banner863

Şimdi herkes safını yeni baştan belirleyecektir


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

30 Ağustos 2015, 01:05

 1 Kasım seçimlerine doğru giderken göz önüne alınması gereken en önemli nokta, 7 Haziran öncesinden bambaşka bir dönemde olduğumuzdur.
Koşullar değişmiştir. Dolayısıyla hiçbir siyasi Parti, 7 Haziran öncesindeki konumu ve sandıkta almış olduğu sonuç ile değerlendirilemez.
Saflar yeniden belirlenmektedir. Gerek Siyasal Partiler ve gerekse kitleler açısından yeni koşullara uygun farklı konumlanmalar beklenmelidir.

7 Haziran seçim sonuçları
Birinci olarak 7 Haziran seçim sonuçlarıyla birlikte ortaya çıkan gerçekler vardır.
Dört Parti Meclise girdi ama görüldü ki Türkiye artık Sistem Partileri açısından yönetilir bir ülke olmaktan çıkmıştır.
Seçimin hemen ardından Türkiye, yeni bir seçimi konuşmaya başladı. Oysa seçmenin tercihini değiştirecek herhangi bir gelişme yaşanmamıştı daha.
Üstelik kamuoyu yoklamaları da üç aşağı beş yukarı aynı sonuçların alınacağını gösteriyordu.
Buna rağmen Türkiye’nin erken seçime götürülmesi, AKP başta, Sistem Partilerinin çaresizliğini ve gelişmelerin peşinden sürüklendiğini ortaya koyuyor.
7 Haziran sonuçları halkın güçlü bir arayış içinde olduğunu gösterdi. Arayış, dördüncü Parti’nin Meclis’e girmesi ve AKP’nin yıkılması ile sonuçlandı.
Arayışın 7 Haziran’da yöneldiği adres yanlıştı. Gelişmelerin bu gerçeği ortaya çıkarması kaydedilmesi gereken önemli bir durumdur.
1 Kasım’dan sonraarayışın doğru adresi bulma yönünde daha da derinleşeceğini söyleyebiliriz.

PKK’nın harekete geçirilmesi
7 Haziran sonuçlarının en büyük kazananları ABD ve onun bölgedeki “kara gücü” PKK oldu.
PKK, bölgedeki yerel yönetimleri almasının ardından 80 milletvekili ile Türkiye siyasetinde kendisinin de ummadığı bir ağırlık elde etti.
Ama aynı PKK 7 Haziran seçimlerinin hemen ardından, Kars-Ardahan-Iğdır yöresi başta olmak üzere şiddet eylemlerine yeniden başladı.
Kürt nüfusun çoğunlukta olmadığı bu yörenin seçilmesi de anlamlıdır. PKK bu eylemleriyle Türkiye’nin, İran ve Kafkasya’ya daha doğrusu Doğu’ya açılan kapısını kapatmak istemektedir.
Elbette bu siyasetin ABD’nin bölge politikası açısından bir anlamı vardır.
PKK kendi aklıyla değil ABD aklıyla harekete geçmiştir.

TSK açılımı bitirdi
Üçüncü olarak zikredilmesi gereken gelişme, TSK’nın 24 Temmuz’da PKK’ya karşı harekete geçmesidir.
Uçakların havalanması ilk adım oldu. Açılım masalı böylece bitti. PKK’nın elini kolunu sallayarak bölgeye yerleşmesi dönemi sona erdi.
Uçakların PKK kamplarını bombalaması kaçınılmaz olarak önümüzdeki günlerde kara harekatıyla tamamlanacaktır.
Dolaysıyla PKK’nın, 7 Haziran sonrası yöneldiği şiddet hareketleriyle gerçekte intihar ettiğini söyleyebiliriz.
İntihar çizgisinin 1 Kasım seçimlerine ne ölçüde yansıyacağını bugünden kestirmek zordur. Ama bu gidişin, PKK’ya şu veya bu nedenle destek olan kitleyi terör baskısından kurtaracağı açıktır.

Ekonomik kriz
Son gelişme, doların 3 TL’nin üzerine çıkması ile kendini gösteren ekonomik krizdir. Türkiye borç yükü altında Cumhuriyet tarihinin en ağır krizine adım atmıştır.
Borcu borçla çevirme dönemi artık kapanmıştır. Şimdi zincirleme iflaslar beklemek gerekir.
Türkiye her konuda olduğu gibi ekonomide de yol ayrımındadır. Ya üretim ekonomisine yönelerek krize çözüm üretecek ya da sonu bölünmeye varacak ağır bir fatura ödeyecektir.

Yeniden karar zamanı
Bu gelişmeler, Sistem Partilerinin hiçbirisi tarafından öngörülmedi. Onun için çaresizlik içinde çırpınıyorlar.
Seçimden hemen sonra yeni bir seçim demeleri çaresizliklerindendir.
Ama gelişmeler, herkes açısından içinde yer alacağı tarafın büyük bir netlikle ortaya çıkması anlamına geliyor.
Bir tarafta ABD ve onun “karadaki gücü” PKK var. F Tipi örgüt de önemli bir darbe yemekle birlikte bu saftadır.
Karşısında ise Türkiye bulunuyor.
Vatan Partisi Türkiye cephesinin merkezindedir. Bütün bu gelişmeleri önceden öngörmüştür. Seçimden sonra da mücadelenin ön cephesindedir.
Diğer bütün kuvvetler arada bulunuyor. Şimdi herkes safını yeni baştan belirleyecektir.


[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali çelik - 1 yıl önce
çok doğru ve güzel bir tesbit