banner863

Silah varsa mafya vardır


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

09 Nisan 2016, 11:57

Batının Türkiye’yi silahsız bırakma amacı, Batı için stratejik meseledir

Bizim geveze aydınımıza, Batıya bağımlılığın ülkemize verdiği zararlardan söz ederseniz, hemen cevabı hazırdır. Teknoloji efendim, teknoloji derler. Sermaye onlarda, teknoloji onlarda, medeniyet onlarda, eliniz mahkûm onlara biat edeceksiniz.

Olay 1826’da başladı. Osmanlı yönetimi Batının telkinleri ile Yeniçeri Ocağından kurtulmaya karar verdi.

Tıpkı bugünkü gibi, Batının Türk Ordusu üzerinden yaptıklarına çok benzer. Ordumuzu milli olmaktan çıkarıp, profesyonel ordu yapma telkinleri Batıdan gelir.

26 Bin Yeniçeri kılıçtan geçirildi. II. Mahmut Prusya Kralı Frederik’ten ordunun sözüm ona modernizasyonu için yardım talep etti. Uzatmayalım aradan fazla bir zaman geçmedi. 1877 Osmanlı Rus Savaşında Osmanlı Ordusu telef oldu. Yeniçeri birikimi de berhava edilmiş olduğu için Osmanlı Ordusu hepten bitti.

Osmanlı yönetimi hala akıllanmadı. Kızıl Sultan 1877 bozgununu telafi etmek için Almanlara 496 sahra topu ve demiryolu sipariş etti. Alman metalürji sanayi o tarihlerde bu büyüklükte siparişi karşılayacak kapasitesi yoktu. Yeni yatırımlar gerekiyordu. Paçalarını sıkıp metalürji sanayini geliştirdiler ve siparişleri karşıladılar. Krupp Firması bu şekilde ortaya çıkmıştı. Yani Osmanlı, ne yaptı etti, Almanlara bir metalürji sanayi hediye etti.

Bu alış verişlerden sadece Alman sermayesi kazanmıyordu. Almanlardan alıp Osmanlıya satan Osmanlı ticaret erbabı da kazanıyordu. Osmanlı ticaret erbabı zenginleşiyor, ama üretime ve teknolojiye yatırım yapmıyordu.

Mustafa Kemal, Osmanlı savunma sanayisinin bu kötü geçmişinden ders çıkarmıştı. Sanayinin kurulmasına da, öncelik yapacağının farkında olan Cumhuriyet kadroları, Kırıkkale’yi bir savunma sanayi üssüne çevirmişlerdi.

Kırıkkale’de 22 bin savunma sanayi işçisi çalışıyordu. NATO’ya girdik. Amerikalılar bize dedi ki, Kırıkkale’de silah yapmaya çalışmayın. Gazocağı yapın. Biz size silah veririz. Dediler.

Şimdilerde, Kırıkkale’de 1200 savunma sanayi işçisi çalışıyor. Bu rakam bile savunma sanayinin, nasıl da göz ardı ettiğimizi göstermeye yeter.

Osmanlı döneminde sanayi devrimini ıskaladık. Şimdilerde deteknoloji devrimini kaçırmak üzereyiz.

Savunma sanayisi ve silah yapımı özel sektöre açıldı. Karadeniz Bölgesinde bazı silah fabrikaları peyda oldu.

Silah çok karlı bir iş olduğundan, bu işe soyunanlarla, mafyanın sıkı bağlantılarını söylemek için kahin olmaya gerek yok.

Günün konusu; Kırıkkale Silah Fabrikasında geliştirmeye çalıştığımız bir silahın projeleri çalındı.

Türk kökenli Amerikalı silah tüccarının ihbarı ile Fabrika Müdürü tutuklandı. Silah tüccarının milliyetçi duygular dolayısıyla ihbarda bulunduğuna hiç inanmadım.

Projenin çoktan Karadeniz Bölgesindeki imalatçıların eline geçtiği kesindir. Öyle anlaşılıyor ki, hem projeyi aldılar, hem de Fabrika Müdürünü ihbar ederek projeyi bedavaya getirdiler. Benim tahminim budur.

Mafyanın milliyeti olabileceğini hiç düşünemiyorum.

Silah varsa mafya vardır.

Silah üretiminin, güvenliği doğrudan ilgilendiren bir konu olmasından, silah sanayini özel sektöre açarken, ilk önce dikkate alınması gereken tedbirin, mafya olduğunu düşünmek gerek.

Özel silah fabrikalarının kısa zamanda kar’a geçmeleri için, bir teknoloji birikimleri de olmadığından, bu bilgileri ya devletten bir yol ile alacaklar, ya da…

Çözüm; silah sanayinin tekrar devlet denetiminde, milli bir mesele olarak ele alınmasıdır. Bu örgütlenme sağlanırsa, bunun projesini de teknolojisini de yapacak mühendislerimiz vardır.

Bülent Esinoğlu
[email protected]


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.