ŞİÖ ve Batı Asya Birliği


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

23 Kasım 2016, 11:27

Cumhurbaşkanı Erdoğan arkada kalan yıllarda, zaman zaman Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katılmayı telaffuz etti. Bu görüşler genellikle, Batı ile yapılan pazarlıklarda başvurulan “blöfler” olarak değerlendirildi.

Son olarak Özbekistan dönüşü uçakta gazetecilerle yapılan sohbette Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütüne katılımı bir kez daha dillendirildi. Ama bu sefer kimse “blöf demedi. Hem ŞİÖ tarafı hem de Batılılar sözleri ciddiye aldılar ve görüşlerini açıkladılar.

Rusya ve Ardından Çin, Türkiye’nin ŞİÖ’ye katılımını memnuniyetle karşıladıklarını belirttiler.

Batı ise doğal olarak memnun olmadı. Basınımızdaki Batıcı kalemler, ŞİÖ’ye yönelimin Türkiye’nin “demokrasiden uzaklaşması anlamına geleceğini” yazdılar.
           
Türkiye Atlantik’te boğuluyor

Oysa son yılların gelişmeleri bütün açıklığı ile ortaya koymuştur ki, Türkiye’nin ŞİÖ’ye yönelmesi bir kaçınılmazlıktır.

Atlantik ittifakı içinde kalması Türkiye’nin parçalanmayı kabul etmesi anlamına gelmektedir. Başta ABD bütün Batılı “müttefiklerimiz” PKK’nın arkasında duruyorlar.

FETÖ’cü darbe girişiminin arkasındaki esas gücün ABD olduğunu artık herkes söylüyor. FETÖ mensupları AB üyesi ülkelerde korunuyorlar.

Türkiye’ye yönelik başka bir tehdit olan yobaz terörü de Batı tarafından yaratıldı, beslendi, korundu ve başımıza bela edildi.

Kısacası Batı ittifakı içinde yer almaya devam etmek demek, iç kargaşalığa, çatışmalara yuvarlanmak ve bölünmek demektir.
 
Ekonomik kriz Batı’nın çocuğu

Ekonomide de benzer bir sonuç ile karşı karşıyayız.

Batılı finans merkezlerine bağlanmak, üretim ekonomisinden vazgeçmek, bütün kamu iktisadi kuruluşlarını elden çıkarmak, borç batağına saplanmak anlamına geldi.

400 milyar doları aşkın dış borcumuzun 150 milyar doları kısa vadeli dış borçtur.

Son iki y içinde doların yüzde 25 oranında değer kazanması, dış borç yükümüzün durduğu yerde dörtbir oranında ağırlaşması anlamına geldi.

Borçla ekonomi çarkını döndürme döneminin sonuna geldik. Türkiye ya üretim ekonomisine dönecek ya da borç yükünün altında ezilecek.

Atlantik sistemi içinde üretim ekonomisine geçmek mümkün değildir. Asya dünyanın üretim merkezi olmuştur ve bu yöndeki gelişme önümüzdeki yıllarda daha da güçlenecektir.

Üretim ekonomisine dönmek zorunda olan Türkiye’nin Asya’ya yüzünü dönemsi bu nedenle zorunlu olmaktadır.
 
Son iki yılın gelişmeleri

Birinci olarak 24 Temmuz 2015’te Türk Silahlı Kuvvetlerinin ABD’nin “sahadaki karagücü”ne karşı harekete geçmesi, İkinci olarak 15 Temmuz 2016’da FETÖ’cü darbe girişiminin ezilmesi ile birlikte Türkiye yönünü Asya’ya çevirmiş bulunuyor.

Şimdi artık kapımızı çalmış bulunan ekonomik kriz Türkiye’nin şapkasını önüne koyup düşünmesini ve bir karar almasını gerektirmiştir.

Bu karar, Erdoğan’ın ağzından “Şanghay İşbirliği Örgütüne katılabiliriz” sözleriyle dile getirilmiştir.
           
ŞİÖ ve Batı Asya Birliği

İsmet İnönü’nün 1960’larda söylediği “yeni bir dünya kurulur ve Türkiye’de o dünyada yerini alır” mealindeki sözleri şimdi gerçek anlamda yerini buluyor.

Evet yeni bir dünya kuruluyor:
  • Batı’nın serbest piyasa sistemi çökmüştür. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezi
Asya’yakayıyor. Dünya Asya’da nefes alıyor.
  • Batı dünyası büyük bir sosyal, siyasal ve askeri kriz içindedir.
  • Dünya jandarması ABD askeri bakımdan da iflas etmiştir. ABD son 15 yıl içinde askeri bakımdan el attığı her yerde yenildi. Suriye son noktadır.

Çürümekte ve çökmekte olan Batı sistemi içinde Türkiye’nin geleceği yoktur.  Onun için Türkiye’nin gerçek çıkarının olduğu Asya’ya yüzünü dönmesi bir kaçınılmazlıktır.

Elbette ŞİÖ bir Ekonomik İşbirliği Örgütü değildir. Ama ŞİÖ’ye yönelen Türkiye, ekonomik bakımdan da önemli avantajlar elde edecektir.

ŞİÖ ülkeleri şu anda iki önemli bölgesel ekonomik birlik içinde bulunuyorlar aynı zamanda. Rusya, Kazakistan ve Belarus’un Avrasya Birliği ile Çin’in de içinde olduğu Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği.

Türkiye açısından ise ŞİÖ’ye katılım, Batı Asya Birliği’nin de kapısının aralanması anlamına gelecektir.

Evet yeni bir dünya kurulmakta ve Türkiye’de o dünya içindeki yerini almaktadır.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 2 hafta önce
batı'nın zincirlerini kırmak için, " Doğu " ile Ekonomik İşbirliği ve Savunma Ortaklığı kurmalıyız. nato'nun ve Sayek Böke'nin tehditleri : tefeci finansörlerin mesajları.