banner863

Sen Alevi olamazsın


Rıza Zelyut

Rıza Zelyut

11 Mayıs 2015, 21:12

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafsız görüntü vermeye çalışırken bile katı bir taraftar haline geliyor. Almanya’daki konuşmasında Alevilerden söz ederken yine taraftı. Yakınlaşıyor mesajı verirken aslında çok uzakta durduğunu söylemek istiyordu.
Bir kere, Alevilik nedir bilmiyor…
Ona göre, Alevilik Hz. Ali’yi sevmekten ibaret…
Doğrudur; Aleviliğin ilkeleri içinde Ali’yi sevmek vardır. (Dikkat: Aleviler büyük insanların adları önüne onları putlaştıracak tarzda unvanlar konulmasına razı değillerdir.) Lakin bu kadar değil; hemen onunla birlikte kabul edilen bir kural daha vardır: Ali’yi sevmeyeni sevmemek…
Kimdir Ali’yi sevmeyenler? Ohooo! Liste o kadar uzun ki… Başta, Sünni toplumun çok beğendiği, üstüne masallar uydurduğu 2. Halife Ömer var… (Peygamberin kızı ve Ali’nin eşi Fatıma anayı Halit bin Velit ve yeğeni Kunfuz ile birlikte döverek ölümüne sebep olmuştur.) 3. Halife Osman da öyle… Yine Sünnilerin “Allah’ın kılıcı” diye övdükleri Halit bin Velit var… Peygamber’in eşi Ayşe var… Talha ile Zübeyr var. Ebu Süfyan var. Oğlu Muaviye ve bunun oğlu Yezit var. Mervan soyu var…
Hadi Sayın Erdoğan bunları sevmediğini söylesin de göreyim… Söyleyemez…
Ama bana sorar iseniz ben söylerim…
***
Cumhurbaşkanı, Alevilerle uğraşacak ya; Almanya’da tutuyor, “İslam dışı Alevilik” tezini ileri süren marjinal bir grubu Alevilerin tümünün temsilcisi gibi gösteriyor.
Bilinmelidir ki bu iddiada bulunanlar; siyasal Alevicilik oynayan ve oranları Alevi nüfus içinde yüzde 1’i geçmeyen bir kesimdir. Sayın Erdoğan, neden bunları öne çıkartarak Alevilik üzerine nutuk atıyor? Bu İslam dışıcı tayfayı Alevi toplumunun dışladığını bilmiyor ise nasıl cumhurbaşkanlığı yapacak acaba?

