banner863

Rusya’nın emperyalizme karşı akıl dolu zaferi


Hüseyin Vodinalı

Hüseyin Vodinalı

12 Ekim 2015, 23:46

"Rusya 4 yıldır çözülemeyen Gordiyon Düğümü’nü kesti attı. Elbette kılıçla. Ama diplomasi becerisi de çok büyüktü."

Rusya 4 yıldır çözülemeyen Gordiyon Düğümü’nü kesti attı. Elbette kılıçla.
Ama diplomasi becerisi de çok büyüktü. Daha savaşın başında Esad’a verdiği destek sayesinde Suriye’de emperyalizmin elinin boş döneceği anlaşıldığında Cenevre sürecini başlattı.
ABD, Esad’ı kolay deviremeyeceğini anlayınca ihaleyi, İsrail, Suudi Arabistan, Türkiye, Ürdün ve Katar’a devretti.
Suudiler hac organizasyonu yapar gibi Suriye’ye terör organizasyonu yaptılar. En yakın müttefikleri de AKP yönetimi idi. El Kaide, Nusra, IŞİD, ÖSO, Fetih Ordusu vs. say sayabildiğin kadar, hepsine destek verildi.
Ama nafile. Olmayacak duaya amin dediler.
Türkiye hele çıkarlarına aykırı ne kadar iş varsa hepsini eksiksiz yaptı. 911 kilometrelik sınırı bulunan komşusunun evinde yangın çıkardı, evi yakanları beslerken, evsiz kalan komşularını evine aldı.
Handiyse kendi kendine stratejik ölçekte düşmanlık yaptı.
Vladimir Putin ise tam bir strateji dehası.
Hem Suriye’yi kurda kuşa yem etmedi.
Hem de Türkiye’yi, bir anlamda kendisinden korudu. Türkiye’nin artık kaçınılmaz olarak katılmak zorunda olduğu Batı Asya Birliği ve daha geniş ölçekte de Avrasya Birliği sürecini hızlandırdı. Rusya’nın Suriye’ye girmesi demek, işte bu demektir.
Öyle bazılarının işkembeden salladığı gibi 3. Dünya Savaşı çıkacak filan hikayesine hiç prim vermiyorum.
3. Dünya Savaşı ne zaman çıkar ben söyleyeyim: İsrail, İran’a saldırırsa çıkar.
Rusya’nın Suriye’ye girişi tamamen olmasa da büyük ölçüde danışıklı bir dövüştür.
Putin, bir savaş stratejisyeni olduğu kadar çok usta diplomasi oyuncusu.
E boru değil tabii. SSCB’nin çelik çekirdeğinden geliyor. Rusya’yı dağılmaktan kurtardı, hatta daha da güçlendirdi.
Ne diyor The Guardian’dan Simon Jenkins bakalım: “Putin haklı. Ve onun haklı olduğunu herkes biliyor. Suriye’de kalıcı çözüm, sonsuz bir katliamdan değil, Beşar Esad’ın liderliğinden ve İran ile Lübnan’ın desteğinden geçiyor.”
İngiltere’den Simon Jenkins’in gördüğünü, 911 kilometrelik sınırdan bizim hükümet göremiyor. Hala NATO gelsin sahip çıksın diye avazlanıyorlar.
Ama zaten onlar artık taca çıkmış durumda.
Koskoca ABD taca çıktı ve bunu kabullendi, taşeronları mı çıkmayacak?
Bakın Rusya 30 Eylül’de “resmi” olarak operasyonlara başladı IŞİD Irak’a kaçmaya başladı, ABD ise sözde bir senedir IŞİD’e karşı koalisyon kurup ortak operasyon düzenliyordu, tık yoktu.
Bunu ben değil, Alman gazetesi söylüyor. Alman Deutsche Wirtschafts Nachrichten (DWN) gazetesinde yayımlanan makalede, “Rusya Genelkurmay Başkanlığı, 50’den fazla IŞİD mevzisinin vurulduğunu açıkladı. Rus askerleri açıklanan rakamın bir bölümünü gerçekleştirmiş olsa bile, Rusların birkaç hafta içinde bir seneyi aşkın süredir bölgede bulunan ABD’den daha fazlasını gerçekleştireceğini gösteriyor” denildi.
Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim de Rusya’nın Suriye’deki “terörist” grupların kontrolünde olan alanlara yönelik hava operasyonunun “aylar öncesinden” planlandığını söyledi. Rusya’nın vurduğu yerlere bakarsanız daha net anlaşılabilir.
Rus Hava Kuvvetleri, tam olarak da Putin’in açıkça söylediği gibi, Cumhurbaşkanı Esad’ın verdiği hedefleri vuruyor.



