banner863

Terör çağında istihbarat


Doç. Dr. Sait Yılmaz

Doç. Dr. Sait Yılmaz

11 Ekim 2016, 11:18

Ülke barışta çünkü biz istihbaratçılar savaştayız.
(Robert Gates, 1975) 

            Giriş
 
            Soğuk Savaş ile birlikte savaş anlayışında önemli bir değişim oldu ve büyük güçler kendi arasında doğrudan bir savaş riskinden uzak durmaktadır. Büyük savaş olasılığının azalması ile Batılı devletler savaşmaktan vazgeçmemiş, hatta askeri silahlı çatışmalar düzenli hale gelmiştir. Batılı devletler sınırlı konvansiyonel savaşlarda kendilerine müttefik ülkeler bularak, bunları danışmanlar, eğit-donat programları ve küçük askeri güçler ile destekleyerek, arka planda kalmayı tercih etmektedirler (1). Terörle işbirliği yapan ülkeler madalyonun iki yüzünde de yer almakta, terörle mücadele görüntüsü altında devlet terörü yeni örtülü teşkiller kurgulamaktadır. Çağımızın tehditleri artık devletlerin ötesinde, devlet olmayan unsurlardan geliyor. Bunlar genellikle çöken bir devletin içinden çıkan etnik gruplar, ideolojiler, terör örgütleri şeklinde görülüyor. Doğrudan ve topyekûn askeri güç kullanımı yerine askeri kuvvetlerin sınırlı sayı ve kapsamda, belirli bölgelerde özel görevlerle kullanıldığı askeri yöntemler, bir müdahale ve politika vasıtası olarak 21. yüzyılda yöntemleri gittikçe gelişecek bir gelecek vaat etmektedir. Doğal olarak bu tür yöntemler her şeyden önce askeri gücün hedef ülke veya bölgede farklı istihbarat fonksiyonlarını optimum bir konsantrasyonla kullanacak kuvvet ve yetenek bileşenleri gerektirmektedir. Öte yandan, terör tehdidi Ortadoğu ve dünyanın diğer fakir bölgelerinin ötesine taştı. Arap hareketlerine benzer gelişmeler son yıllarda ABD, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde de insanların sosyal medyayı kullanarak ayaklandığı ve bazen de şiddete dönüşen eylemler ortaya çıkardı. Bunlar aslında daha büyük sosyal hareketlerin habercisi olarak algılanmalıdır. İnsanlar internetten bulduğu bir ideoloji ile bağlantı kurup, katliam yapıyor. Bu nedenle, kolluk güçlerinin sosyal medyadan istihbarat amaçlı istifade etmesinin önemi arttı.

 
Soğuk Savaş’ın bitmesi ile istihbaratçıların işi öncesine nazaran daha da zorlaşmıştır. Bunun en başta gelen nedeni yeni tehdit ve risklerin çok geniş kapsamda ve bugüne kadar görülmeyen nitelikte olması ile ilgilidir. İçinde bulunduğumuz konjonktür “terör çağı” olarak adlandırılmaktadır. Terör örgütleri, sürekli kendilerini rakiplerine adapte ederler. Kabiliyetlerine sizin hassasiyetlerinize göre şekil verirler (2). Üstelik genellikle başka ülkelerde üslendikleri, ulusaşan karakterde olduklarından, onlar hakkındaki istihbaratınızı başka ülkelerde yapmanız gerekir. Soğuk Savaş’ta strateji çok fazla istihbarata bağlı idi. Bugün ise eyleme geçilebilir istihbarata bağlı çünkü hedefiniz caydırmak değil, önlemek. Bu yüzden teröristlerin, potansiyel rakiplerin örgütlerine, eğilimlerine ve kabiliyetlerine nüfuz etmek zorundasınız. İstihbarat artık bir süreç değil, manevra yapabilen bir silah oldu. Aç gözlülük, paranoya, fanatizm ve rekabet sonucu ortaya çıkan düzensizlikler ulus-devlet yapılarını istismara açık hale getirmektedir. Saldırgan istihbarat fonksiyonları medya ve haber kaynakları yanında iletişim ve ulaşım vasıtalarını da hedef almaktadır. Birçok ülke bozucu faaliyetlerle mücadele etmek için kaynak ayırmak zorundadır. Türkiye’nin son yıllarda karşılaştığı ayaklanma, iç savaş ve darbe girişimleri, bunların sonuçları olan bombalı saldırılar ve diğer terör eylemleri güvenlik ve istihbarat anlayışında yeni bir kültürü gerektirmektedir. Bu makalede, güvenlik birimlerimizi, polis, asker ve istihbaratımızı bu yeni kültürle tanıştırmaya çalışacağız.

 
            Yeni (kamu) güvenlik yönetimi ve istihbarat..

 
            Güvenlik yönetimi son 20 yıldır radikal olarak dönüşüme uğradı. Geleneksel anlayışa göre; ulus-devletin polis, sınır güvenlik ve istihbarat servisi gibi özerk, devlet yapıları güvenlikten sorumlu idi. Bugün çok-seviyeli ve çok merkezli güvenlik yönetimi anlayışı içinde; çeşitli devletlerin katıldığı müşterek, çapraz konumlu ulusaşan örgütler, bölgesel ve küresel hükümet örgütleri, ticari güvenlik oluşumları ve gayri resmi şebekeler birlikte çalışmaktadırlar (3). Bu yapılanma, ‘düğümsel güvenlik yönetimi’ olarak adlandırılmakta ve aralarında bir hiyerarşi olmayan karar verme merkezlerinden oluşmaktadır. Şebekelerden oluşan karar yapılarından meydana gelen bu merkezlerde profesyonel uzmanlar, kamu ve özel kesimin aktörleri bulunmaktadır (4). Polis ile ilgili geçmişteki strateji ‘görünürlük’ idi. Caddelerde gezen ya da devriye dolaşan polislerin suçluları suç işlemekten vazgeçireceği varsayımı işe yaramadı. Hırsızlar ve uyuşturucu satanlar fazla umursamadan işlerine devam ettiler. Bugün görünürlüğün yerini ‘görünmezlik’, bilgi toplamak ve önlemek için ‘şebeke kurma’ alıyor. Teröristlerin izini sürmek için komşularınızı takip edin tavsiyesi yapılıyor. Sorgulama haricinde polislerin istihbarat toplama işlerine girmesi Batılı ülkelerde çabucak meşru sınırların ötesine taştı. Üstelik polis teşkilatında toplayıcılar, analizcilerden daha etkilidir ve doğru bilgi gelse bile doğru analiz çıkmayabilir. Polis istihbaratı genellikle taktik seviyededir ve günlük rutin işlere nadiren entegre edilir. Polisin suçluları ve suç faaliyetlerini orijinleri ile birlikte takip etmesi için etkili bir ön hat kullanıcısı olmaları gerekir. Bu ise bilgi, istihbarat, şebeke ve seçilmiş hedefe odaklı bir istihbarat sistemi tartışması getirdi. İstihbaratta dijital teknolojinin kullanılma ihtiyacı, şebekeye dayalı istihbarat anlayışını öne çıkardı.



