PKK’nın kuyruğundaki vatansız sol, bağımsızlıkçı sola karşı!


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

31 Ocak 2015, 22:43

 Ekonomi ve siyasetin kötüye gittiği dönemlerde sol yeniden akıllara gelir. Ekranlarda sol ve milli olma hakkında garip tartışmalar olur.

Radikal piyasacı elitler, piyasa ekonomisinin yarattığı ekonomik ve siyasi olumsuzlukları konuşmak yerine, yapay bir sol tartışması yürütürler.

Piyasa elitleri ve işbirlikçiler, milli ve sol olan her şeyden çok korkarlar. Sol var olsun, ama sermayenin denetiminde olan bir sol olsun, isterler.

Bu anlayış, milli olanı ve sol olanı tamamen bitirememelerinden, ileri gelir.

Piyasa elitleri için en tehlikeli olan ise, bağımsızlıkçı soldur. Bağımsızlıkçı milli olandır.

Bu sebepten, sermaye elitleri, gerekirse el altından, bazı sol örgütleri, mali olarak desteklerler.

Bağımsızlıkçı solu denetlemek için sahte sol ve sahte milli örgütlenmelere gitmeye mecburdurlar.

Ulusal egemenlik kamusal fayda sağladığından, sol ve milli olan için vazgeçilmezdir.

Oysa sermaye elitleri ve vatansız sol için vatan ve sınırlar, bir pazardan ibarettir.

Onlar için önemli olan pazarların varlığıdır.

Enternasyonal ve vatansız sol; şöyle düşünür ve der ki…”Ben emeğimi satıyorum. Satın alanın yerli veya yabancı olması umurumda değil. Önemli olan emek sermaye çelişkisinin ortadan kalkmasıdır”

Bu sebepten, vatansız sol, antiemperyalist ve bağımsızlık mücadelesini “yabancı düşmanlığı” diye anlar.

Oysa bir vatan olmadan, o vatanın içinde, kendi kültüründe, kendi aidiyetinde çalışanlar olmaz.

Vatanı meydana getiren, çalışan halktır. Emek dediğimiz şey de, halkın emeğidir. Çalışanların tamamı halktır. Emeği ile geçinen bir sınıftır. Ancak, sınıf karakteri değil, halk karakteri gösterirler.

Ötekinin (yabancının) egemenliğine direnmek, emeğin hakkı, halkın hakkı için direnmektir.

Emeğin son teminatı (halkın son teminatı) ulus devlettir. Yabancı egemenler halkın ve emeğin teminatı olamazlar. Onlar kazançlarının teminatta olmasını isterler.

Bu sebepten, sömürgecilik karşıtı sol/milli olma halkın aidiyetinin ihtiyacıdır.

Zaten emperyalist devletlerin ulus devleti ortadan kaldırma isteği de buradan gelir.

Dünyaya ve yaşananlara baktığımızda, ulus devlet emperyalizm çelişkisi ana çelişki olarak durmaktadır.

Şu anda, halka ve emeğe karşı amansız saldırı emperyalizm cenahından gelmektedir.

Bu saldırıyı def etmeden, yani vatanı işbirlikçilerden temizlemeden, halkı yanımıza almadan emeği kurtarmamız düşünülemez.

Emeği kurtarmak demek; halkı emperyalizmden kurtarmak anlamına gelir. Uluslararası tekellerin bankalarından, uluslararası tekellerin kararlarından kurtarmaktır.

Bizi yabancı düşmanı diye suçlayan sol, enternasyonalist soldur. Aidiyet duygusu ve halkın ortak değerleri ile bağı yoktur.

Antiemperyalist mücadele verenlere, yabancı düşmanlığı yapıyorsunuz diyen bu sol, aslında, kendisi halkın yabancısıdır.

Bu anlamda bunlara Amerikan solu demek daha doğru olur.

İşbirlikçilerin ekranlarda tartıştığı sol, bu soldur.

Vatan onlar için bir Pazar olduğundan, vatanı bölünmekten kurtarmak yerine PKK’nın kuyruğuna takılmayı solculuk sanırlar.


Bülent Esinoğlu
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tolga - 2 yıl önce
Vatanımızı topraklarımızı fabrikalarımızı çok sevip onlara sahip çıkarız elbette... Çünkü onları köylülere, işçilere emekçilere gerçek sahiplerine vereceğiz. Üretenlerin vatanını çok sevdiği ve iyi de yönettiği bir ulus hedefindeyiz. Haklıyız kazanacağız!
Avatar
Adil Aydın - 2 yıl önce
pkk-chp ittifakı , türkiye'yi küresel sermayeye şuursuzca bağışlar. halkımızın kaybettiğini milli sermaye de kaybeder.
Avatar
Ali - 2 yıl önce
süper tespitler!