Grafikte gri bölgeler ÖSO, Fetih Ordusu vs. gibi AKP’nin Katar ve ABD ile desteklediği terörist grupları, siyah bölgeler de İsrail-Suudi destekli IŞİD’i temsil ediyor. Yıldızlar da Rusya’nın vurduğu yerleri. Tüm bu gruplar dolaylı olarak ABD’nin “model düşman” olarak tasarladığı teröristler. Rusya’nın CIA bağlantılı silahlı grupları vurduğu iddiası bizzat ABD’li siyasetçi ve bürokratlara ait.
Bu tabloda dikkati çeken bir nokta da, yeşil renkli bölgelerin yani PYD-PKK’nın Akdeniz’e uzanan mücadele çizgisine darbe vurulduğudur. ABD ve PKK (Kandil’den teröristbaşı Duran Kalkan) bunun için kızıyorlar asıl. Yoksa hepsi Esadlı geçiş ve dinci teröristlerin bitirilmesi için Rusya ile hemfikir idi. Ama Rusya, Esadlı geçiş ile yetinmedi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü hedefledi.
Bunun için Irak, İran, Lübnan, Mısır ve Suriye ile ortak terörle mücadele mekanizması kurdu. Irak’a kaçan sözde dinci teröristleri orada da vurmaya hazırlanıyor. ABD ile de bu konularda belirli ölçüde mutabakat sağlandı. Çünkü Rusya’nın yaptığı iş aslında neticede gelinen fiyasko manzarası sonucu ABD’nin de yapmak istediği bir şey.