 
            Bugünün başta terör olmak üzere küresel olarak yaygın suç şekilleri ile mücadele için başta bilgisayarlar olmak üzere modern teknolojilerin etkin kullanımını ve bilgisayar destekli analitik vasıta kullanımı gereklidir. Sosyal medya analizi eğer kamu güvenliği için kullanılmayacaksa yani bu bilgiler ile kamuoyu istismar edilecekse ahlaki ve yasal sorun ortaya çıkar. Nitekim çeşitli devletler başka halkları analiz etmek için terörle ya da suçla mücadele kisvesini kullanmaktadır. Kamu güvenliği sosyal medyayı şu prensipler dâhilinde kullanmalıdır (5);

- Yeterli ve sürdürülebilir bir gerekçe olmalıdır.
- İstihbarat sistemine entegre edilmesi ihtiyacı vardır.
- Orantılı ve gerekli yöntemler kullanılmalıdır.
- Yetki için doğru otorite ve dışarıdan denetim olmalıdır.
- Daha açık kaynaklar varken, izin gerektiren girişler yapılmamalıdır.

 
Birçok terörist örgüt küçük hücreler halinde çalışır ve onları belirlemek, sızmak ve takip etmek hemen hemen imkânsızdır. Bu örgütlere sızmanın en iyi yolu ihtiyaç duydukları desteği sağlayan şebekeler yolu ile olur. Bu destek şebekesini belirlemenin bir yolu terör saldırısından sonra yapılacak adli kanıt çalışmaları ile elde edilecek bilgilerden sağlanabilir. Gözetleme veya izleme bireysel olarak terör örgütünün ana aktörlerine ulaşmanın en iyi yoludur. Fiziksel ve elektronik izleme zaman alsa da yerlerini belirlemek için etkili yöntemlerdir (6). Aranan yüksek öncelikli teröristlerin profil bilgileri hazırlanmalı, başta havaalanları olmak üzere kritik hedef olabilecek yerlerdeki güvenlik birimlerine dağıtılmalıdır.

 
             Soğuk Savaş’ın sonundan itibaren Batı ulusal güvenliğinin hedefi ülke savunmasından vatandaşlarının güvenliğini sağlayan devlet anlayışına ve demokratik hak ve kurumların korunmasına kaydı. Espiyonaj, terörizm ve organize suçlar ile mücadelede istihbarat, kolluk güçleri ve özel kuvvetler melez yöntemler kullanmalıdır. Ancak, örtülü teşkillerin varlığı demokrasiye zarar vermekte ve kanunların değil, kişilerin yönettiği bir devlet oluşmasına neden olmaktadır. Terörle mücadele öncelikle askerlerin değil kolluk güçlerinin ve istihbaratın işidir. Gelecekte, insanların tek başına yaptığı eylemler artacak, bu yeni bir tehdit alanıdır. Yaşadıkları ülkede dışlanmış kişiler bu tehdidin ana kaynağıdır. Son 10 yılda göçmen olup, teröre maruz kalıp, radikalleşen insanlar da bu sorun daha çok görülecektir. Oldukları yerde mutlu olmayan, akli sorunları olan kişileri yanlarına çekecek örgütlerin yöntemleri boşa çıkarılmalıdır. Terör örgütleri bu kişileri şartlandırmakta, beyinlerini yıkamakta ve kendi yanlarına çekmektedirler. Böylece o kişi yaşadığı ülke ve vatandaşlarının kötü olduğunu düşünüyor. Canlı bombalar, intihar saldırısı yapanlar bu insanların içinden çıkıyor. Yaşadığı hayat öğretilen ideolojiye uymuyor. Ülkeye mümkün olduğunca çok zarar vermek istiyor. Bunu da yumuşak hedeflere saldırarak yapıyor. İstihbarat sistemi kimin daha riskli olduğunun tespiti konusunda bir çalışma geliştirmelidir. Bir kişinin iyi olmadığını düşünebilir ancak araştırmaya devam etmek için somut verileri de olmalıdır. Sadece şüphe üzerine yapılan incelemeler, kişilerin sivil haklarına zarar verebilir, hukuki sorunlar doğurabilir. En az müdahaleci yöntemler izlenmelidir. Oluşturulan takip listesi sonsuza kadar kişiyi orada tutmamalıdır. Herkesi izlemek mümkün olmadığından yeni bir kavram ortaya atıldı; “akıllı (smart) istihbarat”. Bu istihbarat türü, şiddete eğilim gösteren yani şüphelileri hedef alan dar bir çevreye istihbarat gayretlerinin yönetilmesi anlamına geliyor. Böylece tüm toplumu hedeflemek yerine, etkinlik vaat eden kesime yönelmeyi böylece insan hakları problemlerinden de kaçınmayı öngörüyor. Temel sorun artık elinizde olağan ya da popüler deneyimi ile makul şüpheliler listesinin olması ve böylece toplum içinde şüpheli bir kesim yaratmış olmanız.

 
            Terörle mücadelede istihbarat toplama..

