Savaşın stratejik mevzisi: Silivri


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

12 Ocak 2014, 09:59

 Süreç karışık ve komplo teorilerine açıktır. O nedenle bugün sizlerden gelen bazı önemli sorulara yanıt arayarak, süreci berraklaştırmaya çalışacağız:

Çelişmelerin düğümü: Ergenekon davası

1) “Ordu’ya kumpas kuruldu” itirafı ne anlama geliyor?
Bu itiraf, tertipte rol alan bir kuvvetin suçu diğer kuvvete atma girişimdir. Aynı zamanda çarpışan bu iki kuvvetin cephe yaratma hamlesidir, ittifak arayışıdır.
Türkiye’nin milli kuvvetleri bu gerçeği saptayarak, bu ayrılıktan ve bu çatışmadan yararlanmalı ve öncelikle Silivri’yi boşaltmalıdır!

2) Neden önce Silivri boşaltılmalı?
İnsani gerekçeleri bir kenara bırakarak yanıtlayalım: ABD’nin AKP ve Cemaat eliyle Türkiye’yi dönüştürmesinin önünde engel oldukları için bu isimler ve kurumlar bir tertibe uğramışlardı. O nedenle çelişmelerin düğümü Silivri’dedir. ABD ve araçları AKP ile Cemaat zayıfladıkça Silivri boşalacak, Silivri boşaldıkça ve davalar düştükçe ABD ile araçları yenilecektir.

3) TBB Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun “yeniden yargılama” girişimi, Cemaate karşı AKP ile bir ortaklık girişimi midir? 
Hayır değildir. Feyzioğlu, krizi fırsata dönüştürmeye çalışmaktadır. Feyzioğlu bu hamlesiyle iddia edildiği gibi Cemaate karşı AKP’ye kalkan olmamakta, tersine hem AKP’ye hem de Cemaate karşı milli kuvvetlere yol açmaya çalışmaktadır! 

CHP ve solda Perinçek korkusu
4) CHP’nin “yeniden yargılama girişimi yolsuzlukları örtmeyi hedefleyen bir tuzaktır” değerlendirmesi ne anlama geliyor?
CHP’nin üst yönetiminin, Silivri’nin boşalmasından korktuğuna işaret ediyor. Zira “yeniden yargılama” istemek, yolsuzlukları örtmeyecektir. Yolsuzlukların üzerine gitmek isteyen bir CHP’nin elini kolunu tutan yoktur.

5) Sol çevrelerden Aydınlık’a yöneltilen “Tayyipçi oldular” suçlamasında haklılık payı var mı?
Aydınlık’ın Erdoğan iktidarıyla 11 yıldır sürdürdüğü mücadele ortadayken ve Aydınlık yayın grubunun pek çok yöneticisi bu nedenle hapisteyken böyle bir suçlamada bulunmak, en hafifinden ahlaksızlıktır.

Erdoğan-Gülen çatışmasına kolormatik gözlükten bakanlar ancak böyle görebilirler. Cemaate vurmayı Erdoğancılık, Erdoğan’a vurmayı Cemaatçilik şeklinde ancak basitçe algılayabilenlere anımsatalım: Bu mantık, birilerini Erdoğancı diye suçlarken, sizi de Cemaatçi yapar!
Sol çevrelerden gelen bu basit suçlamaların kaynağı da aslında Silivri’nin boşalmasından duyulan endişedir!

ABD Erdoğan'dan henüz vazgeçmedi!
6) AKP-Cemaat çatışması ABD’nin eseri midir?
ABD’nin eseri değildir ama kaynağı ABD’dir. 
Şunu demek istiyoruz: ABD Erdoğan’ı tasfiye etmek için Cemaati AKP’nin üzerine saldırtmış değildir. Washington Erdoğan’ı henüz silmiş değildir. Terbiye edilmiş bir Erdoğan’ın hâlâ Washington nezdinde bir kullanım değeri vardır. ABD-Erdoğan ilişkisi tek boyutlu değildir ve Erdoğan’ın bir kuvvete dayanmasına da bağlıdır.
Erdoğan’ın bir kuvveti oldukça, ABD onunla çalışmayı sürdürecektir!
Ancak bu çatışmanın kaynağı şüphesiz ABD’dir. ABD zayıfladığı için ABD’ye bağlı araçlar çarpışabilmektedir. ABD zayıfladıkça Gladyo bölünmekte, parçalanmakta ve iç çarpışma yaşamaktadır. 

ABD zayıfladıkça, uyduları merkezkaç eğilimi göstermekte, yörüngeden sapmakta ve çarpışmaktadır. Benzeri Suudi Arabistan ve Katar’da yaşanmaktadır.

Senaryoyu ABD değil, biz çiziyoruz!
7) ABD, Erdoğan’a karşı bir Gül-Gülen-Kılıçdaroğlu(Sarıgül) koalisyonu mu istiyor? 
Hayır. Zira ABD böyle bir koalisyonun gerçekçi olmadığını biliyor. Fakat bu seçeneği, Erdoğan’ı terbiye etmek için kullanıyor.

Öte yandan artık ABD tek rejisör değildir ve Türkiye’yi kimin yöneteceğini ABD tek başına belirleyemeyecektir.

8) Peki senaryonun sahibi kim?
Tek bir senaryo ve tek bir senarist yok. Ama en önemli senarist artık milli kuvvetlerdir ve onların önderlik ettiği Halk Hareketi’dir. Senaryo ise nettir: Türkiye’yi ABD’nin taşeronları olan AKP ve Cemaat sultasından kurtarmak.
Bu senaryonun gerçekleşmesi de Silivri’nin boşaltılmasına bağlıdır!


Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.