KURALI VAR
*Alevi olmak; öncelikle insan olmaktır. Çünkü Aleviler, Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’nin söylediği gibi 72 millete Hak gözüyle bakar. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha Alevilere Hak gözüyle bakmaz iken öbür dinlerden olanlara nasıl bakacak?
*Alevi olmak, inancını “Hak-Muhammed-Ali” gerçeğine bağlamaktır. Bu yoldakiler, Kuran-ı Kerim’in zahirine (şekline) değil verdiği insancıl ve küresel özüne bakarlar. Hz. Muhammed’i de Ehl-i Beyt’in babası sayıp derin saygı gösterirler.
*Namazlarını cem törenleri ile yerine getirirler. Orada secde eder, Allah’ı yürekten anarlar. Duaları Türkçe’dir… Çünkü Aleviler Türk milletinin en eski kültürünü İslam ile birleştirerek bugünlere kadar getirmesini bilmişlerdir.
Ceme boy abdesti alarak giderler… Kurbanlarını da dualarla keserler…
*Oruçları Aşur (Muharrem) ve Hızır orucudur. Ayrıca 48 perşembede oruç tutan çok Alevi vardır.
*Aleviler, kardeşlik (müsahiplik) düzenine inanırlar ve topluca kardeş olarak yaşarlar.
*Dayanışmacı ve ortaklaşacıdırlar… Kimse orada aç kalmaz. Alevi toplumsal düzeni, “Rıza Şehri” ütopyasında anlatılmıştır.
*Kadın-erkek eşitliği vardır. İki cins arasında kaç-göç yoktur. Ama sert bir ahlak sistemi kurulmuştur. Buna uymayanlar derhal toplumdan dışlanırlar. Bu ahlak anlayışı, İslam öncesi Oğuz boylarının ve Bulgar Türklerinin ahlak anlayışının devamı gibidir.
*Alevilikte kul hakkı temeldir. Her Alevi toplumun gözetiminde, cem töreninde görgüden geçer. Üstünde bir kul hakkı var ise onu öder; ahirete öyle göçer. Cem yapmak, bu anlamda cümbüş değildir; bu, ”Ölmeden önce ölmek”tir. Her Alevi bu yüzden öbür dünyaya kabir azabı ve cehennem korkusu taşımadan gider. Bu yüzden de Cehennem azabı kabul edilmez. Yunus Emre’nin ve Kaygusuz Abdal’ın şathiyelerindeki Sünni ilkelere çok ters gelen fikirlerin sebebi budur.
*Kadere ve kazaya iman, Alevilikte yoktur. Aleviler iyi şeyleri Allah’tan kötü şeyleri kulun kendi eyleminden çıkmış sayarlar. Bu yüzden Kerbela’da İmam Hüseyin’in şehit edilmesini, Emevi softalar gibi Allah’ın bir kaderi sayıp olağanlaştırmazlar. Bir kömür madeninde 301 işçinin ölmesinin de Allah’ın kaderi değil, işletmecinin hatası olduğunu söylerler. Kader adı altında, kişilerin kirli işlerini Allah’a yıkmalarını büyük günah sayarlar.

NEDEN?
Cumhurbaşkanı’na “Sen Alevi olamazsın!” derken sadece inanç ve toplumsal boyut açısından itiraz etmedim.
*Bugün Anadolu’daki ve Balkanlar’daki Alevi Bektaşi yapısı, Türk kimliklidir. Bu Aleviliği İslam içinden alıp Türk milletinin özüne uygulayan babalar-dedeler-atalar diye anılanlar, ulu Türk halk önderleridir. Bunların en önemlisi de Orta Asya’daki Ahmet Yesevi’dir… İşte Anadolu Aleviliği ta oralara dayanır.
Sayın Erdoğan, Türkçe dua okuyan, Türkçe düşünen, Türklerin dilini-kültürünü binlerce yıldır taşıyarak onu yok olmaktan kurtaran Alevileri neden sevsin ki?
*Onun çok beğendiği Osmanlı Devleti’nin padişahları ve devşirme yöneticileri de Alevileri sevmezler, onları “Etrak-i bîidrak” (Akılsız Türkler) diye aşağılarlardı. Buna ait şiirleri merak edenler bizim, KRİPTO Yayınları’ndan çıkan Seçkinler Kitabı isimli eserimize bakabilirler.
*Osmanlı da Alevileri Türk oldukları ve kendi kurdukları o devletten pay istediği yüzyıllarca katletmiştir. Bunun tarihsel ve sosyoekonomik boyutlarını “OSMANLIDA KARŞI DÜŞÜNCE VE İDAM EDİLENLER” isimli kitabımda gösterdim.
*Aleviler sapına kadar Atatürkçüdür. Bu yüzden de Sayın Erdoğan’ın Alevi olması çok ama çok zordur.
*Aleviler laikliği bir hayat biçimi olarak içselleştirmişlerdir. Bunun Sayın Cumhurbaşkanı’na uyacağını kim söyleyebilir ki?
*Aleviler aklı, imandan üstün tutarlar… Aklı olmayanın imanı olmayacağını söylerler…
*Aleviler çağdaş yaşam tarzına bağlıdırlar…
*Aleviler her ne sebeple olursa olsun kan dökülmesine asla razı olmazlar… İnsanların mezhepleri yüzünden katledilmesine hiç izin vermezler.


Rıza Zelyut
ulusalkanal.com.tr




Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.