banner863

Öcalan’a cevabı Salih Müslim verdi


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

16 Eylül 2016, 09:51

Abdullah Öcalan, bayram nedeniyle kendisini ziyaret eden kardeşiyle “barış” mesajı göndermiş. “Önceki süreci biz yok etmedik. 6 ayda bu sorunu çözeriz” demiş.

Bu sözlerde bir gram samimiyet kırıntısı aramaya kalkanın PKK’nın 40 yıllık tarihinden haberi yoktur. Her şeyi bir yana bırakalım, PKK’nın ilan ettiği her “ateşkes”den sonra teröre nasıl başladığını hatırlamak bile bu sözlerin hiçbir değerinin olmadığını yeterince kanıtlar.

Neden böyledir? Çünkü PKK ortaya çıktığı ilk günden bu yana kendi iradesi ile karar veren, hareket eden bir örgüt değildir. Geçmişte barış yönünde atılan her adımın ardından, PKK’nın iplerini elinde tutan kuvvetlerin iradesi devreye girmiş ve PKK yeniden kan dökmeye başlamıştır.

1991 Aralık ayındaki Samanlı Karakolu baskını, 1993 yılında Bingöl karayolunda 33 askerin kurşuna dizilmesi, 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgalinin ardından Türkiye’de susmuş olan silahların yeniden patlamaya başlaması ve en nihayet 7 Haziran seçimlerinin hemen ardından başlayan şiddet eylemleri…

Bütün bunlar PKK’nın son 25 yıllık sicilinde yer alan ve Öcalan’ın yukarıdaki sözlerini boşa çıkaran belli başlı “vukuatları”dır.
 
“Süreci” kim yok etti?

Şimdi gelelim “önceki süreci biz yok etmedik” sözlerine….

7 Haziran seçimlerinin tek galibi PKK oldu. 80 milletvekili, yüzde 13 oy (ki bu oyun küçümsenmeyecek bir oranı etnik olarak Türk olan seçmenden geldi), Türkiye gibi dünyanın sayılı ülkelerin birinin başkentinde milletin çoğunluğunun meşru gördüğü önemli bir ağırlığa sahip olma ve yasal yollardan önüne koyduğu hedeflere ulaşma mücadelesinde önünde herhangi bir engelin olmaması…

Bütün bunlar PKK açısından ele alındığında son derece önemli kazanımlardı. Ama gazete arşivleri orta yerde duruyor. PKK seçimlerden birkaç gün sonra Kars, Ardahan ve Iğdır illeri başta olmak üzere yol kesmeye, kamyon yakmaya, kimlik kontrolleri yapmaya ve karakollara taciz ateşi açmaya başladı.

7 Temmuz 23 Temmuz tarihleri arasındaki PKK eylemlerinin gazete arşivlerinden bir dökümünü çıkardık. Tam 96 eylem gerçekleşmiş.

Cemil Bayık ve Murat Karayılan 15 Haziran gibi ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda eski süreci geride bıraktıklarını ve sorunu bundan sonra kendi yöntemleri ile çözeceklerini açıkladılar.

PKK bu dönemde cinayetlerine de yeniden başladı. 7 Haziran 24 Temmuz tarihleri arasında yedi yurttaş (Bitlis, Adana ve Urfa’da) PKK tarafından katledildi.

PKK’nın tek yanlı eylemlerine rağmen 24 Temmuz tarihine kadar yani 47 gün boyunca güvenlik kuvvetlerinden PKK’ya yönelik tek bir harekât olmadı.

En nihayetinde Ceylanpınar’da iki polis memurunun evlerinde uyurken PKK tarafından katledilmeleri üzerine TSK 24 Temmuz’da harekete geçti.

Bu durumda Öcalan’ın “Önceki süreci biz bitirmedik” sözlerinde en ufak ciddiyet aranabilir mi?
 
Salih Müslim’in açıklaması

PKK 7 Haziran seçim başarısının ardından neden kendisi için intihar anlamına gelen terör eylemlerine başladı.

Çünkü ABD Suriye’de “Koridor” açma hamlesine girişmişti. Türkiye’nin içinde PKK’nın harekete geçmesi, TSK’yı oyalamak ve ABD’nin koridor hamlesine engel olmamasını sağlamak bakımından önemliydi.

Yani düğmeye ABD bastı ve PKK da harekete geçti.

PYD’nin eşbaşkanı Salih Müslim, Türkiye’den gelen “Fırat’ın doğusuna çekilin” taleplerine, “Biz çekilmek istesek de ABD izin vermez” diye cevap vermişti.

Gerçek budur. PKK’nın ne yapacağına karar veren kendisi değil, özellikle bugün ABD’dir.

Onun için Öcalan’ın “Altı ay içinde bu sorunu çözeriz” şeklindeki sözleri, sadece ve sadece kazdığı hendeklere gömülmüş olan terör örgütünün içinde olduğu zor durumdan kurtulma arayışını gösterir.

Öcalan ve PKK gerçekten çözüm istiyorlarsa yapacakları tek şey, kayıtsız şartsız silah bırakmaktır.

Ve elbette sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda bütün bölge ülkelerinde de kayıtsız şartsız bırakma dışında bir çözüm yolu yoktur.

Gerisi boş laftır…

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.