banner863

Sol şerit Bülent


Teoman Alili

Teoman Alili

20 Nisan 2015, 18:10

 Türkiye'den sürülmüştüm, Makedonya'ya gittim. Ailem karşıladı. Amcaoğlum Remzi oğlu Betim'le Üsküp Havaalanı'na gelmişti. Koca bir bavulum vardı bir de yalnızlığım. Yada sadece yalnız hissediyordum. Hemen bir telefon edindim, numaramı İstanbul'daki arkadaşlarıma ulaştırdım. Çok geçmedi 0049 kodlu uzun bir numara aradı. Ali Derya Doğan: Ulusal Kanal Avrupa Temsicisi'ydi arayan. Hal hatır sordu ve Almanya'ya gitmem gerektiğini söyledi. Pasaport yenilemem lazımdı biraz bekleyecektik. Pasaportumu aldıktan hemen sonra önce uçakla Almanya'ya gittim. Sonra tekrar Makedonya'ya döndüm ve ne yapacağımı düşünmeye başladım. Türkiye'den sürülmüştüm ama sürülen bedenimdi ruhum mücadele ateşiyle doluydu çünkü arkadaşlarım mahpustu. Bir iki gün sonra bir telefon daha geldi. Bülent Demiral aradı Üsküp'e gelecekmiş ve beni alıp Almanya'ya götürecekmiş. Bülent Demiral daha telefon görüşmesi sırasında Bülent abi olmuştu. Sıcacık bir yoldaş sesiydi. Yalnız olmadığım dank etmişti kafama ve aslında ne kadar güçlü olduğumu daha doğrusu ne kadar güçlü olduğumuzu anlamıştım. Bülent abi, Murat Metin'le birlikte Üsküp'e geldi. Siyah bir minibüsü vardı. Eşi Bosna'lıydı, O'nu Bosna'ya bırakıp beni almaya gelmişti. İki üç gün Üsküp'te kaldık. Birlikte Atatürk'ün babasının köyü Kocacık'a gittik, fotoğraflar çektik, görüntüler aldık. Bülent abi Dilo amcamın evinde çay rekoru kırmıştı. Tam üç demlik çay içti hem de demi ağır seylan çayı.

KAR KIŞ, SOL ŞERİT

Bülent abiyle ilk tanıştığım anda "kafa adam" tanımı oturdu beynime. Gülen yüzünün yanında tuttuğu takımda tam bana göreydi. Almanya'da herkes O'nu Fenerli Bülent diye biliyordu. Atatürkçü, devrimci, Fenerli Bülent. Siyah minibüsüyle yola çıktık önce Bosna'ya uğradık eşini aldık sonra Hannover'e yollandık. Kış kıyamet. Önce Diusburg'a uğrayıp bir toplantıya katılmamız lazımdı. Karda 3 bin kilometreden fazla yol yapacaktık ve zamanla yarışıyorduk. O gün Bülent abinin lakaplarına yenisini ekledim "sol şerit Bülent" Zamanla yarışırken, Makedonya, Sırbistan, Bosna, Hırvatistan, Slovenya, Avusturya derken Almanya'ya girdik. Girdik ama 36 saat sonra. Diusburg toplantısı akşam 19.00'daydı biz 23.00'te yetiştik, herkes bekliyordu. Bülent abi eşiyle Hannover'e devam etti. Güney Almanya'dan, kuzey Almanya'ya doğru yola devam. Zaten Bülent abi için gerçek anlamda "durmak yok, yola devamdı hayat" O'nun devrimci hayatını anlatmak için çok yer lazım. Bir zaman sonra ben de Hannover'e gittim Bülent abinin küçük hoteline. Bir numaralı oda bana tahsis edilmişti. Pembe duvarlı küçük bir odaydı, benim sürgün yıllarımın ilk hatıralarını geçirdiğim konaklama merkezi. Orada dinlenip Avrupa'yı arşınlıyorduk. Ulusal Gönüllüsü olan ve olmak isteyen Türk gücüyle buluşuyorduk. Bazen Ali Derya Doğan, bazen Ali Mercan, bazen de Bülent Demiral'ın arabasıyla kilometreler tepiyorduk. Olmadı tren... Sürgün zamanımda toplam 36 bin km. yol yapmıştım ama yolculuk hali durmadan, sol şeritten, Bülent abiyle başlamıştı. Bülent abi hayatını kaybetmiş. Sabah ilk aldığım haber bu oldu. Çok üzüldüm ve hatıraların geçit törenini izledim. Bülent Demiral Avrupa'daki Türk gücünün öncülerindendi. Döneri bile Hannover'e ilk götüren adammış. Avrupa'da varsak Bülent abi gibi adamlar sayesinde varız. Bunu AP'de biliyor, Papa'da. Bundan sonra da böyle biline. Ailesinin ve Vatan'ın başı sağolsun.

Teoman Alili
ulusalkanal.com.tr






Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.