 
Terör, ayaklanma, gerilla faaliyetleri, iç savaş, melez savaş gibi kavramların hepsini literatürde “düzensiz savaş” başlığı altında toplayabiliriz. Düzensiz savaşın operasyonel ortamının özellikleri; sürekli kargaşa, doğrusal olmayan hiyerarşi, ortama uygun yenilikler geliştirme gerekliliği, değişen operasyon tipleri, çok az hata isteyen hızlı kararlar alma ihtiyacı, geniş bir rol ve görev alanı, riski yönetmek ve belirsizliği azaltmak için bilgiye olan bağımlılık olarak sıralanabilir. Böyle bir ortamda gelişmiş istihbarat toplamanın gene gelişmiş bir istihbarat analiz sistemi ile uyumlu hale getirilmesi büyük bir avantaj sağlar. Böylece düzensiz savaşın eylemleri ve sonuçlarını yönetir, elinizdeki imkânları birleştirir, manevra yapar ve istihbaratı silah gibi kullanabilirsiniz. İstihbarat toplama faaliyetleri için şu soruların cevabı verilmelidir (7); (a) Niçin? (b) Nerede? (c) Ne zaman? (d) Ne arıyoruz? (e) Toplama ortamının özellikleri nelerdir? (f) Başarı kriterlerini neler oluşturur? (g) Öngörülen toplamanın verilecek karar verme veya devlet politikası ile ilişkisi nedir? Oluşturulan toplama sistemi (hücreler, özel yapılar, kişiler, şirketler, ülkeler) pek çok ajanın içinde yer aldığı kendine özgü dinamik bir şebekeler zinciridir. Bu şebeke diğer şebekelerdeki ajanlarla birlikte harekete eden, öğrenen, adapte olan, eyleme geçen ve diğer ajanlara göre reaksiyon gören bir yapıda olmalıdır. Şehir istihbaratının ana aktörü olarak kurulacak sistem; çift, üçlü veya daha büyük gruplar, örgütler, hücreler, düğüm noktaları ve şebekelerden meydana gelebilir. İstihbarat toplama faaliyetlerinin çerçevesini şunlar oluşturur (8);

            - Nüfuz.
            - Beş tip izlenebilirlik.
.           - Yedi çeşit temel.
            - Toplama için ortam oluşturma.
            - Tecrübe.
            - Sanal ortam kullanımı.
            - Sensör kullanımı ve optimizasyonu.
            - Toplama İçin Analitik Rehber (TİAR).
            - Toplama stratejisi.

 
            İstihbaratçılığın temeli aynıdır; hedefe nüfuz etmek ve bilgiyi almak. Soğuk Savaş süresince bunun için James Bond tipi ajanlara başvuruldu. Bugün bu tür örgütlere sızmak kolay değil, bir örgütü izleyebilirsiniz ama ne yapacağını bilmeniz çok zordur. Örneğin, bir intihar bombacısının bir sonraki hedefini bilmek kolay değildir. Bu nedenle, niyetleri okumak önemli hale gelir. Nüfuz etmek için genellikle gözenek sistemi kullanılır. Nüfuz etmek, sadece siber alanla ilgili değildir; düzensiz operasyonel ortamda sokaktaki insana ve araçlara da nüfuz edilmelidir. Örneğin bir intihar bombacı mekanizması saldırı için insan, araç ve malzeme kullanmak zorundadır. İstihbarat toplayıcısı, örgüt elemanlarını aramak, bulmak ve izini korumak için bir yarış içindedir ve bunu yapmanın yolu ise düşüncede üstün olmaktır. Kurnazlıkta galip gelmenin en bilinen yolu kendinizi rakibin yerine koymak, onun bu işleri nerede ve nasıl yapabileceğini öngörmek, olta atmak hatta cazip gözüken bir hedefi olan tuzak kurmaktır. Örgüt içine sızmak paranoyayı artırır ve bunu bilinçli olarak hissettirirseniz, karşı taraf; kendi kuyruğunu yakalamakla zaman kaybetmeye ve göstereceğiniz yanlış izlerle yanlış kişileri infaz etmeye ve zayıflamaya başlar. Uygulanacak stratejiyi ve detaylarını burada uzun uzun anlatacak değiliz, bu teröristlere de ders olur. Ancak, örgüt ile izleme temasını sürdürmek için uygulanacak strateji, beş tip izlenebilirliğin (işlevsel, biyometrik, durumsal, kültürel, teknik) istihbarat toplama ortamına (data, sensör, anlayış ve nüfuz) entegre edilmesini gerektirir.

 
            Elde edilen bilgiler en sonunda bize avantaj sağlayacak anlayışa dönüşür ve anlayışı kullanarak düşünür, plan yapar, hızlı karar verir, rakip ülkeler ve vekillerinden daha iyi oluruz (9). Toplama planının yedi temelini şunlar oluşturur (10);
            - İnsan istihbaratı (HUMINT),
            - Teknik sensörler,
            - Sıra dışı muhbirler, izleyiciler, hareket edenler, yerine koyanlar, nötr/ticari şirketler,
            - Bilgisayarlar,
            - Data şebekeleri,
            - Açık kaynaklar,
            - Tüm toplama kabiliyetlerini geliştirmek için data yolları.

 
            Teknik sensörler, genellikle SIGINT, MASINT ve GEOINT istihbarat disiplinlerine bölünür. SIGINT yani sinyal istihbaratı elektronik istihbarat kaynaklarından elde edilir. MASINT ise belirli teknik sensörlerden elde edilen metrik, açı, uzaysal bilgi, dalga boyu, zaman sırası, modülasyon, plazma ve hidromanyetik gibi verileri sağlar. GEOINT ise görüntü, resim ve uzaysal boşluktaki varlıklar ile ilgili bilgileri temin eder. Teknik işlerin çoğu görülmez. Bu yüzden toplayıcılar analizciler ile birlikte veri, telsiz frekans enerjisi, elektronik emisyonlar, ısı gibi teknik değişimleri fark edecek sistemler kullanmalıdırlar. Operasyonel ortamın bir özelliği, insanların teknoloji sayesinde birbiri ile irtibatlı olmasıdır. İstihbarat toplayıcısı bu irtibat şemasını mikro açıdan ele alarak insanların ev, iş, komşuluk veya ilçe içinde fiziksel, sosyal ve elektronik irtibatlarını izlemelidir. Makro açıdan ise insanların çevredeki şehirler, bölgeler, ülke içi ve dışı irtibatları takip edilmelidir. İstihbarat toplama işi sosyal, fiziksel ve dijital etkileşimleri izleyeceğinden sosyal medyaya nüfuz edilmelidir. Ortamının diğer bir özelliği gözenekli sınırlardır. Toplayıcı bu gözeneklerin büyüklüğünü, içinde nasıl hareket edildiğini, kültür ve teknolojinin onu nasıl etkilediğini anlamalıdır. Bu gözeneklerin tarih içinde oluşumu kadar terörist ve isyancıların burada nasıl sığınma imkânı bulduklarını da incelemek gereklidir.

