Savaşın kanunları ve emperyalist militarizm


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

04 Kasım 2015, 15:11

 Dünya Savaşı (II), Soğuk Savaş, Sovyetler Birliğinin yıkılması, 9/11, terörle savaş, diplomatik savaşlar Amerikan iç dünyasını da, anti demokratik bir yapıya getirdi.

Savaş için gerekli olan; Askeri-sınai kompleks ve daha da büyümek isteyen tekeller, Amerikan siyasetlerini belirledi.

Emperyalist militarizm, dünyayı denetim altında tutabilmesi için, ulus-devletleri parçalaması gerekti.

Onun için Amerika temel strateji olarak önüne ulus-devletleri parçalamayı birinci görev olarak koydu.

Çünkü ulus-devlet emperyalizm çelişkisinin gelip dayandığı yer; ekonomidir, siyasal-iktisattır.

Ekonomide kararları kimin alacağıdır. Ulus-devletin sorumluları mı, uluslararası tekelle mi?

Ulus-devlet sorumluları, ekonomik kararları kendi halkının ihtiyaçlarına göre vermek ister.

Uluslararası tekeller ise; ulus-devlete ait kararları, tekellerin büyüme stratejine göre vermek isterler. Ulus-devlet ile tekeller(emperyalizm) arasındaki temel çelişki buradadır.

Yani tekeller ulus devletin pazarlarını, yeraltı ve yer üstü kaynaklarını bedelsiz kullanmak ister.

Tekellerin ulus-devlet içinde, istediği siyasal iktisat ve buna yönelik yönetici kuklalar istemesinin açık nedeni budur.

Darbeler, hükümet düşürmeler, yeni hükümet kurmalar, CIA operasyonları, psikolojik savaşlar hep bu siyasal iktisat için yapılır.

Özgürlükler ya da demokrasinin onlar için hiçbir anlamı yoktur.



Ancak yaşadığımız son yüzyıl, bize şunları göstermiştir.

Küçük ve zayıf ülkelerde, istedikleri sistemleri uygulayabilmişlerdir. Ancak güçlü tarihi geçmişe sahip ulus-devletlerde istediklerini yapamamışlardır.

Bazı ulus-devletlerde, yarı baskı, yarı tehdit, az şantaj, az savaş yoluyla, elde ettikleri ulus-devlet pazarları artık sürdürülebilir değildir.



Amerika’nın daha doğrusu Amerikan tekellerinin büyüme ihtiyacı(kapitalist emperyalizmde, büyümezsen yok olursun), eskiye göre daha da yüksektir.

Amerika’daki büyük gerileme;(her bakımdan) Amerika’nın “savaş yoluyla büyümenin” dışında başka bir çaresinin kalmadığını göstermektedir.

PKK ve PYD’yi Türkiye’ye rağmen desteklemesi, silah vermesi, bu çaresizliğin bir örneğidir.

Türkiye’yi kaybetme karşılında; Büyük Kürdistan diyebilmektedir.

Dünyaya, yukarıda anlattığım gözle bakarsak, hem ABD hem de ABD halkı büyük bir karar arifesindedir.

Ya nükleer savaşı göze alıp, dünyayı da, kendisi ile beraber batıracaktır, ya da çok kutuplu dünyaya uyum sağlamaya çalışacaktır.

Güçlü ulus devletler, Rusya, Çin, İran, Brezilya şimdilik Amerika’yı durdurmayı başarmışlardır.

Eğer Suriye’nin kuzeyinde, bir koridor kurmasını engellersek, bu başarıya bir katkı da biz yapmış olacağız.

[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 1 yıl önce
abd " Ulus Devletler "e karşı : terörist kullanır, ekonomik engellemeler uygular, siyasi partilere ajanlar yerleştirir. abd'nin militarizmi " demokrasi getirme (!) " eşkiyalığıdır.