PKK’nın 'Çankaya' eylem planı


Fikret Akfırat

Fikret Akfırat

02 Haziran 2014, 15:37

30 Mart seçimlerinden sonra PKK eylemlerinde dikkat çekici bir artış gözleniyor. Önce karakol inşaatlarına karşı kitlesel protesto gösterileriyle başlayan eylemlerin dozunun giderek artırılması dikkat çekiyor. Sadece Güneydoğu’da değil, son olarak Okmeydanı olayları ve önceki gün Haziran Ayaklanması’nın yıldönümü eylemlerinde de PKK’nın pervasız ve saldırgan bir çizgiyle sahne aldığını görüyoruz. Bununla birlikte Güneydoğu’da karayolunu kesme, kimlik kontrolü yapma, Varto’da olduğu gibi bazı ilçelerin giriş ve çıkışlarını kapatma eylemleri düzenleniyor.

Bu eylemlerin açılım ortağı AKP’yi zora soktuğu açık. Tayyip Erdoğan’ın “Biz bu işe kellemizi koyduk” diye sonuna kadar sahiplendiği açılım sürecinde acaba sıkıntı mı var? PKK bu eylemlerle, AKP’yi adım atmaya mı zorluyor? Yoksa, bütün bunların başka bir anlamı mı var?

BDP heyeti İmralı’da

Dün bu satırlar yazıldığı sırada BDP-HDP’li Pervin Buldan, İdris Baluken ve Sırrı Süreyya Önder, 18’inci kez İmralı’ya gitmek için yola çıktı. Abdullah Öcalan ile BDP-HDP heyetinin görüşme gündeminde, çocuklarını isteyen anneler, PKK-Hizbullah gerilimi, HDP’de yeni yönetim gibi başlıklar var. Geçerken belirtelim; çocukları dağa götürülen aileler meselesi önemli. Çünkü PKK’nın “Kürt halkının tek temsilcisi” olduğu yönündeki iddiasını önemli ölçüde sarsan bir eylem bu.

İmralı-Kandil-MİT-Erdoğan görüşmeleri ve anlaşma

HDP heyetinin 26 Nisan günü gerçekleşen bir önceki görüşmesi sonrasında Öcalan, KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı’na 18 sayfalık, BDP ve HDP kongrelerine de dörder sayfalık mektuplar yazdı.

Öcalan’ın KCK’ya yazdığı mektup KCK yetkililerine ulaştırıldı. 17 Mayıs’ta da HDP Genel Başkan Yardımcısı Önder ile Grup Başkanvekilleri Buldan ve Baluken, KCK yöneticileriyle görüşmek üzere Kandil’e gitti.

Pervin Buldan Kandil ziyaretinden önce, gazetecilere Öcalan ile devlet heyeti arasında iki yasanın çıkması konusunda mutabakat sağlandığını açıklamış ve şöyle konuşmuştu:

“Şimdiye kadar yaptığımız görüşmelerden şunu çıkarabiliyoruz. Son yaptığımız görüşme en olumlu ve en moralli yapılan toplantıydı. Bunu da şuna bağlıyoruz; Sayın Öcalan bir sefer değil, bizden önce devlet heyeti ile iki kez görüştü. Muhtemelen taleplere ilişkin, olması gerekenlere ilişkin. Bir konsensus sağladılar devletle Sayın Öcalan kendi aralarında. O moralin, o kararlılığın izlenimini ben oradan aldım diye düşünüyorum.”

Hükümetle görüşme

BDP heyeti, Kandil dönüşü 20 Mayıs’ta Beşir Atalay, Bekir Bozdağ ve Efkan Ala ile bir araya geldi. Bundan bir gün önce Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan bir toplantıda açılım süreci masaya yatırıldı. Bu toplantıyla ilgili konuşan Beşir Atalay, “çözüm süreci”yle ilgli bir aksamanın olmadığını belirtti ve şunları söyledi: “Daha somut, yeni bir yol haritasının üzerinde çalışılması, sonuca doğru daha hızlı adımlar atılması kararlaştırıldı. BDP kesimi ile geçen hafta içinde tekrar görüştük. Görüşmenin özü şudur. Daha somut tarihleri belli, sona doğru gidiş için yol haritası, bunun üzerinde çalışıyoruz.”.

Karayılan: Süreç bizim lehimize işliyor

Murat Karayılan, PKK’nın aylık yayın organı Serxwebun Dergisi’nde “bu süreçte halk ve hareket olarak bir çok kazanımımız söz konusudur” diyor ve sürecin 3 aşamadan oluştuğunu, birinci aşamanın ateşkes ve geri çekilme, ikinci aşamanın yasal ve anayasal adımlar atılması ve üçüncü aşamanın da normalleşme olarak adlandırılan aşama olduğunu yazdı ve ekledi: “Son aşama, önderlik dahil olmak üzere bütün tutsakların özgür olduğu ve tarafların birbirinin hatalarını affettiği bir aşamaydı.”

Cumhurbaşkanlığı ve özerkliğin inşası

Bütün bu sıraladığımız gelişmeler, PKK ile AKP arasında bir çelişmenin, “çözüm süreci” denilen Öcalan-MİT-Erdoğan görüşmelerinde aksamanın değil hem genel hem de çok özel ayrıntılara ilişkin bir planlamanın söz konusu olduğunu ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklanan Tayyip Erdoğan, her kritik seçim öncesinde olduğu gibi PKK’nın yardımıyla başarı kazanma peşinde. Ancak Tayyip Erdoğan’a açık PKK desteği olumlu sonuç vermez. Tam tersine Erdoğan’ın karşı cepheyi bölmek için “milliyetçi” görünmeye ihtiyacı var. Daha önceki seçimlerde “çatışmasızlık”la destek veren PKK ise, bu kez AKP karşıtı görüntüyle Tayyip Erdoğan’a destek veriyor. Hem de “özerkliği” tek taraflı inşa etmek için güçlerini pekiştiriyor.

Fikret Akfırat
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.