Yunus Mallı: Kendimi Türk hissediyorum

Bundesliga ekiplerinden Mainz 05 forması giyen ve Türkiye A Milli Futbol Takımı'nı seçen Yunus Mallı, "Almanya U21 takımına kadar gayet güzel dönemler geçirdim. Ama Türkiye'den ciddi bir teklif geldiğinde bu teklifi kabul ettim. Sonuçta kendimi Türk hissediyorum" dedi.

Yunus Mallı: Kendimi Türk hissediyorum

 Yunus Mallı, Türkiye Futbol Federasyonu'nun aylık yayın organı olan Tam Saha Dergisi'ne açıklamalarda bulundu. Başarısını sağlayan en önemli özelliğinin sorulması üzerine Yunus Mallı, "Çok çalışmanız, istekli olmanız ve kendinizi tamamen futbola vermeniz gerekiyor. Ben yıllarca bunu yaptım. Bir yandan okul diğer yandan da futbol eğitimim sürecinde kendimi tamamen görevlerime verdim, işime odaklandım. Elbette biraz şans da gerekiyor. Doğru zamanda, doğru yerde olmak da çok önemli. Benim açımdan her şey yolunda gitti ve bugünlere geldim" dedi.

"ALMANYA'DA SAĞLAM BİR SİSTEM VAR"
Mallı, Almanya'dan daha çok futbolcu yetişmesi ile ilgili, "Demek ki Almanya'daki altyapılarda genç oyuncuların yetiştirilmesi için daha fazla çaba harcanıyor. Orada yıllar boyunca oturtulmuş sağlam bir sistem var. Türkiye'nin hedefi de bu yönde kendisini geliştirmek. Dilerim burada da altyapı sistemi doğru biçimde oluşur ve Türkiye'de de çok sayıda oyuncu yetiştirilir" diye konuştu.

"KENDİMİ TÜRK HİSSEDİYORUM"
Alt kategorilerde Almanya forması giymiş olmasına rağmen Türkiye Milli Takımı'nı seçmesiyle ilgili ise Yunus Mallı, "17 yaşındayken Almanya'dan genç milli takımlarında oynama teklifi almıştım. Ben de bu daveti kabul ettim ve böyle başladı. Benim açımdan çok da iyi geçti. Zaten ilk yılımda, yani 2009'da U17 takımıyla Avrupa Şampiyonu olduk. Sonrasında da U21 takımına kadar gayet güzel dönemler geçirdim. Ama Türkiye'den ciddi bir teklif geldiğinde bu teklifi kabul ettim. Sonuçta kendimi Türk hissediyorum. Hayatımda ve kariyerimde Türkiye adına oynamanın, ay-yıldızlı formayı giymenin nasıl bir duygu olduğunu bilmek ve öğrenmek istedim. Çok farklı bir şey olduğunu düşündüm. Katar karşısında ilk maçıma çıktım. Beklediğim gibiydi. Benim adıma çok özel bir şeydi. İnşallah devamı da gelir" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE İÇİN SEVE SEVE OYNAYABİLECEĞİMİ SÖYLEDİM"
Başarılı oyuncu, milli takım konusunda karar verme sürecini de anlatarak, "Aslında konu medyaya biraz farklı yansıdı. Fatih Terim Almanya'ya gelmişti ve Leverkusen'le oynadığımız maçtan sonra kendisiyle görüşüp tanıştım. O görüşmede, vatanını seven her Türk evladının Milli Takım'a gelmesi gerektiğini, beni de istediğini söyledi. Bu sözler karşısında büyük bir gurur duydum ve Türkiye için seve seve oynayabileceğimi söyledim. Fakat sadece Alman vatandaşlığım vardı ve 'Vatandaşlık işlemlerim halledilir edilmez hemen gelirim' dedim. Almanlar Fatih Terim Hocamla görüştüğümü duyunca benimle irtibata geçti. Alman Futbol Federasyonu'nun Sportif Direktörü Hans-Dieter Flick aradı ve 'Kararı tabii ki sen vereceksin. İyi gidiyorsun ve biz de seni beğenerek izliyoruz. Milli takım planlarımızın içinde sen de varsın. Yakın bir zamanda aramızda olacaksın. Kararını verirken bunu bilmeni istiyoruz' dedi. Ben de kendisine 'Löw'ün de izlemesi beni gururlandırdı. Bir karar verirsem size dönerim' dedim. Bu sırada vatandaşlık işlemlerim sürüyordu. Alman vatandaşlığımı kaybetmek istemiyordum. Çifte vatandaşlık için de Almanya Vatandaşlık Dairesi'nden bir belge almam gerekiyordu. Ama bu işlemler üç-dört hafta sürdü ve bu nedenle maalesef Çek Cumhuriyeti ve İzlanda ile oynanan son grup maçlarına yetişemedim. Fatih Hocam beni o maçlar için de istiyordu. Belgeyi beklerken baya stresli günler geçirdim. Vatandaşlık dairesine defalarca gittim geldim. Niye çifte vatandaşlık istediğimi sorguladılar. Ama nihayet işlemler tamamlandı ve bu kampa yetiştim. Şu anda burada olduğum için çok mutluyum" açıklamasını yaptı.

