banner863

Şaşırtıcı: Şam tampona karşı değil


Rafet Ballı

Rafet Ballı

03 Ekim 2014, 12:06

Dün Aydınlık’ta önemli bir yazı çıktı.

İmza: Prof. Dr. Mehmet Yuva. Maalesef gözden kaçtı.
Özeti: Şam, tampona karşı değil.
Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde kurmak istediği tampona.
İtiraf edeyim: Şam’dan böylesi bir tutum beklemiyordum.
Demek ki: Bölgede, bilmediğimiz bazı bağlantılar kuruldu.
Sürprizli bir döneme girdiğimiz anlaşılıyor.
***
Bir not: Yuva’yla konuştum. “Şam’dan dün geldim” dedi.
Takvim önemli. Tepki de, bilgi de fazlasıyla tazeydi.
Kayda geçsin.
***
Evet: Prof. Yuva bir Aydınlık yazarı.
Başka sıfatları da var. Alt alta yazayım.
Şam Üniversitesi’nde görevli. Türkçe öğretiyor.
Şam Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin yöneticilerinden.
Merkezin başkanı Prof. Dr. Bessam Abdullah. O da Aydınlık yazarı.
***
Prof. Yuva’nın bir görevine dikkat çekeyim.
Beşar Esad’ın “resmi” görüşmelerdeki Türkçe tercümanı.
Örnek: Beşar Esad-Tayyip Erdoğan görüşmelerinde yer aldı.
Bu “rol”ün bir şartı vardır: İki tarafın da güvenmesi gerekir.
Yani: Türkiye’den de, Suriye’den de “vize”li bir şahsiyet.
***
Yuva Hoca’nın izniyle yazısını özetliyorum.
Önce verdiği bilginin kaynağı: “Suriyeli etkin bir isim.”
Seviyesi: Suriye-ABD görüşmelerinde “koordinasyon” yapan bir siyaset uzmanı.
***
Şam’ın genel tutumu (“tırnak”lı sözler, “Suriyeli etkin isme” aittir):
“‘Tezkere’ Suriye tarafını rahatsız etmemiştir.”
Onlara göre “Tezkere”nin hedefinde kimler var?
Bu konuda Şam’da tereddüt olmadığı anlaşılıyor.
“Türkiye’nin bu ‘silahı’ PKK ve PYD için hazır bulundurduğu aşikâr.”
***
Devam edelim: “Etkin Suriyeli” sınırdaki durumu tasvir ediyor.
“Suriye tarafı da rahatsızdır. Suriye tarafı bu bölgede ne PKK’yı ne de IŞİD’i görmek istemez.”
Çünkü: “Birisi radikal Kürtçülük diğeri radikal Selefilik peşinde. Her iki akım bölge ülkeleri için tehdittir.”
***
“Dincilik” ve “Kürtçülük”? Şam’a göre “dinci oluşumlar daha büyük bir tehdit.”
Şam, Kürt çözümünde olgun noktada:
“Kürt siyasi-silahlı yapılanmalar ile anlaşıp herkesi memnun edecek bir çözüm bulmanız mümkün.”
Vurgusu önemli: “Ancak silahlı Kürtçü hareketlerin ABD, İsrail, NATO gibi merkezlerle haşır neşir olmaları ürkütücüdür.”
Özeti: Etnik bölücülük Batıya dayanıyor. Yani Türkiye’nin müttefiklerine!
***
Çözümün adresini de gösteriyor: Bölgesel işbirliği ile topyekûn çözüm.
Ya da: “Kürt meselesi... tarihte olduğu gibi ABD ve İsrail’in gemisinde kürekçi kalacak.”
***
Şam’daki beklenti ve temenni: Türkiye’nin bölge ülkeleriyle yakınlaşması.Yani İran, Suriye, Irak ile.
Bunun zemini de var. Dedikleri:
“Kürtçülük veya selefilik tehdidi üzerinden Türkiye’nin bölge devletleri ile yakınlaşması da muhtemel.”
***
Fakat: Tezkere, “iki tarafı keskin bıçak”.
Tezkere’de Suriye karşıtı ibareler aşırı vurgulu. Erdoğan koydurmuş.
Netleşiyor: Erdoğan Batı karşısında zayıf. Ağır mecburiyetleri var.
Süreci toplumsal-siyasal teyakkuzla izlemek gerek.
Son not: Erdoğan ile Davutoğlu arasındaki sorunlar beklenenden erken başladı.



Rafet Ballı
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.