Tayyip sadece kendi halkından değil, bütün Müslümanlardan korkuyor!


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

03 Mart 2015, 00:32

1 Mart akşamı televizyonlardan, Tayyip Erdoğan’ın Kâbe’yi tavaf görüntüleri yayınlandı.
Elele tutuşmuş Suudi asker ve polis ile Türk korumalardan oluşan üç güvenlik halkasının içinde Tayyip Erdoğan görüntüsü, muhtemelen Kabe’yi tavaf eden yabancı devlet başkanları içinde bir ilki oluşturuyor.
Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de, 200 özel koruma ile dolaşmasına alıştık.
Ülkesinde 200 koruma ile dolaşmanın kendi halkından korkmak dışında bir açıklaması olamaz. Ve Türkiye tarihinde bu durumun başka bir örneği yoktur.
Her fırsatta korumalarını atlatıp yalnız başına halkın içine karışma alışkanlığı olan Atatürk örneğini burada anmaya gerek yok.
Ama 5 Mayıs 1960 günü Ankara Kızılay meydanında kendisini protesto eden gençlerin yanına giden Menderes örneğinden, koruma ordusu olmadan ülkesinde bir adım atamayan Tayyip örneğine gelmek, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini gösteriyor.

Müslüman’a karşı tedbir
Kâbe’de herkes ihramlar içinde ve silahsız.
Üstelik Kâbe’de Tayyip’in umre ziyaretini yaptığı o gece yarısı, Türk vatandaşı muhtemelen ya hiç yoktu veya en fazla üç beş kişi vardı.
Geri kalanlar Suudi yurttaşları ve diğer Müslüman ülkelerden gelen hacılar.
İşte Tayyip Erdoğan böyle bir topluluğun içine etrafında üç halka koruma çemberi olmadan çıkamıyor.
Demek ki Tayyip Erdoğan bütün Müslümanlardan korkuyor.

Herkes ektiğini biçer
Korkmakta haklı da... İktidarı döneminde ABD’nin BOP Eşbaşkanı olarak Yeni Osmanlı rüyalarıyla Batı Asya ve Kuzey Afrika’daki bütün Müslüman ülkelerde yaptıklarından sonra, herhangi bir Müslüman ülkede rahat dolaşamayacağı açıktır.
Tayyip Erdoğanların, dünyanın neresinde olursa olsun akan Müslüman kanında sorumlulukları vardır.
Libya, Suriye ve Irak gibi ülkelerde ise ABD’nin yanında yer almak gibi bir genel sorumluluğun ötesinde, özel olarak oynadıkları rol dolayısıyla ağır sorumlulukları vardır.
Tayyip Erdoğanlar Türkiye’yi bir terör üssü haline getirmişler, Müslüman ve komşu ülkelerin içişlerine burunlarını sokmuşlar ve bütün Müslüman halkların nefretini kazanmışlardır.
Bundan dolayı Somali, Irak ve Afganistan’da Türk büyükelçilik mensupları saldırıya uğramaktadır.
Bundan dolayı Mısır, Yemen, Suriye, Libya gibi çok sayıda Müslüman ülkede Türkiye, elçilik personeli bile bulunduramaz duruma düşmüştür.
Bundan dolayı Libya’dan Türk işadamları kovulmaktadır.
İşte bu koşullarda Tayyip Erdoğan; Kâbe gibi bir mekanda bile yüzlerce kişiden oluşan koruma ordusu olmadan adım atamamaktadır.

Ülkeyi yönetebilme ölçütü
Bütün bu manzaralar, Tayyip Erdoğanların Türkiye’yi yönetemeyeceğini de gösteriyor.
Ülke içinde yüzlerce koruma olmadan adım atamayan bir siyasetçi ülkeyi yönetemez.
Sadece kendisi değil, iktidarın bütün diğer yetkilileri ve Tayyip’in aile bireyleri de onlarca koruma ile dolaşıyorlar.
Böylesine büyük bir koruma ordusuna ihtiyaç duyan bir siyasetçinin, halkın gözünde meşruiyetini kaybettiği açıktır.
Bu durumdaki bir siyasetçi, 200 koruma ile belki kişisel güvenliğini bir süre için sağlayabilir ama ülkeyi yönetemez.

Halka karşı, vatana karşı, devlete karşı
Bütün Müslüman halkları kendisine düşman etmiş olan bir kişi ile Türkiye’nin çıkarları savunulamaz.
Kardeş Müslüman ülkelerde elçilik personelini bile bulunduramaz duruma düşüren bir devlet başkanı olamaz.
İzlediği politikadan dolayı başka ülkelerden işadamlarının sınırdışı edilmesine yol açan bir yetkili, devleti yönetememenin ötesinde vatana, vatanın hayati çıkarlarına karşı suç işlemektedir.
Onun için Kâbe’deki görüntüler, Tayyip Erdoğanların Türkiye’yi yönetemeyeceğinin resmi olmaktan başka bir anlama gelmiyor.


Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.