"ALMANLAR'A TEŞEKKÜR ETTİM"
Kararının Almanya'da nasıl karşılandığı yönündeki soru üzerine Yunus Mallı, "Kararımı verdikten sonra aradım ve onlara da bildirdim. 'Niye böyle yaptığını bilmek isteriz' dediler. Kendilerine bugüne kadar birlikte geçirdiğimiz günler için teşekkür ettim, 'Bu süreçte kendimi geliştirmeme yardımcı olduğunuz için gerçekten teşekkür ederim. Ama ben Türküm. Hayatımda ve kariyerimde Türkiye için oynamanın ne demek olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu benim için çok farklı bir duygu olur. Bu nedenle kararımı Türkiye'den yana kullandım. Lütfen beni anlayın' dedim. Onlar da 'Tamam' dedi. Zaten söyleyecekleri başka bir şey de yoktu" dedi.

"İLK MAÇIMDA BÜYÜK BİR HEYECAN YAŞADIM"
Almanya forması giyerken ve Türkiye forması giyerken neler hissettiğinin sorulması üzerine Yunus Mallı, "Elbette fark var. Hem de çok fazla fark var. İnsan Türk Milli Marşını seve seve söyler. Atmosfer olarak da çok farklı. İlk maçımda büyük bir heyecan yaşadım. Türkiye formasıyla sahada olmak, mücadele etmek büyük bir gurur kaynağı oldu benim için. Maçtan sonra ailem de aradı. Tebrik ettiler, benimle gurur duyduklarını söylediler" şeklinde cevap verdi.

"HİÇ PES ETMEYEN BİR TAKIMIMIZ VAR"
EURO 2016 hedeflerini açıklayan Mallı, "Ben EURO 2016'da da yine iyi şeyler yapabileceğimizi düşünüyorum. Çünkü Milli Takımımız giderek yükselen bir çizgiyi yakaladı. Kadromuz iyi. Çok kaliteli oyunculara sahibiz. Avrupa'da oynayan oyuncularımız var. Tecrübeli oyuncularımız var. Genç oyuncularımız var. Bence bu karışım bir takım için önemli. Devamlı konsantre olur, oyuncular olarak kendimizi geliştirebilirsek ve turnuvaya iyi bir başlangıç yapabilirsek başarılı olabileceğimizi düşünüyorum. Hiç vazgeçmeyen, pes etmeyen bir takımımız var. Geride olsa bile mücadeleyi hiç bırakmayan ve galibiyete inanan bir takımız. Bunu ilk maçımda da bizzat gördüm. Katar maçının ilk yarısını 1-0 geride kapatmıştık ama ikinci yarıda bambaşka bir futbol oynadık, kendimize inandık, galibiyeti istedik ve iki gol bulup kazandık. Türkiye'nin özelliği bu galiba. Ama belki de hiç riske girmeden en baştan itibaren kazanabilen bir takım olabiliriz. Bu da çalışmakla olabilecek bir şey" değerlendirmesini yaptı.

"EURO 2016 KADROSUNA ALINMAK İSTİYORUM"
EURO 2016'da kişisel hedefinin kendini gösterebilmek olduğunu dile getiren Mallı, "Antrenmanlarda ve hocam bana şans verdiğinde elimden geleni yapmak… Mainz'de oynarken kendimi her geçen gün geliştirmek ve goller atmak… Şampiyonaya kadar önümüzde uzun bir süre var. Ben bu süre içinde kendimi daha hazır bir hale getirmek ve hocam tarafından EURO 2016 kadrosuna alınmak istiyorum. Ben sadece çok çalışmam gerektiğini biliyorum. Her oyuncu kendisini takımında geliştirmeye ve daha iyi hazırlamaya çalışmalı ki sezon sonundaki bir turnuvada ayakta kalmayı başarabilsin. Bu tip turnuvalarda çok güçlü takımlar ve oyuncular var. Onlarla baş edebilmek için Haziran ayına yüksek bir tempo ve kapasitede girmemiz gerekiyor. Benim için önemli olan kendimi o günlere kadar iyi tutmak ve fit olmak" diye konuştu.

"BEŞİKTAŞ MENAJERİMLE GÖRÜŞMÜŞ"
2014'te Beşiktaş'a transfer haberlerinin çıktığı hatırlatılan başarılı futbolcu, "Beşiktaş o dönemde menajerimle görüşmüş ama ben Bundesliga'da kalmayı tercih etmiştim. Bundesliga farklı bir lig, oradaki atmosfer çok farklı, tempo çok yüksek. Dünyanın en iyi liglerinden birinde oynama fırsatı bulmuşken bunu değerlendirmeniz gerektiğini düşünüyorum. Ben kendi geleceğim ve gelişimim açısından Bundesliga'nın daha faydalı olacağı kanaatindeyim. Elbette Türkiye'de Almanya'ya göre daha fazla para kazanmak mümkün olabilir ama ben henüz gencim ve bu aşamada öncelikli amacım futbolumu daha da geliştirmek. Bunun için de Bundesliga'nın çok doğru bir adres olduğunu düşünüyorum. İleride tabii ki Türkiye'ye gelmeyi ben de isterim. Ama öncelikle bir yerlere gelmek istiyorum" şeklinde konuştu. İHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.