin adamı olabileceğini” belirtiyordu!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.