banner863

Rüzgârlarla atbaşı yarış etti bu akın!


Soner Polat

Soner Polat

26 Ağustos 2016, 13:06

Hiç kuşkusuz Başkomutanlık Meydan Muharebesi Türk tarihinin en nefes kesici kesitlerinden birisidir. İdam fermanı verilen bir ulusun dünyayı ayağının altına aldığı günlerdir. Ordusu dağıtılan büyük bir milletin kısa süre içinde yarattığı mucizenin adıdır.Verilen mesaj çok nettir: “Türkleri mağlup edebilir ama asla esir alamazsınız!”

Büyük şair Yusuf Ziya Ortaç’ın dizelerinde dile getirdiği gibi, “Çekti Kadifekale albayrağımı yine, güzel İzmir büründü yine eski rengine, süngüler ilk amaca tam 14 günde vardı...” Gerçekten de Türk’ün yıldırım akıncıları rüzgârlarla atbaşı yarış ederek, muharebeler de dahil olmak üzere14 günde İzmir’e ulaşmıştı. Dönemin harp koşullarına göre bu hızinanılması güç, muhteşem bir rekordu! Mustafa Kemal’in askerleri kanatlanıp uçmuştu...Dün de o neslin temsilcileri yıldırım hızıyla Cerablus’a girdi!

30 AĞUSTOS ZAFERİ’Nİ DÜNYA NASIL ALGILADI

Zaferden sadece 8 gün sonra Mahatma Gandi’nin yorumuna göz atalım. Bilindiği gibi tarihin sert rüzgarları kendisini sonraki yıllarda Hindistan’ın kurucusu yapacaktı: “Şimdi mazlum ve tutsak uluslar artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptir. Mustafa Kemal’in utkusu, Dünya için özgürlük ve bağımsızlık sancağıdır!”

Şimdi de, zaferden 10 gün sonra Muhammet Ali Cinnah’ın Londra’da söylediklerini dinleyelim. Cinnah, sonraki yıllarda Pakistan devletinin kurucusu olacaktı: “Ne bizi ne de her kıtada yaşamakta olan tutsak ve mazlum ulusları bundan sonra tutamayacaksınız! Mustafa Kemal ve Türkler kendileri için hazırlanan tabutu işgalcilerin başına geçirmiştir!”

Çok açık olarak görülüyor ki dünya bu zaferin anlamını çok iyi kavramış! Emperyalizme diz çöktürüldüğü ilk bakışta yakalanmış! Hâlâ içimizde bu  savaşı Türk-Yunan harbi sananlar var! Bugün de emperyalizmin PKK/PYD, IŞİD, FETÖ kisvesi ile karşımıza dikildiğini algılamakta zorlanıyoruz!

ATATÜRK BU ZAFERE NASIL BAKTI

Türk’ün bu şanlı zaferi 1935 yılında çıkarılan bir yasa ile milli bayram olarak ilan edilmiştir. Ulu Önderimiz 1924 yılında Dumlupınar’da 30 Ağustos zaferini şöyle değerlendiriyor: “30 Ağustos zaferi Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, parlak zaferlerle doludur.Ama Türk Ulusu’nun burada kazandığı zafer kadar  dünya tarihine yeni bir boyut kazandıranbir  savaşı hatırlamıyorum. Yeni Türk Devleti’nintemeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır...”

HİÇBİR MİLLET DİĞERİNE BAĞIMSIZLIK ARMAĞAN ETMEZ!

Arkadaşlar!İngilizler ve yardımcıları, (Atatürk düşmanı emperyalizm olarak nasıl da doğru tespit ediyor. Yunan’ı tenezzül edip ağzına bile almıyor!)milletimizin bağımsızlığını imhaya karar vermişlerdir. Milletler bağımsızlıklarını hiç kimsenin lütuf ve atıfetine borçlu değildir.Hiç kimse kimseye, hiçbir millet diğer millete, hürriyet ve bağımsızlık vermez. Milletlerin tabiatında yaradılıştan mevcut olan bu hak, milletlerce kuvvede, mücadele ile mahfuz bulundurulur. Kuvveti olmayanbir millet mahkûm ve esir vaziyettedir. Böyle bir milletin bağımsızlığı gasp olunur.Kuvvet ordudur.

EFSANE GERİ DÖNDÜ!

