Tampon mu, sınır güvenliği mi?


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

23 Eylül 2014, 09:51

IŞİD önce Musul’u işgal etti: Bu Barzani’ye Kerkük’ü işgal etme ve Irak muhalefetine Maliki’yi yıkma fırsatı verdi.

Ardından IŞİD Erbil’e yöneldi: Bu ABD’ye Kürt Koridoru planını raftan indirme ve Kürt Birliği kurma fırsatı verdi.

Ve IŞİD, Erbil hedefini bırakıp batıya, PYD’nin etkin olduğu Suriye’nin Ayn el-Arab (Kobane) bölgesine saldırdı!

Peki IŞİD’in bu üçüncü dalga saldırısı kime ne fırsat verdi?

ÜÇÜNCÜ DALGA FIRSATLARI

1. Türkiye karşıtlarına, “bak TSK’nin yapamadığını IŞİD yapıyor, PKK’yi darmadağın ediyor” deme fırsatı verdi.

2. PKK’ye “sınırı silme hamlesi” yapabilme fırsat verdi.

3. ABD’ye açıktan “PKK’yi destekleme” fırsatı verdi.

4. Açılımcılara “AKP PKK’yi silahlandırsın” propagandası yapma fırsatı verdi. Önce Demirtaş istemişti, şimdi de AKP’nin ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış

“PKK’yi IŞİD’e karşı silahlandırmalıyız” dedi.

5. AKP’ye “göç dalgasına karşı Tampon Bölge kuralım” deme fırsatı verdi.

ATEŞE SÜRÜLEN KÜRTLER


IŞİD’in ilk iki dalgası ve bu son üçüncü dalgası, hem güzergahı hem de yarattığı fırsatlar bakımından analiz edildiğinde ortaya tek sonuç çıkar:
IŞİD, ABD için Irak’tan Suriye’ye bir köprü ve Kürt Koridoru planını canlandırmak için kullanılan bir maniveladır!

O nedenle IŞİD ile PKK arasındaki çatışmaya sadece insani boyutuyla değil, hangi hedef içinde değerlendirildiği boyutuyla bakmalıyız.

Zira salt insani boyutuyla bakarsak, katledilen Kürtlere ağlar, sürülen Kürtlere üzülürüz ama asıl boyutuyla baktığmızda ağlanılsın ve üzülünsün diye ABD’nin Kürtleri namluya sürdüğü gerçeğiyle yüzleşir ve ona göre konumlanırız!

Evet, ABD Kürt’ün kanını kullanmaktadır, Kürt Koridoru için Kürtleri ateşe sürmüştür, bölgesel çıkarlarına alet etmiştir. Öcalan’ın Irak’ta, Suriye’de, İran’da “gerillaya görev tarif etmesi” de o nedenledir.

TAMPON BÖLGE NEYE HİZMET EDER?

Bugün IŞİD’i Kürtlerin üzerine süren ABD, şimdi Kürtleri silahlandırmaya başlamıştır ve yarın da Kürtleri bölge ülkelerinin üzerine sürecektir. Yani ABD Kürtlere karşı IŞİD’i, bölgeye karşı da Kürtleri kullanmaktadır!

Nitekim ABD’nin IŞİD’e karşı stratejisi de bu gerçeği ortaya koymaktadır: Kürtlerin silahlandırılması ve Suriye’deki “seçilmiş” muhaliflerin eğitilmesi!
Yani aslında ABD IŞİD’e karşı Ankara’dan askeri destek isterken öyle tank, top, tüfek ve bizzat piyade istememektedir. Zaten Türk askeri, hizadan çıkmaya meyilli yapısıyla ABD planlarını her an riske etme potansiyeli taşımaktadır!

Tampon Bölge ise şu aşamada ABD’den çok Ankara’nın projesidir; ancak uygulandığında niyetin ötesinde amaçlara hizmet etme riski taşımaktadır.

PKK o nedenle karşı çıkmaktadır. Zira süreç lehine işlemektedir.

Tampon Bölge Türkiye ve bölge için de risktir: Kürtlere saldırı ile bir “trajedi” fotoğrafı yaratılıp, o fotoğraftan hareketle bir hat çizilir ve orası adım adım Suriye’den koparılır. Tampon Bölge ve uçuşa yasak hava sahası ilanı bu işleme araç olur. Tıpkı 1991’de Irak’ta olduğu gibi...

BÖLGE ÜLKELERİNİN İŞBİRLİĞİ


Tampon Bölge, ABD’nin IŞİD üzerinden bölgeyi yeniden dizayn etme gayretlerine karşı bir önlem olamayacaktır. Zira kuvvetler dengesi nedeniyle niyetler bıçak sırtındadır.

Ayrıca Tampon Bölge, yapısal karakteri nedeniyle bölgeyle işbirliğine değil, ancak ABD’yle işbirliğine dayanarak uygulanabilecektir. Çünkü Tampon Bölge son tahlilde Türkiye’nin Suriye topraklarına müdahalesi demektir, asker sokmaktır ve bölge tarafından kabul edilemez!

Peki o zaman ne yapılmalıdır? ABD’nin planına karşı ne gibi bir önlem geliştirilebilir?

Çözüm Tampon Bölge kurmak yerine Sınır Güvenliği sağlamaktır.

Her ülke kendi topraklarında Tampon Bölge kurarsa, bölgesel sınır güvenliği sağlanmış olacaktır. Bu IŞİD’in yeni kaynaklar edinmesini ve Irak ile Suriye ordusunun hızla bu tehdidi ezmesini sağlayacaktır!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.