 
Operasyon alanındaki toplama/analiz timleri entelektüel kabiliyetleri ile komutanlara ve yöneticilere pratik çözümler sunabilmelidir. Örgüt faaliyetlerini izlemek için “nokta sürekli izleme” sistemi oluşturulmalı, bu noktalar için Milli Nokta Sürekli İzleme Merkezi kurulmalıdır. Sürekli Gözetleme Noktası (SGN) Operasyonları, algılanmayan bir şey kalmaması için çeşitli sensörlerin kombinasyonlarının kullanılmasını gerektirir. Sürekli Gözetleme Haritası içinde SGN’ler kullanılarak zamansal, uzaysal ve görüntüsel olarak bir açık kalmaması, rapor ve alarm sistemi koordine edilir. SNG, anormallikleri ve eğilimleri tespit etmek için gereklidir ve analizciye belirli bir alanda düşünmesi için veri sağlar. Özellikle doğru yerde ve zamanda belli izlenebilirlikleri takip etmek için kullanılır. SNG operasyonu ile huzursuzluk veren şeyin sırası ile statüsü, işlevleri, orijini, neyin etki yarattığı, bir sonraki değişimin ne olacağı izlenir. SGN operasyonları ile ayaklanmacıların halk içinden aldığı destek ile ilgili alış verişler, faaliyetler ve işlemler takip edilir. Bir şüphelinin yerini belirlemek için şu teknikleri kullanılabilir (11);

            - Cep telefonunun izlenmesi (COMINT),
            - Telefon sinyalinden yerinin belirlenmesi (SIGINT),
            - Gözetleme kamerası ile tespit (IMINT),
            - Hakkında konuşarak bilgi almak (HUMINT),
            - Gizli takip ile görüş alanında tutmak (HUMINT),
- Kişinin kıyafetindeki artık veya kirlerden tespit (MASINT).


 
 
            Neyi izleyeceğini bilmek..           

 
            Düzensiz savaşta özellikle şehir ortamında istihbarat toplamak zordur. Ortamda bulunan rakipler, dostlar, halk, (eğer yabancı ülkede iseniz) ev sahibi ülke hükümeti, polis ve güvenlik güçleri, çokuluslu şirketler, NGO’lar, yabancı istihbarat servisleri gibi pek çok aktörün bulunması istihbarat toplama ve analizini zorlaştırır. Böyle bir ortamda yıldırıcı ve sürekli yeni durumlara adapte olan bir düşmana karşı düşünce üstün olmak için, saldırgan istihbarat toplama ve analiz yöntemleri ile etkin bir karar alma sistemi geliştirilmelidir. Düzensiz savaşta istihbarat sisteminde ciddi değişiklikler gereklidir. İstihbarat toplayıcısı hedef ülke ve örgütlerin halk, tarafsız kuruluşlar, ticari şirketler ve devlet organları ile ilişkilerini tespit etmelidir. Bu ağlar bir çiçek bahçesindeki örümcek ağı gibidir ve genellikle görünmez, ancak güneşe vurduğunda veya bahçede dolaşırken yüzümüze çarptığında fark ederiz. Gözümüzü kırptığımızda örümcek ağı kaybolur, orada olduğunu biliriz ama göremeyiz. Ayaklanmacılar ve teröristler de bu tür ağlara sahiptir; mekanik irtibatlar (telsiz frekansı enerjisi, fiber optik kablo, kısa dalga iletiler), kuryeler, lojistikçiler, ulaştırmacılar, sosyal ilişkiler, istihbaratçılar, örgütsel işlevleri olanlar ve doğrudan halk ile temas edenler. Bunların hareketlerini, ağlarını, eylemlerini bazen görürüz, diğer zamanlarda görünmezler. Rakibin gücü de buradan gelir yani görünmezlik, gizli hareket etme ve eyleme geçme. Büyük bir şehirde kurduğu ağlar arasında düğümler yaparak, sizin yanlış yığınlarla uğraşmanıza neden olur. Ayaklanma ile baş etmenin zor yanı budur; büyük bir insan kitlesi içinden hedef şahısları bulmak (12). Çünkü ayaklanmacı genellikle yerel halk ile aynı etnik ve dini geçmişe sahiptir, aynı dili konuşmaktadır, kendi geliştirdiği güvenlik sistemi içindedir, işlerini açıkta ve gün ışığında yapmamaktadır. Gizlilik, saklanma ve hayatta kalma konusunda pek çok pratik geliştirmişler ve bu onların üstün yanlarıdır.

 
            Bilginin sosyal ağlar vasıtası ile ucuz ve hızlı şekilde yayılması sadece şehir ve ülke içinde değil, kıtalararasında bile bazı avantajlar ve dezavantajlar sağlar. İçinde bulunduğumuz kültürü, insanları, doğum ve ölümleri, yaptıklarını, ilişkilerini ve ne düşündüklerini anlamak için bu bilgi ağları benzersiz bir kaynaktır. Beş tip ağ (link) vardır; teknik, sosyal/insani, işlevsel, örgütsel ve düşünce/tartışma ortamı. İstihbarat toplayıcı burada; insanları neyin, niçin irtibatlandırdığını, bu irtibat ağının gücünü ve bu ağın ne kadar süre daha devam edebileceğini düşünmelidir(13). Böylece toplayıcı hem bu ağın doğasını ve nasıl nüfuz edeceğini hem de istihbarat kaynaklarını (insanlar, kurumlar, motifler) belirleyecektir. Toplayıcı, toplama vasıtalarını çeşitlendirmekte de sıkıntı yaşar. Terörle mücadelede istihbarat en kritik vasıta olarak görülmekte ve bu istihbaratın belkemiğini ise ele geçirilen şüphelilerin sorgulanması ve uydu kabiliyetleri oluşturmaktadır. Terörle mücadele ile ilgili gizli bilgilerin, teknik ve prosedürlerin basına sızmasının hem mücadeleye zarar verdiği hem de güvenlik ve özgürlük arasında çelişki yaşanmasına yol açtığı değerlendirilmektedir. İyi saklanmış hücreler ve ağlar hareket eder, yer değiştirir ve dönüşür ama siz bulamaz ve etki edemezsiniz. Uzman olanları iyi eğitilmiş, yaratıcı ve akıllıdır. Çabuk öğrenir ve öğrendiklerini birlikte çalıştıkları ile paylaşırlar. İnsan ağını takip etmek kolay değildir. Örgüt içindeki kişiler sürekli değişir ve kişilerle birlikte ilişkiler ve roller de değişir. Örgüt içinde ele geçirilen her kişinin yerine süratle yenisi gelmektedir. Muhbirlerinizin bu yeni kişiyi ve ilişkilerini anlaması uzun zaman alır. Bir coğrafi bölge ile yapacağınız siyasi, ekonomik veya güvenlik ortamı ile ilgili analiz mutlaka insan ağı ile ilgili analizi de ihtiva etmelidir. Bir bölgedeki şiddet olaylarının kapsamını anlamanız o bölgede kimin kimi ve hangi kaynakları kullandığını bilmenizi gerektirir.

