banner863

Tabutlar seçim sandığı değildir


Ömer Yıldız

Ömer Yıldız

31 Temmuz 2015, 10:29

Bir ülke düşünün ki, her yerinde bombalar patlasın.

Polis karakolları ve askeri birlikleri taransın.

Her gün üçer beşer askeri, polisi, vatandaşı öldürülsün.

Bir ülke düşünün ki, memleketinde aylardır hükümet kurulamasın.

Bir ülke düşünün ki, ülkenin siyasi partileri terör belasında hem fikir olamasın.

Bir terör örgütü düşünün ki, terör estirdiği ülkenin meclisine onlarca adamını milletvekili olarak soksun.

Bir ülke düşünün ki, milletvekilleri cinayet şebekesi terör örgütüne methiyeler düzsün ve örgütün silahlarını taşısın veya örgütün tükürüğü ile o ülkeyi boğabileceğini höyküre höyküre söylesin.

Bir ülke düşünün ki, ülke kurucu liderinin partisi teröristlere kol kanat gerecek adımlar atsın. Her konuda terör örgütünü uzantısı olan parti ile kol kola girsin.

Bir ülke düşünün ki, ülkenin aydın geçinenleri tipleri terör örgütünün siyasi uzantısını meclise taşısın.

Bir ülke düşünün ki, ülkenin bütünlüğünün sembolü olan devlet başkanı bir siyasi partinin lideri gibi hareket etsin. Koalisyon görüşmelerini uzaktan kumanda eder gibi her konuya müdahil olsun.

Bir ülke düşünün ki, terör ve destekçisi ülkeler en acımasız planlarını hayata geçirirken, ülkeyi kan gölüne çevirirken o ülkenin siyasi partileri oy kaygısı ve siyasi ikbal uğruna rakip partilerin hataya düşmesini umarak oylarını artırmayı hedeflesin.

Türkiye şu anda ne yazık ki en acı ve en üzücü günlerini yaşamaktadır.

Türkiye’nin bu günlere gelmesinde doğrudan veya dolaylı katkısı olanların, Türkiye’nin içine düştüğü duruma çareler bulacağını ummak saflık olur.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinde terörle mücadele tamamen siyasi hesaplar ve siyasi rant üzerinden yürütülmektedir. Bu anlayış ülkeyi sahipsiz bırakmaktadır. Bu işin sonu hiç de iyi değildir.

Mevcut siyasi partilerin düşünce ve eylem yapıları da ülkemizi sarıp sarmalayan terör belasını def edecek mahiyette değildir.

Ortadoğu yangınının Arap baharının kıvılcımları vatan topraklarına düşmeye başlamıştır.

Açılım teraneleri ile geçen zaman içerisinde terör örgütleri vatan sathında bir ayaklanma çıkaracak kadar örgütlenmişlerdir.

Terörün şiddeti, seviyesi ve organizasyonu dağlardan kente, kent yapılanmasına kaymıştır. Terör şimdilerde şehirlerde örgütlenmiştir.

Bu saatten sonra bu terörü ne polisiye nede idari tedbirlerle durdurmak mümkün gözükmemektedir.

Türkiye’nin politik yapısı ne yazık kine terörü, ne de teröristi durduracak noktada ve seviyede değildir.

Halk şaşkındır ve çaresizliğe sürüklenmektedir.

Halk çocuklarını terör örgütlerine kaptırmanın acısını ve üzüntüsünü yaşamaktadır.

Türkiye’nin siyasi dümeninde oturanlar ülkenin iç ayaklanma denizine doğru sürüklendiğini görememektedirler.

Devlet dikkatli olmalıdır.

Ülkeye yaşatılanlar basit bir terör olayı değildir.

Türkiye Devleti kendi bekası için her türlü iç siyasi mülahazalardan uzak olarak gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yapması gereken her şeyi yapmalı, atması gereken her adımı atmalıdır.

Çünkü Türkiye bir çıkmaza doğru sürüklenmektedir.

Yolun sonunda bölünme vardır, iç savaş vardır.

PKK bundan on, on beş yıl evvelki yapısından çok uzak noktada, başta ABD olmak üzere dünya devletlerinden destek alacak siyasi ve askeri işbirliği yapan örgüt düzeyindedir. ABD’nin şimdi alenen partneridir.

Türkiye hala ipin ucunu kaçırmamıştır.

Fakat meclisteki siyasetçiler ipin ucu kaçmak üzerdir.

Türkiye’de hiç kimse terörden nemalanarak siyaset yapamaz. Yapmamalıdır.

Çünkü tabutlar seçim sandığı değildir.

Ömer Yıldız
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.