Tarikatlar zenginlik değil rezilliktir


Rıza Zelyut

Rıza Zelyut

23 Eylül 2016, 15:59

“Yeni CHP”nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çıkıyor; “tarikat” denilen sapkın yapıları zenginliğimiz gibi gösterebiliyor. Onun övdüğü tarikatlar için Kemal Atatürk 30 Ağustos 1925’te Kastamonu’da şöyle diyor. “Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için kafidir.”
Cumhuriyet rejimi tarikatla hesaplaşma işini sözde bırakmıyor: 30 Kasım 1925’te TBMM’den çıkan kanunla tarikatların yürütüldüğü tekkeler, zaviyeler, dargâhlar kapatılıyor. Buralarda çalışan şeyhlerin, dervişlerin, müritlerin unvanları yok sayılıyor. Yüzlerce yıldır Türk milletinin kanını emen bu asalaklar sınıfı resmen kaldırılıyor.
Anlıyoruz ki Yeni CHP, “En doğru, en gerçek tarikat medeniyet tarikatıdır!” diyen ve millete uygarlığı işaret eden Mustafa Kemal Atatürk’e karşı ideolojik savaş açmıştır.
Bu rezilliği önlemesi gerekenler de öncelikle CHP’deki Atatürkçülerdir.

ŞERİF MARDİN NİYE ÖVDÜ?
Tarikatlar, en başından beri bu Cumhuriyet rejimini yıkmak için çabaladılar, isyanlar çıkardılar. Bunun en kanlı örneği, Nakşibendi tarikatının 1925 yılı şubatında başlattığı Şeyh Sait ayaklanmasıdır. Yine Kürtçü Nakşibendiler 1929/30’da Ağrı bölgesinde ayaklandılar. Bunun paraleli olarak da Menemen’de Cumhuriyet’e karşı yeşil bayrak açtılar.
Cumhuriyet’e savaş açan diğer bir tarikat da gerici Nakşibendilik’ten gelme Said-i Nursi denilen yobazın kurduğu Nurculuk tarikatıdır. Atatürk’e put diyen bu herif, 1950’de en büyük Hıristiyan din adamı olan Roma/Vatikan’daki Papa 12. Pius’a mektup yazarak işbirliği teklifinde bulunmuştur. Kendisine Vatikan’dan 22 Şubat 1951’de teşekkür mektubu gelmiştir.
Şerif Mardingibi liberal akademisyenler Said-i Nursi’yi bu antikomünist tavrı ve Amerikan Yeşil Kuşak Projesi’ne hizmetinden dolayı yenilikçi diye övmüşlerdir.
Said-i Nursi’nin yetiştirmesi Fetullah Gülen bu yolu sürdürdü. Papa’yı ziyarete gitti, üstadı gibi ona dinlerarası dayanışma (İbrahimi dinler projesi) önerdi. Hatta Müslüman dünyasının düşmanı Vatikan’ı kutsal toprak bile ilan etti.
Lakin bu böcekler sürüsü Büyük Atatürk’e “Beton Kemal” diyecek kadar düşmanı oldu.
Kılıçdaroğlu bunları zenginlik sayıyor işte...

CEHALETİN ÖRGÜTLENMESİ
Ortaçağ’a özgü kurumlar olan tarikatların günümüze aktarılması, tam anlamıyla cehaletin örgütlenmesidir. Bu cehalet kurumları da halk katmanlarını cehalete bağlayarak örgütler ve siyasetin emrine verir.
Demokrasi adına tarikatların önünün açılması, 1946 CHP’sinin işidir. 1950’de özgürlük vaadiyle iktidara gelen Demokrat Parti, 1965’te iktidara gelen Adalet Partisi bunları besledi. 12 Eylül 1980 darbesi ise tarikatçılığı, Cumhuriyet’in tepesine taşıma darbesi sayılabilir. Çünkü devlet, bir Nakşibendi müridi olan Turgut Özal’a teslim edildi.
Özal’ın büyük desteği ile Fetullahçı Nurcular her yana yayıldı, devlet içine yerleşti ve ticareti kontrol eder hale geldi. Işıkçılar, Süleymancılar, İcmalciler, Menzilciler, Tillocular, Hazneviler, İsmailağacılar, İskenderpaşacılar, Hakikatçiler, vb... tarikatlar Sünni vatandaşları kuşatıp teslim aldılar.
Toplumu Ortaçağ cehaletine göre kuşatıp kullanmak için yeni hocalar, yeni şeyhler piyasaya sürülüyor. Bunlar, laik ve çağdaş sistemle mücadele ederek kendilerine mürit derliyorlar. Milletin yerini ümmet alıyor.
Bu gericileşmeye de CHP Genel Başkanı zenginlik diyor.
Çünkü, kendisi BOP denilen ABD planı çerçevesinde Ilımlı İslamcı Parti’ye (AKP) yardımcı olmak üzere CHP’nin başına getirilmiştir. Belgesini arayanlar varsa, “Muaviye’den Erdoğan’a Din ve Siyaset” adlı eserimizin ilgili bölümüne bakabilirler.

CENNET REKLAMI
Bugün dünyaya şöyle bir bakın:
Müslümanlar cehennemde, Hıristiyanlar cennette...
Kavga ve sefalet İslam dünyasında, barış ve zenginlik Hıristiyan ikliminde...
500-600 sene önce ise onlar şu anki İslam âlemi gibiydiler. Hıristiyan tarikatlar toplumu esir almışlardı. Papazlar, din afyonu içirdikleri Hıristiyanlara, büyük paralar karşılığında cennetin anahtarlarını (Endüljans) satıyorlardı.
Onlar tarikatlara savaş açarak kurtuldular.
Bizde ise o bataklık giderek genişliyor.
Bu bataklıkları ülkenin zenginliği olarak gören kişiye ne denir?
Cennet reklamcısı...
Endüljans tüccarı...


Rıza Zelyut
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.