RUSYA VE BÖLGENİN KAZANIMLARI
Yazının başında Putin’in aslında Türkiye’nin çıkarlarına da çalıştığını yazmıştım. İşte madde madde Rusya ve bölgenin zaferi:
1-Rusya, bölgedeki müttefikleri ile birlikte BOP’u ve bunun bir parçası olan Akdeniz’e Kürt koridorunu bitirdi. Türkiye’nin de bu açıdan elini güçlendirdi. Aslında TSK’nın PKK’ya başlattığı 24 Temmuz harekatı da bunun içinde değerlendirilebilir. Dikkat edin, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kez açıkça ve yüksek sesle, PYD’nin PKK demek olduğunu ve bunların Türkiye’nin düşmanı olduğunu söyleyebildi.
2-Rusya, ABD’nin bölgeden çıkışını hızlandırarak, Türkiye’nin de katılması gereken Batı Asya Birliği’nin gerçekleşmesi için çok önemli bir adım attı. Suriye, Irak, İran ve Lübnan’ın teröre karşı işbirliği mekanizmasını resmen kurdu. Bu oluşumun merkezi şu anda Bağdat’ta bulunuyor.
3-ABD’nin BOP kapsamında kullandığı Osmanlıcı ve Halifeci fanteziler peşindeki Müslüman Kardeşler’in tasfiyesi hızlandı. Yine ABD-İngiltere-Suudi Arabistan ve İsrail eliyle model düşman olarak bölgenin başına bela edilen IŞİD/El Kaide/Nusra türü terör örgütlerinin yok edilmesi için kararlı bir işbirliğinin önü açıldı. ABD’ye kalsa bunların yok edilmesi kesinlikle mümkün değil. 5 günlük Rus bombardımanı IŞİD’in başkent ilan ettiği Rakka’dan kaçmasına yetti. Anlayın işte.
4-Irak, Suriye, Libya, Lübnan’da meydana geldiği gibi emperyalist saldırıların da sonu geldi. ABD, AB ve NATO, biraz zart zurt etseler de Ortadoğu’da yarattıkları enkazı terk edip gidiyorlar. Suriye’ye Rusya’nın girmesinde Avrupa’ya akın eden Suriyeli mültecilerin de etkisi var. Rusya artık Ortadoğu’nun vazgeçilmez bir aktörü. İşin güzel tarafı, hukuka da riayet etmesi. Sürekli BM hukukunu ve bölgesel, uluslararası konsensüsü gündeme getirmesi bunun göstergesi. Suudi Arabistan bile artık Rusya ile görüşüyor. Mesela Yemen’de bunu gözlemliyoruz.
5-ABD ve müttefiklerinin piyon (Proxy) savaşının bitmesiyle bölgede görece laik ve millici yönetimlerin (bir dönem BAAS misali) tekrar iş başına gelmesinin de yolu açıldı. Mısır’dan başlayarak, Suriye, Irak, İran, Lübnan, Türkiye vs. bu dalgadan etkilenecektir.
6-Rusya ve müttefiklerinin Suriye’de kazanması demek, bölgenin 1948’den yani İsrail’in kurulmasından (hatta biraz daha geri bile gidebiliriz Osmanlı’nın çöküşüne kadar) beri yaşadığı kaos ve sömürüden de çıkış yolunun açılması demek. Ortadoğu’da barış ve huzurun gelmesi, tüm dünyanın yararına olacaktır. Bu durum Pakistan ve Afganistan gibi nükleer tehlike içeren yerlere de olumlu etki edebilir.
7-Atlantik sisteminde yani NATO ve onun siyasi ekonomik uzantılarının 65 yıldır yarı sömürge haline getirerek dibe vurdurduğu Türkiye’de de büyük değişimin eşiğindeyiz. Yıllardır hayalci ve fantezi düşkünü diye alay edilen Avrasyacı hareket (aslında bildiğiniz Kemalist akım) artık bir gerçeklik ve gereklilik haline geliyor. Bunu 1995’lerde yazıp çizdiğimizde sağ/sol muhafazakar/modern liberaller dalga geçiyor, komplo teorisyenliğiyle suçluyorlardı. Hatta MHP lideri Devlet Bey, “Avrusyacı” diye suçluyordu. Oysa bugün gelinen noktada Rusya ve Çin’in öncülüğündeki Asya direnişi, Atlantikçi emperyalist saldırıyı geriletmeye başladı. Türkiye’de de kamucu ve Avrasyacı, yani bildiğiniz Atatürk Cumhuriyetçisi siyaset yeniden yeşereceği uygun iklime kavuşmuş oluyor. Neo Osmanlıcılık, halifelik gibi saçma sapan ve gerici ABD ürünü fikirler de ikinci kez tarihin çöplüğüne gidiyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kemal Başaran - 1 yıl önce
Çok akılcı bir analiz. Bugünkü gelişmelerden kötümser olmaya gerek yok. Kemalizm bırakıldığı yerden tekrar başlayacak.
Avatar
Şükran - 1 yıl önce
Aklınıza, gönlünze sağlık, çok güzel özetlemişsiniz. Ben de Rusya'nın Suriyeye girişine memnunum, emperyalist devletlerin geri çekilip kendilerine bir çeki düzen vermeliler. Bizde hedefe odaklanmalıyız. Güneş ufuk çizgisine doğru ilerliyor.
Avatar
Gök Türk - 1 yıl önce
Umarım dediğiniz gibi olur..