 
            İstihbarat örgütlerinin önemli bir işi hedef seçtikleri ülkelerdeki insan ağlarını, özellikle suç örgütleri, silahlı akımlar veya diğer örgütler içindeki kişileri, ilişkileri, şahısların karakter özelliklerini ve kabiliyetlerini ortaya koymaktır. Bir insan ağı seçilen bir bölgedeki bir örgütün ilişki şebekesidir. Bunu ortaya koymak kimin kimi nasıl etkilediğini anlamak için önemlidir. İnsan ağları kaynakları ve mekânı kontrol etmek için organize olma da kullanır. Kimin kim olduğunun ve ilişki analizi istihbaratı anlamlı hale getirir. Seyrekte olsa bazen münferit insan ağları da vardır. Kimin ağın içinde olduğunu ve yerini bilmek yeterli değildir, grup içindeki önemi ve kabiliyetlerini bilmek de önemlidir. Örneğin örgütün patlayıcı kullanan bir elemanının peşine düşmek kısa süreli etkileri bakımından diğerlerine göre daha önemli iken, bomba yapan birini yakalamak ise daha uzun vadeli bir iş olabilir. İnsan ağının haritasını ortaya çıkarmak önce kimler ağa dâhildir sorusu ile başlar. Sonra diğer kişiler ve örgütlerle bağlantıları ortaya konur. Bunu bir diyagram içinde her bir kişinin ağ içindeki rolünün analizi takip eder. Bazılarının temas kurduğu tek kişi parasını ödeyen mutemettir. Düzinelerce ilişkinin ortaya konması ile aslında ağın işleyişinin yüzeysel kısmıdır. Ağ içindeki her kişinin diğeri ile bağlantısının nedenleri vardır. Bunları anlamak örgütün işleyişinin daha derinliğine anlaşılmasını sağlar. Bu nedenler ideolojik, karşılıklı çıkar, aile bağı ya da para karşılığı hizmet olabilir ve ilişkinin ne kadar sağlam olduğu, şekli ve ağın başarısındaki katkısı ilgili verilere yardımcı olur. İstihbarat toplayıcısı nüfus, teknoloji, kültür ve altyapı arasındaki ilişkiyi bilmeli ve anlamalıdır. Altyapı, kültürün ve böylece operasyon ortamının önemli bir parçasıdır. Altyapı nüfus üzerinde büyük bir etkiye sahiptir ve rakipler ile mücadele alanıdır. Altyapıyı korumak, istikrar ve hayatın kalitesi için önemlidir, bu yüzden ayaklanmacılar için hedeftir. Özellikle kırsal bölgelerde, toplayıcılar şehirlerdeki gibi geleneksel bilgiye ulaşmakta zorlanır, bilginin azlığı ve çeşitliliğinin bulunmaması önemli bir sorundur.

 
            Terörle mücadelede istihbarat analizi..

 
Profesyonel istihbaratçılar; artık geçmişin konvansiyonel tehditlerin getirdiği tehditlerden çok farklı, doğrudan vatandaşları ve yaşam biçimini hedef alan devlet dışı aktörlerle başa çıkmak için; kavrayış yeteneği yüksek, küresel düşünecek şekilde entelektüel, ileri teknolojiyi kullanabilen ve değişen tehdit ortamlarına uyum sağlayabilen yetenekte kişiler olmalıdır. Sıradan istihbaratçı, polis ve askerlere değil entelektüel birikimi olan, üstün beyinlere ihtiyaç vardır.  Burada vurgulanmaya çalıştığım şey belirli bir olayın faillerini yakalayacak kolluk istihbaratı değil, uzun vadeli bir felsefe ihtiyacıdır. Sadece istihbarata değil, entelektüel kapasite artışı için anlayış (knowledge) geliştirmeye de ihtiyacımız vardır. Potansiyel eylem tiplerinin çokluğu, operasyon ortamındaki aktörlerin farklı hedefleri, bunları teşvik eden unsurlar, amaçlarına olan bağlılıkları, ortamda ki yüzlerce yerin kontrol ihtiyacı, aktörler arası muhtemel etkileşimler, pek çok (hükümet, bankacılık, kültür, lojistik, altyapı vs.) alandaki işler, işlemler, faaliyetler, davranışlar düzensiz savaş ortamını çok daha karmaşık hale getirir. İstihbarat toplayıcı ve analizcisi karşı karşıya olduğu canavarlık, sürekli kaos, gizli ilişkileri çözmek ve kaçınılmaz şekilde yapması gerekenlerden yılmamalıdır. Operasyon ortamı genellikle sürekli hareket eden ve değişen bir şehirdir. Rakipler, kendi zayıflık ve hassasiyetleri en aza indirmeye çalışırken algılanan güçlerini optimize etmeye çalışacaklar, bunu yaparken sizin algılanan gücünüzü marjinalleştirmek isteyeceklerdir. İstihbarat örgütleri zorlu bir düşmana karşı sürekli bir algı savaşı içindedir. Bu algı savaşındaki hedefimiz, rakiplerimize zekâ ve düşüncede üstünlük sağlamak, onun hareketlerini öngörmek, saldırılarını engellemek ya da saldırı olmadan senkronizasyonuna mani olmak yani önce davranmaktır. Bunu yapmak için istihbarat toplayıcı ve analizcileri birlikte çalışmak zorundadır.

