Tarihin kapattığı parantez


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

19 Aralık 2014, 20:58

IMF geçenlerde satın alma gücü paritesi üzerinden Çin ekonomisinin, ABD ekonomisini geçtiğini açıkladı. 17.6 trilyon dolara karşılık 17.4 trilyon dolar. Daha 2013 yılında Çin ekonomisinin ABD ekonomisini geride bıraktığını iddia edenler vardı. Ama aynı tespitin şimdi kapitalist dünyanın en önemli kuruluşlarından biri tarafından yapılması önemlidir.
Böylece 1860 yılında açılan bir parantez kapanmaktadır. Çin 1860 yılına kadar dünyanın en büyük ekonomisi idi. Çok değil ondan 40 yıl önce ise Çin ekonomisi yalnız başına Avrupa’nın tümünden daha büyüktü.

Asya’dan Pasifik’e eksen kayması
Paul Bairoch’un “Dünya Tarihi ve Ekonomiler” (1993) adlı eserinde, bu gerçek şu rakamlarla yer almaktadır:



Aynı kitapta, son 250 yıl içinde Batı ve Doğu dünyalarının en büyük iki ekonomisinin toplam büyüklüklerinin yıllar içinde geçirdiği değişim ise şöyle verilmektedir:


150 yıl içinde tablo tamamen tersine dönmüştür. En dramatik gelişme ise 1830-1900 yıllarını kapsayan 70 yıllık dönemde gerçekleşmiştir. Dünya üretiminin yüzde 60’a yakınını gerçekleştiren iki büyük ülke, deyim yerindeyse resmen yağmalanmış ve mutlak anlamda yoksullaşmış, dünya üretimindeki payları yüzde 8’e düşmüştür. Bu gelişmenin sonraki 50 yıl içinde daha da olumsuza doğru gittiğini biliyoruz. 1950 yılında sadece ABD, dünya hasılasının yarısına sahip bulunuyordu. İngiltere ile birlikte yüzde 60’ın üzerinde bir paya sahip oldukları söylenebilir.

Eksen yeniden kayıyor
Şimdi durum tersine dönmektedir. Daha doğrusu binlerce yıl boyunca dünya ekonomisinin en büyüğü olan ülkeler, 200 yıllık bir aradan sonra yeniden en büyük olmaktadırlar.
IMF rakamlarına göre iki ülke grubunun 2000 sonrası dünya ekonomisi içindeki nispi payları şöyledir:



ABD ile Çin ekonomilerinin 2000 ile 2010 yılları arasında gösterdikleri gelişme ise bugünün habercisi gibidir.


Kamuculuğun zaferi

Son 180 yıl içinde iki kırılma yaşanmıştır. 1830-1900 yılları arasında yaşanan ilk kırılmanın nedeni, sömürgeci zorbalıktır. 2000’li yıllarla birlikte yaşanan ikinci kırılmanın açıklaması ise, bir yandan kapitalist sisteminin çürümesi ve çöküş sürecine girmesi, öte yandan Çin ve Hindistan ekonomilerinin kamucu politikalarla yaptığı büyük atılımdır.
Dolaysıyla kamusal gücün insanlığın tarihi ilerleyişinde yeniden çok büyük bir rol oynadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Doğu’da 10. yüzyıl sonrasında gericileşen feodalitenin elinde üretici güçlerin gelişimini baltalayan, toplumu cendere içine alan “kamusal güç”, 20. yüzyıldan itibaren Bilimsel Sosyalizmin yol göstericiliğini benimsemiş ülkelerin tayin edici rol oynadığı bir süreçte, bu sefer üretici güçleri özgürleştiren, kitleleri harekete geçiren, toplumların yarattığı kaynakların adil bölüşümünü gerçekleştirerek, insanlığın yeni büyük hamlesinin motoru rolünü oynamaya başlamıştır.


Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.