Savaşa doğru yol alırken


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

29 Kasım 2015, 14:57

Rusya ile Türkiye arasında savaş olasılığının bulunmadığı, bölge tarihi, dünya tarihi ve nesnel koşullar dikkate alınarak olası görünmeyebilir.

İyimser olabilmek için yeterli verinin var olduğuna inanmıyorum.

Tarih anladığımız doğrultuda gelişmiyor. Tarih tersten işliyor. Devrimler tarihinde, devlet yönetme yetkisi, sultanlardan alınıp, meclislere verilmişti. Oysa şimdilerde devlet yönetme yetkisi halktan alınıp, sultanlara devrediliyor.

Marks'ın dediği gibi tarih tersinden işliyor.

Elbet, en sonunda, her şey tarihin dediği gibi, yerli yerine oturacaktır. Ama bunun için yeni devrimlere ihtiyaç olacaktır.

Sn. Doğu Perinçek’in dediği gibi, Asya Çağına giriyorsak, bu elbette büyük bir alt üst oluşla mümkün olacaktır.

Tarih bize şunu öğretmiştir ki, emperyalizm silah ve zoru görmeden geri çekilmez.

Bir hesaplaşma eşiğinde olduğumuz doğrudur. Bu hesaplaşma bazen silahla, bazen geçici anlaşmalarla sürecektir.

Aslında bu hesaplaşma günümüze kadar süregelmiştir.

Günümüzde olan bitene, yani “şimdiye” baktığımızda neler oluyor?

Bu kriz neden Türk /Rus savaşına gider?

Soğuk Savaştan bu yana, Cumhuriyet döneminin akılcılığı, bir yandan, ABD ile tam mutabakat içinde olurken, öte yandan da, Rusya ile ekonomik bağlantılar kurarak yol almıştır. Burada da tarih tersten işlemiştir.

Sn. Doğu Perinçek’in “devlet aklı” dediği husus sınırlı da olsa işlemiştir. Demir Çelik, Petkim, Seydişehir Alüminyum gibi ağır sanayi tesisleri bu sayede kurulabilmiştir.

Ancak Amerikan emperyalizmi zora girdikçe, ekonomik hinterlandı daraldıkça, savaş ihtiyacı artıkça, ABD ile olan resmi ve gayri resmi bağlar ağır basmaya başladı.

Türkiye istese de istemese de, bir karar arifesine geldi. Bunun da nedeni ABD diyor ki “ ya benimlesin ya da bana karşısın, kararını ver.”

Ortada Mustafa Kemal olsaydı başka bir karar alırdı. Olmadığı için devlet aklı da olmadı. NATO’nun emri gereğince Rus uçağını düşürdük.

Siyasi iktidar Suriye’de, IŞİD ve benzeri terör örgütlerini destekledikçe, Rusya ile sürdürülen siyasetlerin normale gelmesi mümkün değildir.

Rusya’nın, Türkiye’yi ABD’den kopartabilmesi için şimdiye dek sürdürdüğü siyaset çökmüştür.

Her ne kadar tarihi ve nesnel koşullar, Türkiye’yi Rusya ile birlikte, ABD’ye karşı durmasını gerektiriyorsa da, şimdiki durum bu değildir.

Dedik ya tarih tersinden işler diye…

1- Rusya şimdiye dek alttan alarak yürüttüğü siyasi ilişkileri, bundan böyle daha anlaşılır bir dil olan “zor” ile yürütmeyi deniyor. Rusya, ABD etkisini azaltarak, Türkiye için ABD’nin elini dahi kaldırmayacağı bir anı kollayarak, Türkiye ile diyaloğu koparttı.

2- Zor kullanacağı alanları belirledi. (Suriye hava Sahası vb.)

3- Önce ekonomik alanlardan başlamak üzere, her olanağı ele alıyor.

4- Erdoğan kendine göre, ılımlı dese de, dünya standartların da, devletine kaşı olan silahlı guruplara, terör deniyor. Ve Suriye’deki terörü desteklemeye devam edeceğini resmen açıklayan Erdoğan, diyalog çağrıları yapmış olsa da, adı konulmamış Türk/ Rus savaşını ilan etmiş oluyor.

5- Türkiye’nin en hassas olduğu konu PKK, PYD gibi konular aleyhimize yol alıyor. Siz başka devletin içindeki terörü desteklerseniz, başkaları da, sizin içinizdeki terörü destekler.

6- İçimizdeki terörün yükseleceği dün itibari ile belli olmuştur. Diyarbakır Baro Başkanının suikasta uğraması her şeyi açıklıyor.

Türkiye müttefiksiz kalmıştır. Suriye’deki terör gurupları hariç dostu yoktur. Suriye’de terör bittiğinde, masaya oturacağını sananlar bu tutumlarıyla oturamazlar.

Oturmayı bir tarafa bırak, Rusya ve ABD birlikte güneyimizde, yeni bir Kürt oluşumu meydana getirerek, Türkiye’nin bölünmesi koşullarını gerçekleştirmiş olacaklardır.

Devlet aklından yoksun olduğumuz şu günlerde çok yönlü bir saldırı altında kaldık.

Kurtuluş Savaşından önceki günlerde de böyle bir duruma düşmüştük. Ancak Mustafa Kemal vardı.

Karamsar olmamaya gayret göstersem de, olmuyor.

Umutlu olmak için öncelikle devlet aklını hâkim kılmalıyız.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.