 
Gelişmiş toplama ve gelişmiş analiz birbirinin ikizi gibi ortak özelliklere sahiptir;  yaratıcı dizayn ve toplayıcıların kabiliyetleri. Bütün alanlarda (hava, yer, deniz, uzay, bilgi ve siber)  kendine özgü, muğlak, çapraşık, farklı ve sık sık yer değiştiren hedef unsurları, göstergeleri ve izleri takip edecek teknik, siber, insan ve açık kaynak istihbarat toplayıcılarının kullanılması gereklidir. Toplayıcılar ve analizciler, terör örgütünün ısı emisyonlarının kaynağını, alt yapı kullanımını, yiyecek ve su gibi temel ihtiyaçlarını nasıl karşıladıklarını, silah tedarikini, para ve eleman temin faaliyetlerini izlemelidir. Bu faaliyetler için aldatma gayretleri de olacağı unutulmamalıdır. Analizci bir düşünce ya da faaliyeti temel parçalarına ayırarak onun anlamını veya işlevini tam olarak anlamaya çalışır. Analizcilerin yaptığı analiz çeşitleri arasında şunlar bulunur;

 
- Anormallik analizi; standartlardan ve normalden sapma ve değişimleri tespit ederek genel düzen, şekil veya kurallardan neyin eksildiği ya da değişmekte olduğu bulunur (14). Daha çok üç temelde (teknik, işlevsel ve kültürel) varlık ve kullanım ile ilgilidir.



 
- Kümelenme analizi; birkaç kişiden milyonlarcasına gruplanmalara, nasıl hareket ettiklerine, birlikte çalışmalarına odaklanır. Böylece ikinci ve üçüncü plandaki etkilerine bakarak, kelebek etkisi bulunmaya çalışılır. Grupları bir araya getiren, iten, ateşleyen unsurlar incelenir.
 
- Model analizi; bir davranış veya olay serisi incelenerek anormalliklere nelerin yol açtığını tespit etmeye çalışır. Dört model vardır; sosyal/insan, teknik, işlevsel ve örgütsel.
 
- Şebeke (link) analizi; insanlar, organizasyonlar ve mekanik şebeke düğüm noktaları ve ağları arasındaki iletişim ve ilişkileri inceleyerek davranış, işlev ve ilişkileri anlamaya çalışır.
 
- Doğrultu analizi; belirli bir zaman sürecinde bir gidişata hakim olan eğilimi anlamaya çalışır. Bunlar olaylar, karşılıklı ilişkiler, işlemler, davranışlar ya da faaliyetler olabilir.
 
- Eğilim (tendency) analizi; insanların genel temayülleri, örgütlerin davranış ve faaliyetlerindeki eğilim izlenerek gelecek ile ilgili sonuçlar öngörülmeye çalışılır.
 
- Kültürel analiz; kültürel izlenebilirlikler üzerinden halkın davranışları, normları, davranışları ve ortamı analiz edilir.
 
- İşaretsel analiz; kültürel analizle yakında ilgilidir. Kültürel işaretler ve semboller (sanatsal resimler, sesler, vücut dili, tuvaletlere yazılmış yazılar vb. incelenir.
 
- Öngörü analizi; mevcut şartları hazırlayan unsurlardan harekete geçerek geleceği öngörmeyi, böylece komutana inisiyatif kazandırmayı amaçlar.
 
- Teknik analiz; halkın ve örgütlerin teknolojiyi nasıl kullandığını anlamak yanında, belirli altyapının, olayların, faaliyetlerin, işlemlerin teknik yönlerini öğrenmeyi de kapsar.



 
İstihbarat toplayıcısı nüfus, teknoloji, kültür ve altyapı arasındaki ilişkiyi bilmeli ve anlamalıdır. Altyapı, kültürün ve böylece operasyon ortamının önemli bir parçasıdır. Altyapı nüfus üzerinde büyük bir etkiye sahiptir ve rakipler ile mücadele alanıdır. Altyapıyı korumak, istikrar ve hayatın kalitesi için önemlidir, bu yüzden ayaklanmacılar için hedeftir. Yeraltına, tünellere ya da binalara saklanan bazı şeyler uydular veya sensörler tarafından izlenemeyebilir. Şehrin alt yapısı (yollar, köprüler, yer altı kabloları vs.) ve coğrafyası (dağlık ya da ormanlık olması gibi) iki tarafa da bazı avantajlar sağlayabilir. Bu yüzden toplayıcılar, bu yönleri ile şehir altyapısını iyi incelemelidir. Şehir alt yapısı yeterli ya da yetersiz olabilir ama halkın düşüncelerine, kalbine ve ruhuna etki eder. Altyapı genellikle karmaşıktır ve teknik, işlevsel ve bürokratik yönleri ile incelenmelidir. Altyapının nasıl çalıştığı ya da çalışmadığı halkın algılama, yorumlama ve geleceği ile ilgili beklentilerine etki eder. Bu yüzden sadece devletler arasında savaşta değil, terör örgütleri ve isyancı gruplar da sık sık altyapıyı hedef alır. Örneğin, PKK terör örgütü, HDP’li belediyeler sayesinde şehir altyapılarını kendine avantaj olarak kullandı. Ayrıca, insanların evleri veya iş yerlerinin alt yapıları da nefretin ortaya çıkmasında iyi bir göstergedir. Altyapıdaki kullanmadaki başarısızlık istihbaratçının şebeke kurması kadar, norm oluşturmasına da engel teşkil eder. Altyapı bir ülke ya da şehir gibi yaşam yerindeki ulaştırma ve haberleşme sistemleri, enerji santralleri ya da okullar gibi ana tesisleri ve sistemleri içerir. Altyapı ile ilgili bilgi toplamak için o kültüre uygun çeşitli mühendislik işlerinden, makinelerden ve sistemden anlayan yerel ajanlar gerekir. Altyapı ve bunların geçtiği tünel gibi tesisler aynı zamanda toplayıcı için izleme alanlarıdır. Buralara yeterli sayıda çeşitli tip sensör, muhbir ve modern toplama vasıtaları yerleştirilmelidir. Toplayıcı uzmanı; teknik, kültürel, işlevsel, sensör, veri akışı/şebekelendirme, insan kaynakları ve haberleşme olmak üzere yedi temel üzerinde çalışırken, analizci teknik, kültürel ve işlevsel alanlara odaklanmalıdır (15). Analizci, istihbarat operasyonları ve karar verme için ihtiyaç duyulan anormallikler, eğilimler, gruplaşmalar, şebekeler ve eğilimleri analiz etmeye odaklanırken; toplayıcı onun ihtiyaç duyduğu bilgileri sağlayacak bir izlenebilirlik sistemi dizayn etmelidir.

