Ruslar’ın büyük korkusu


Çetin Ünsalan

Çetin Ünsalan

29 Mart 2016, 10:15

Ruslar büyük bir endişe ile karşı karşıya. Rusya’da yapılan bir araştırmaya göre halkın yüzde 77’si enflasyonun yükselmesinden, yüzde 49’u artan fakirlikten, yüzde 43’ü de artan işsizlik oranından endişe duyuyor.
 
Bence Ruslar bunlardan endişe duyuyorsa, son derece sağlıklı bir ruh hali içindedirler. Fakat Türk medyası bunu ‘gördün mü’ diyerek haber yaptı. Asıl akıl tutulması burada başlıyor. Ruslar’ın endişelerini dile getiren medya, sokaktaki insanı görmüyor mu?
 
Eğer kendi sokağındaki sıkıntıya gözlerini kapatıp, kısır ego dolu bir rekabet içerisinde başkasının durumuna nazire yapıyorsa bu normal değil. Sokaktaki insanın böyle bir sorunu olmadığını düşünüyorsa, sarayda yaşıyor olması lazım, bu da anormal bir durum.
 
Sokaktaki insanın böyle bir sorunu olduğunu bilip, endişelenmediğine inanıyorsa ve bunu haber yapmıyorsa bunun hiç tutar tarafı yok. Milyonlarca insanın yatağa aç girdiği, 10 milyona yakın insanın sosyal yardımla yaşadığı ülkemizin durumu ne olacak?
 
2002 sonunda 6,6 milyar TL olan vatandaş borcunun, 2015 sonunda 384 milyar TL’ye ulaşmış olması ve borçluların sayısının 25 milyonu bulması, ülkede de icra dosyasının sayısının 24 milyona ulaşması doğal mı? Üstelik geliri de bu kadar artmamışken…
 
Bin 300 TL asgari ücretin verildiği ülkede açlık sınırı bu ay 7 kuruş azaldı diye mi bu iyimserlik? Türk-İş araştırması kapsamında Mart 2016 sonuçlarına göre ülkemizde dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 400 TL, yoksulluk sınırı da 4 bin 560 TL.
 
Fotoğraf bu kadar net iken, bu durumun yarattığı sosyal, ekonomik, toplumsal sıkıntılara gözlerini kapatıp, komşudaki endişeyi dile getirmek, en hafif tabiriyle aymazlıktır. Adama önce ‘dön kendi ülkene bak’ derler.
 
Eğer ki Ruslar, enflasyondan, işsizlikten ve yoksulluktan endişe duyuyorsa, bu nazire yapılacak bir şey değil, imrenilecek bir durumdur. Kendi ülkende bu sorunlar yaşanırken, kimsenin endişe duymadığını düşünmek ise anormal bir yaklaşımdır.
 
Ama siz inmeyin lüks araçlarınızdan, iktidarın kullandığı, yakıtını Millet’in ödediği uçaklardan…  Selam verip bir esnafın dükkânına girip hal hatır sormaktansa, kurgulanmış şirket haberlerinde, yandaşların gölgesinde ekonomiyi yorumlamaya devam edin.
 
Aman Ankara’yı kızdırmayın sokağın gerçeğini anlatarak, kendi insanınızın işsiz, fakir ve umutsuz halini dile getirerek. Söylemeyin ki ülkeye iktidar edenler de bir süre sonra kendi yalanlarına inanmaya başlasınlar; bugün olduğu  gibi… ‘Açım, işsizim’ diyen karga tulumba içeri atılsın; provokatör olmakla suçlansın.
 
Yeter ki sizin gülleriniz dökülmesin. Görev yaptığınız masalarınız, o çok muhterem koltuklarınız, bindiğiniz 4 x 4 araçlarınız, mührü elinde bulunduranların davet ettiği organizasyonlarınız bozulmasın.
 
Ruslar büyük korku yaşıyormuş ha? İnsan biraz utanır.
 
Çıkın sokağa, ajans haberlerinden, kurgulanmış şirket toplantılarından başınızı kaldırın, insanlara tepeden bakmayı, beyefendileri kızdırmaktan korkmayı bırakın da, kendi halkınızın gerçeğiyle yüzleşin. Elbette halen bir halkınız olduğunu hatırlıyorsanız.

Çetin Ünsalan 
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.