Tarih tekerrür ediyor; bir kez daha emperyalist oyun bozuldu! “TSK’yı kafesledik!” diyenler, PKK’dan, FETÖ’den medet umanlar ağır bir tokat yedi! İkinci Kurtuluş Savaşı’nda durum üstünlüğünü ele geçirdik. Düşmanın üstüne üstüne yürüyoruz… TSK’nın önüne çıkacak olanlara sadece acırım! Sözde değil özde ve doğal müttefiklerimizle Suriye’de PYD’yive Batı’nın sanal örgütü IŞİD’i dağıtacak ve bu savaştan da zaferle çıkacağız…

TSK yedi düvele karşı Türk’ün şeref, onur ve haysiyet mücadelesini veriyor… İçindeki hainler ayıklandı! Milletçe, kayıtsız ve koşulsuz olarak Peygamber ocağının kahraman mensupları ile onları sevk ve idare eden Komutanların arkasında durmalıyız… Fitne ve fesat tohumları ekmek isteyen gafillerin oyununu bozmalı, Mehmetçik’in önünü açmalıyız… Korku ve vehimle hareket edenlersadece TSK’ya ayak bağı olur!

Ordumuz, ortak duygu ve özlemlerimizin çelikleşmiş bir ifadesi değil mi? TSK bu yıl 30 Ağustos resmigeçit törenini Cerablus’ta yapıyor! Yürekten kutluyoruz… Kıskananlar çatlasın!

NOT: 27 Ağustos Cumartesi günü saat 19’da Zübeyde Hanım Nikâh Salonu’nda ADD/Avcılar’ın düzenlediği, “Darbe Girişimi ve Türk Ordusu” adlı panele konuşmacı olarak katılacak ve kitaplarımı imzalayacağım. Diğer panelist, CHP MKK üyesi Teğmen Mehmet Ali Çelebi!

Amiral Soner Polat
ulusalkanal.com.tr
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
erdin karahasanoğlu - 4 ay önce
ağzınıza sağlık.türk miletinin yürekli evlatlarının tercümanı oldunuz.
Avatar
nermin peker - 3 ay önce
Ben 15 temmuzda tatbikat var diye kandırılıp götürülen askerlerden biri olan MURAT PEKER'in eşiyim.Benim eşim vatana ihanet etmedi.O gece tatbikat var
diye çağırıldı.Mesai bitimin de eve geldi hatta eşimle birlikte çarşıya çıktık Sakarya Çark caddesindeki mobese kameralarında da görüntülerimiz mevcuttur.Çarşıda gezdiğimiz sırada telefon ile tatbikat var diye çağırıldı benim eşimde kışla nizamiyesini arayarak
oradaki nöbetçiye ne tatbikatı bu gündüz böyle bir şeyden söz edilmiyordu diye sorduğunda nöbetçinin kendisine
komutanım,tuğay komutanı toplanma reaksiyonunu ölçecekmiş o yüzden herkesi kışlaya tatbikat var diye çağırıyor dedi
ve bunun üzerine eşim beni eve bırakarak geç kalmamak için özel arabasınla kışlaya gitti.Hatta eşim giderken sivil
giyimli idi ve silahınıda evde bıraktı.Eşim masum lütfen bize yardım edin.Benim eşim valiliğe zorla
götürülmüş valiliğin tarafında değil adliyenin bulunduğu tarafda duruyormuş valiliğin oradan silah sesleri geldiği sırada eşimin bulunduğu adliye tarafından halk yoğun bir şekilde gelmeye başlayınca benim eşim halk ile arabedeye girmeden askeri aracın içine binerek sınavındaki şarjörü çıkarmış ve arada iki polis geldiğinde silahını vererek kendi de teslim olmuş.Soruyorum size bu insan suçlu olabilir mi?yargılamadan bizi işten ve evimizden çıkardılar.Suçsuz yere içeride yatıyorlar benim eşim iki yıl doğuda görev yaptı beni ve çocuklarını bırakarak.İki tane oğlum var bbiri 9 biri 4 yaşında mağduruz LÜTFEN sesimizi duyun ve duyurun bize yardım edin EŞİM MURAT PEKER suçsuz adalet yerini nulsun suçsuzlar çıksın suçlular cezasını çeksin.Eşimi ve işini geri istiyorum sesimiz olun bize sahip çıkın Allah rızası için yardım edin bizi kimse duymuyor.Yarınlarımıza ışık ve umut olun .