 
            Terörle mücadelede yerel kültür..

 
Düzensiz savaşta işimiz sadece düşmanı öldürmek ya da yok etmek değildir. Halk ile ilişkilerimizde iletişim kurmak, inandırmak, ikna etmek, tatlı söz söylemek, sakinleştirmek, gönlünü almak, neler olup bittiğini anlatmak zorundayızdır. Onlarla olan ilişkilerimiz en değerli istihbarat toplama kaynağıdır. Böyle bir operasyonel ortamın çeşitli dezavantajları vardır. İstihbarat toplayıcı, toplama vasıtalarını çeşitlendirmekte sıkıntı yaşar. Şehirde birçok kişi yaşamaktadır ve bunların davranışlarını, davranışlarındaki değişimleri izlemek kolay değildir. İnsanların davranışları kişisel beklentileri, motivasyonları, içinde bulundukları ortam ve etkileşimlerine göre farklı olabilir. Niyetini saklayabilir ya da farklı gösterebilir. Pek çok istihbarat vasıtası şehir içinde işe yaramayabilir. Kültür, her çeşit istihbarat operasyonu için önemlidir. Yabancılara karşı nefret ya da korku, düzensiz savalarda en önemli bilgi kaynağı insan olduğu için toplama ve analiz işlerini olumsuz etkileyecektir. Bu korkunun derecesine bağlı olarak saldırgan toplama uzmanları için istihbarat akışı zayıflar. Çünkü istihbarat operasyonu özellikle halkın kendini güvende hissettiği ortamlarda daha iyi çalışır ve böylece takip edilen terörist, isyancı ya da suçluyu ayırt etmek kolaylaşır. Bununla beraber, her zaman terörist ya da isyancı için emniyetli yerler ve halk içinde size karşı düşman yerler de vardır. Üstelik korkmaları nedeni ile halkın çoğu isyancı ya da teröristi desteklemeye temayüllü olabilir. Bu desteğin sağlanmasında genellikle terör örgütünün tehditleri de etkili olur. Örneğin Afganistan’da Taliban, bazı eyaletlerdeki çiftçileri afyon dikmeye zorlayarak bu desteği sağlamaktadır. İdeal istihbarat toplama durumu, halkın devletin gücünü hissetmesi, kendini güvende ve hukuk sisteminin adil çalıştığına ikna olmasıdır. Bu nedenle, terör ya da ayaklanmaya karşı koyarken karşı propaganda da önem kazanır.

 
Genellikle toplayıcıda bir bölgenin coğrafi yapısı üzerinde çalışma eğilimi olsa da çoğu kez kültür farkındalığı onun önüne geçer. Ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmek kadar, kültürü anlamak da operasyon bölgesinin toplayıcıya sağladığı avantajları görmek açısından önemlidir. Toplayıcının bu farkındalığı, belirli bir strateji dâhilinde istihbarat güçlerinin, ajanların ve şebekelerin çalışmalarını da etkileyecektir. Kültürel farkındalık, içinde olduğunu halk içinde neyin normal veya mantıklı olduğu kadar nelerin evrensel olmadığı konusunda yargıları da değiştirmeye yardım edecektir. Böylece istihbaratçı mantık, uygun davranış, dini anlayış ya da normlar konusunda kendi çerçevesini dikte edebilecektir. İstenen davranışları göstermeyenler anormal veya tuhaf duruma düşürülecektir (16). Burada hem toplayıcı hem de analizci yoğun beyinsel faaliyet içindedir. Analizci, kültürü anlayarak nasıl dizayn edeceğinin ve durumu nasıl izleyeceğinin haritasını çıkarırken; toplayıcı ise kültürü tanıyarak mevcut yöntemlerine yenilerini ekler, toplama işlerinin kombinasyonunu sağlar ve analizcinin istekleri ile uyumlu hale getirir. Kültür konusunda farkındalık için bilgi destek timleri, istihbarat şirketleri, dış kaynaklar, sanal bilgi ortamları kullanılabilir. Bugünün ve geleceğin savaş alanlarında toplayıcılar, analizcilerin geliştirdiği kültürel, durumsal ve bazen işlevsel izlenebilirlikler içinde bilgi toplayacaklardır. Burada oluşturacağınız dünya görüşü ve hikâyeniz, halkın kültürel geçmişi ile bağlantı kurma ve onların gelecek ile ilgili beklentileri şekillendirmeniz de bir çerçeve oluşturacaktır. Bir insanın ya da insan grubunun eğitimi, kültürü, yetişme tarzı, dini, tarihi, mitleri ve gelenekleri onun algılama kabiliyetinin arkasındaki olgulardır. Bu olgular onun gerçekler, sonuçlar, olaylar ve dünya görüşü ile ilgili düşüncelerinin oluşumuna ve beklentilerine etki eder (17). Bunları tanımlamak ve farkındalık, toplayıcı için “durumsal izlenebilirlik” sağlar ve toplam işinde yeni yaklaşımlara adapte olur. Halkın nasıl hareket ettiği, reaksiyon gösterdiği, işbirliği yaptığı ve davrandığı ile ilgili tespitlerimiz bizim halk içindeki çalışma şeklimize de etki edecektir.

