banner863

“Sistem”e karşı nasıl mücadele edilir?


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

08 Mart 2016, 14:10

Obama’nın “sahadaki kara gücüm” dediği PKK’nın koltuğu altından çıkmayanlar, bu ülkenin yurtsever devrimcilerini “sistemi savunmakla” suçluyorlar.

Öncelikle içinde yaşadığımız “sistemi” tanımlamak gerekir:

Türkiye, emperyalizme bağımlı geri bir kapitalist ülkedir. Dolaysıyla Türkiye gibi ülkelerde sistemin tepesinde emperyalizm bulunur.

Emperyalizmi, günümüz Türkiye’si için söyleyecek olursak ABD emperyalizmini, en başa oturtmadan yapılacak olan bütün “sistem” tahlilleri, koca bir yanıltmacadan başka bir şey değildir.

Türkiye 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Atlantik sistemine dahil oldu. 60 yıldan sonra geldiğimiz yer, sistemin, bir “Gladyo- Mafya-Tarikat Sistemi’ne dönüşmesi olmuştur.
 
20.yüzyılı anlamak

Türkiye solunda 1960’ların sonlarından itibaren başlayan bölünmelerde rol oynayan etkenlerin başında emperyalizme bakıştaki farklılık geldi.

19. yüzyılın emek sermaye çelişkisinden hareketle 20. yüzyıl kapitalist dünya sistemini tahlil etmeye kalkanlar, emperyalizmi anlamadılar.

Aradan tam yarım yüzyıl geçti. 1970’lerde emperyalizmi anlamadan devrim hayali ile yola çıkan onlarca örgütün yerinde bugün yeller esiyor.

Hala ayaktaymış gibi görünen dört beş örgüt ise ancak ABD’nin “sahadaki kara gücü”nün koltuğu altında nefes alıp verebiliyor.

Yarım yüzyıl siyasi hareketlerin programı ve mücadele stratejileri hakkında sağlıklı bir fikir edinmek için yeterli bir süredir.

Sözünü ettiğimiz siyasi hareketler sisteme karşı mücadelede en keskin söylemlerin sahibiydiler. Hatta bu örgütlerin yüzlerce militanı, gerçekten inandıkları o görüşler için hayatlarını feda ettiler.

Ama elli yılın sonunda geldiğimiz yer, o siyasi hareketler açısından emperyalizmin askeri olmak olmuştur.
 
İçerde hedef sıralaması

Elli yılın pratiğinin bir kez daha kanıtladığı doğru, “sistem”e karşı mücadelenin esasının emperyalizme karşı mücadele olduğudur.

Ülke içindeki bütün siyasi hareketlere karşı tavır ise o siyasi güçlerin emperyalizme karşı duruşlarındaki yakınlık ve uzaklığa göre belirlenecektir.

Bugün Türkiye’de ABD emperyalizmine en yakın olan siyasi güçler Obama’nın “sahadaki kara gücü PKK” ve 1990’ların sonrasında Gladyo örgütlenmesinin omurgasını oluşturan F Tipi Örgüttür.

AKP; bölge ülkelerine düşmanca yaklaşımı, komşularımıza terör ihraç etmesi, mezhepçi politikaları ve bölücü anayasa çalışması ile ABD politikalarının hayata geçirilmesine yardımcı olmaktadır ve bundan dolayı PKK ve F Tipi örgütten sonra hedef kapsamı içindedir.

Diğer bütün siyasal güçler de izledikleri politikalarla ABD’yi güçlenmesine hizmet ettikleri ölçüde mücadelenin hedefi olmak durumundadırlar.
 
Ölçüyü kaybetmenin sonucu

ABD’yi görmeden AKP karşıtlığını sistem dışı olmak için yeterli sayanlar gün gelir kendilerini ABD’nin beşinci kolu durumunda olanların saflarında “demokrasi” ve özgürlük” mücadelesi verirken bulabilirler.

40 yıl önce “bugün yarın devrim” diyerek yula çıkanlar, şimdi tam da bu durumdadırlar.

Bugün “Sur”da ve “Cizre”de TSK’nın elini “barış” adına tutmak isteyenlerin yaptıkları da budur.

Aynı şekilde F Tipi polisler için Silivri seferleri yapan CHP milletvekilleri de aynı tuzağın içindedirler.

Sistemin baş aktörlerinin safında, “sisteme karşı mücadele ettiklerini” zannetmektedirler.
 
Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Recep TOPBAŞI - 10 ay önce
Çok güzel açıklamışsınız, üzerine söylenecek başka söz yok.
Avatar
abrek - 10 ay önce
bu yazıları alıp vatansız sahtekar solun suratına çarpmak lazım..