Taşeron işçilik, modern kölelik ya da açlıkla terbiye


İsmail Hakkı Pekin

İsmail Hakkı Pekin

26 Nisan 2015, 14:52

İki ay kadar öceydi, Zonguldak’tan bir işçi kardeşim aradı. Ankara’ya gelip benimle görüşmek istedi. Önce programım yoğun olduğu için hemen görüşme olanağımız olmadığını ve sorunun telefonla ya da e- posta ile iletmesini istedim. Fırsatım olduğu zaman da kendisiyle Ankara’da görüşeceğimi söyledim. Müteakiben yüz yüze görüştüm de. Sorunu yüzbinlerce emekçinin sorunu ile aynıydı. Taşeron işçilik.

Askerliğini yapmış memleketine dönmüş, Zonguldak’ta bir şirkette taşeron işçi olarak çalışıyor ve asgari ücret üzerinden maaş alıyordu. Evlenmişti ve bir çocuğu vardı. Sıkıntısı iş güvencesi idi. Taşeron işçi olduğu için her an işinden olabilirdi. Yani iş garantisi yoktu. Olmadık bir zamanda işsiz kalmaktan ve evinin nafakasını temin edememekten, eşini ve çocuğunu aç ve açıkta bırakmaktan korkuyordu. İsteği kadrolu işçi olmaktı. Bunun benden tanıdıklarım vasıtasıyla devreye girmemi istedi. İstedi ama be yapamadım. Tanıdığım insanlara söylemem rağmen geri dönüş bile yapamadılar. Tabii sadece bana derdini anlatan işçi arkadaşımın taşeronların elinden kurtarılması bir şey ifade etmiyordu. Önemli olan bu çarpık düzene, kölelik düzenine, emperyalizmin insana değer vermeyen anlayışına bir son vermekti. Bu sorun ancak o zaman çözülebilirdi.

Türkiye 1980 den başlamak üzere emperyalst/ küresel sisteme eklemlenmeye başlamış ve 12 yıllık AKP iktidarı döneminde bu eklemlenme tamamlanmıştır. Küresel sistem ne emrediyorsa veya neyi uygun görüyorsa ülkemizde o uygulanmaktadır. Bu sadece ekonomik anlamda değil maalesef bütün alanlarda böyledir. Ülkemiz üretimi terk etmiş, adeta dışarıdan gelen borç parayla sistem döndürülmektedir. Sanayi ve tarım da üretim durma noktasındadır. Siyasi iktidar anayasal görevlerini yerine getirememektedir. Emekçileri taşeronlara emanet etmiştir. Sendikalı işçiye tahammülü yoktur. Emekçiler iç güvenliği olmadığı için işten atılmakla/ açlıkla terbiye edilmektedir. İşten atılma, işsiz kalma, aç kalma sopası her zaman işçinin başının üstünde demoklesin kılıcı gibi sallanmaktadır. Çözüm nedir. Her halde mevcut iktidarın yaptığı gibi sadaka politikası uygulamak değildir.

Emekçilerin sorunu ancak Türkiye’nin sorunları çözüldüğü zaman çözümlenebilir. Emekçinin sorunları Türkiye’nin temel sorunları ile aynıdır. Daha fazla demokrasi, üretim ekonomisi, emek sömürüsünün sona erdirilmesi, sendikalaşma özgürlüğü, fikir özgürlüğü, demokratik yönetim, Türkiye’nin , Türkiye’den idaresi, insanların bahaneler ve komplolar yaratılarak itibarsızlaştırılmasının ve zindanlara tıkılmasının önlenmesi vb. sağlanmadan emekçilerin sorunlarının çözülmesi mümkün olmayacaktır. Bütün bunları sona erdirecek ve bunlara dur diyecek, milli politikaları hayata geçirecek bir iktidara ihtiyacımız var. Ancak milli bir iktidarla bunların üstesinden gelebiliriz. Bunun için de emekten, demokrasiden, laiklikten, fikir özgürlüğünden, özgür sendikacılıktan, insan gibi yaşamaktan ve çocuklarımızın geleceği için bütünleşmiş ve ulus devleti muhafaza eden bir vatanımız olsun diyenlere 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde büyük iş düşmektedir. Vatandaşlarımız bunu başaracak iradeye sahiptir. Başaracaklardır da.

İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
talihsiz taşeron işçi - 2 yıl önce
taşeron işçilerin kadroya alınması yönünde hükumet kanadından çıkan iddaların çalışmaların gerçeklik payı nedir?bunu bilmek istiyoruz ne kadar inandırıcı artık sorgulayan uyanık seçmen var,artık kandırılmaktan bıkmış türk milleti var ve artık birçok haklardan mahrum bırakılmak istemeyen bir nesil var..yeter artık insanların hayalleriyle oynamayın umut tacirliği yapanları Allah'a havale ediyoruz.bir oy uğruna gelip geçici dünya menfaatı ve aldatıcı koltuklar mevki makam para konfor uğruna insanların temiz duygularıyla oynayamazsınız aylardır kadro verecez deyip milleti kandırıp duruyorsunuz haşa Allah'ı kimse kandıramaz utanmadan asgari ücret bir işçiye çok bile diyenler vicdan merhamet yok sizde sizler alın 15-20 milyar maaş meclisten gece yarıları ilave zamlar yapın kendinize işçiye acımayaın bu adalet değil ve mazlumun hakkı yerde kalmaz oy moy yok size önce işçilerin maaşlarını yaşam koşullarını düzeltin ondan sonra oy dilenciliği yapın!!!!
Avatar
misafir - 2 yıl önce
komutanım talatpaşa komitesi ile ilgili konfrans için sizinle iletişime geçmek istiyoru saygılarımla...