Suriye Ordusu direndiği için Erdoğan hala Cumhurbaşkanıdır


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

30 Eylül 2016, 13:55

Vaşington dönüşü Erdoğan uçakta gazetecilerle yaptığı sohbette; Suriye’deki amaçlarını; “Bizim orada ılımlı muhaliflerden oluşacak bir milli ordunun hazırlanmasını sağlamamız lazım” sözleriyle açıklamış!

Milli Ordu”dan kastettiği; Cerablus ve Azez’de, TSK’nın açtığı yoldan ilerlemeye çalışan ÖSO’cular…

ÖSO mezhep temelli bir oluşum. Suriye’de Sünni, Alevi ve Hıristiyan Araplar yaşar. ÖSO’cuların içinde bir tane Alevi veya bir tane Hıristiyan yok.

Erdoğan’ın bütün gücüyle desteklediği ÖSO’cular için birçok tanımlama yapılabilir ama yapılamayacak bir tanım varsa o da “Milli Ordu” tanımıdır.
 
Milli Orduların ortaya çıkışı

Bir ordu ne zaman “milli” olur?

Bir ülkede yaşayan halk, Ortaçağa ait din, mezhep ve etnik farklılıkları geride bırakıp millet olmaya başladığı zaman, o milletin bütün unsurlarını bünyesinde toplayan milli kurumlarını da inşa eder.
“Milli Ordu”lar, işte böyle bir gelişme içinde tarih sahnesine çıktılar.

20. yüzyıla kadar milli ordular, Avrupa’da feodalizme karşı verilen mücadelenin ürünüydüler. 20. yüzyılda sahne alan “milli ordu”ların ise hemen hepsi, emperyalizm ve onun doğal müttefiki haline gelen feodal kalıntılarla mücadele içinde doğdular.

Suriye’de bu tanımlamayı hak eden tek bir Ordu var. Suriye Silahlı Kuvvetleri, tam beş yıldır bir yandan emperyalizme, diğer yandan dünya gericiliğinin bütün gücüyle desteklediği dinci terör örgütlerine karşı mücadele ediyor.

“Milli” olmayı belirleyen işte bu mücadeledir.

Öyle olduğu içindir ki Şam Hükümetinin emrinde olan Suriye Silahlı Kuvvetleri bünyesinde, bütün inançlardan ve etnik kökenlerden Suriyeliler var.

Yani bugünkü Suriye’de “Milli Ordu” sıfatına layık biricik kuruluş, Suriye Silahlı Kuvvetleridir.

Suriye Ordusu dışında bir “milli Ordu” kurmaktan bahsetmek, Suriye’yi bölme amacı taşımaktan başka anlama gelmez.
 
Suriye’nin kaderi, Türkiye’nin kaderi

Suriye Ordusu, tam beş yıldır arkasında ABD emperyalizminin olduğu bir uluslar arası saldırıya karşı kahramanca direniyor.

Bu direniş Suriye’nin olduğu kadar Türkiye’nin de kaderini belirlemiştir. Türkiye eğer bugün bir iç savaşın içinde değilse, emperyalistler ve işbirlikçisi terörist gruplar Suriye’de hedeflerine varamadıkları içindir.

Tayyip Erdoğan şunu hiçbir zaman unutmamalıdır: Eğer bugün hala Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı ise, bu durumu önemli ölçüde Suriye Ordusunun direnmesine borçludur.

Suriye Ordusu’nun direnmesi, birinci olarak dinci terörü esas olarak Türkiye’nin sınırları dışında tutmuştur.

Ve elbette 15 Temmuz’daki FETÖ’cü darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında Suriye’deki milli direnişin çok önemli payı vardır.

Suriye Hükümeti ve Ordusunun direnişi, ABD’nin bütün gücüyle ve kendisi açısından daha elverişli koşullarda harekete geçmesini engellemiştir. Ve bu da Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişimini başarısızlığa uğratmasını sağlamıştır.
 
Suriye’de “Milli Ordu” kurmak Erdoğan’ın işi değildir

Ayrıca sormazlar mı adama; Suriye’de “Milli Ordu” kurmak senin işin mi?

Başka bir ülkede “milli Ordu” kurmak gibi bir işi kendine “hak” olarak gördün mü, başka birileri çıkar ve senin ülkende de “ordu”lar kurmaya kalkar ve senin söyleyecek sözün olamaz.

Gelinen aşamada Türkiye’nin yapması gereken iş, son derece açık ve basittir. TSK, Suriye devletinin meşru Ordusu ile işbirliği yapacak, iki devletin ortak düşmanlarına karşı ortak mücadele edilecektir.

Bunu yapmayıp, PKK’nın arkasında durduğunu hergün bağıra bağıra ilan eden ABD’ye karşı net tutum almak yerine, hala sonuç olarak Suriye devletini hedef almak anlamına gelen “Milli Ordu kuracağız” açıklamaları yapmak, Türkiye’yi, karşı karşıya olduğu emperyalist tehdit karşısında zayıflatmaktan başka anlama gelmez.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.