 
            Toplayıcının kültür konusunda dikkat etmesi gereken diğer şey, kültür ve teknoloji arasında ilişki kurmaktır. Kültürün bir parçası da halkın teknolojiyi nasıl kullandığı ile ilgilidir. Dünyanın en fakir bölgelerinde bir artık insanlar cep telefonu, bilgisayar ve televizyon kullanmaktadır. Mesaj yazarak anında haberleşmekte, sohbet grupları kurmakta, bloglara yazmaktadırlar. Bu insanlar teknoloji vasıtası ile öğrenmekte, eğitilmekte, bilgiyi paylaşmakta, para ve diğer şeyleri transfer etmektedir. Bilgisayar ve cep telefonları artık uzaktan kontrol, koordinasyon ve şebeke oluşturmak için hem meleğin hem de şeytanın vasıtasıdır. Düşman gruplar, devletler, suçlular, uyuşturucu kaçakçıları, teröristler veya ayaklanmacılar teknolojiyi istihbarat işlerinde; planlama, durumu geliştirme, eğitim ve provalar, komuta ve kontrol, icra ve faaliyetlerin değerlendirilmesi amacı ile kullanmaktadır. İletişim teknolojisi, ellerindeki patlayıcı düzenekleri ve intihar bombacıları kadar önemli bir silahtır. Bu tür teknolojiyi dost haberleşmenin karıştırılması, uçakların düşürülmesi ya da bir aracın havaya uçurulması gibi gibi öldürücü maksatla da kullanabilir. Toplayıcı ve analizci bu alandaki anormallikleri, eğilimleri, gruplaşmaları, bağlantıları, eğilimleri takip etmelidir. Bu da sosyal medyayı takip konusunda ilave bir çaba yanında, manipülasyon yeteneği de gerektirir.

 
            Terörle mücadelede askerler ve istihbarat..

 
Asimetrik savaşın terörizm ve ayaklanma harekâtında ihtiyaç duyulan askeri istihbarat, her bir ülkeye yönelik istihbarattan ve istihbarat probleminden oldukça farklıdır. Bu savaş türlerinde öncelikle askeri gücün harekât yaptığı ortamı çok daha geniş bir kapsamda anlamamız gerekir. Sivil otoritelerin, kolluk gücü ve polisin ne yaptığını bilmek zorundayız. Halkı kazanmak ve operasyonları desteklemek için istihbarat odaklı sivil-askeri programlara ihtiyaç vardır. Halkı kazanmak için teröristleri öldürmekten çok, daha geniş kapsamda şebekelerin merkezindeki anahtar kişilere odaklanmak zorundayız. Bu durum bizi istihbaratta füzyon dediğimiz yaklaşıma götürür (18). Her seviyede paylaşma ihtiyacı hiyerarşiyi korumayı zorlar. Aşırı gizlilikten de kaçınmak zorunda kalırız. Bu sadece devletin kendi içinde değil, ittifak ilişkileri için de geçerlidir. Harekât alanındaki komutanlar ve liderler ile düzensiz savaşın tüm tarafları inisiyatifi aramak, bulmak ve elinde tutmak ister. İnisiyatif için ön almak önemlidir. İnisiyatifi elde tutarak daha az çaba harcar, enerjimizi korur, karşı tarafı reaksiyon göstermeye zorlarız. İstihbaratçılar da inisiyatif sağlamalıdır ve bunun en etkili güçlerinden biri toplayıcıların kabiliyetleridir. İnisiyatifi kaybetmenin nedeni sadece savunmada kalmak değildir. Rakip örgütün stratejisine boşa çıkarmak için hep aynı tür operasyonu yapmak zorunda kalmak, başka stratejilere geçememek de inisiyatifin siz de olmadığı anlamına gelir. Örneğin 2015 yazından itibaren Güneydoğu Anadolu’da PKK terör örgütünün şehirlerde kanton kurma taktiği karşısında Türk ordusu ve polis özel harekât unsurları, büyük ölçüde gayretini bu taktiği boşa çıkarmaya yönelttiğinden, örgütün yurt dışı ve lider kadrosuna yönelik asıl sonuç alıcı operasyonları etkilendi. Aslında iki taraf arasındaki mücadelenin temelinde sürekli olarak inisiyatifi ele geçirme çekişmesi vardır. İnisiyatif bize aynı zamanda altı çeşit izlenebilirliğin kapısını açar (19); tempo (akış), hız (sürükleme gücü), karar, anlayış, pozisyon (siber ve fiziksel), manevra özgürlüğü. Mao’nun söylediği gibi; “Liderler, inisiyatifi ele geçirmek için gerekli şartları hazırlamalıdır”. Bunun için de durumun doğru tespiti ile siyasi ve askeri koşulların uygun şekilde düzenlenmesi gereklidir. Çok kötümser olursak, güçlerimizi pasif duruma sokarız, inisiyatifi kaybederiz. Çok iyimser olursak, fazla atılganlık ta aynı sonucu verir (20). İnisiyatif bütün mücadele alanlarında sağlanmalı ve durumun en isabetli şekilde değerlendirilmesi için karşılıklı harp oyunları oynanarak, düzenlenecek siyasi ve askeri koşullar belirlenmelidir. Bu düzenlemeler için ne tür ve kimlerle ağlar kuracağımız ortaya çıkacaktır.

 
Büyük bir risk ve belirsizlik ortamı içinde istihbaratçının işi doğru ve işe yarar yani karar vermeye ve harekâtın icrasına faydalı bilgiye ulaşmaktır. Sürekli kapsamı, görevleri hızla değişen bir ortamda yeni kararlar almak, planlar yapmak, operasyonlarımızı revize etmek zorundayızdır. Terörle mücadelenin gerçek başarı kriteri askerinle dağ tepe gezmek değil, insan istihbaratı ve gerçek zamanlı istihbarat olduğu iyice netleşti. Hedefin bir saat önce nerede olduğunu değil, iki saat sonra nerede olacağını bilmek gerçek istihbarattır. Bunu beceremeyen istihbarat servisi, zayıf bir teşkilattır. Harekât alanındaki komutan istihbarat isteklerini iki şekilde belirtir (21);

            - Öncelikli istihbarat ihtiyacı (Öİİ); komutan ve karargâhının rakibi veya operasyon ortamını anlamak için öncelikle istediği istihbarat desteğidir.
            - Bilgi ihtiyacı (Bİ); komutanın istihbarat ihtiyaçlarını karşılamak üzere toplamak ve işleme tabi tutmak üzere istenen rakip ve harekât alanının diğer ilgili yönleri ile ilgili bilgilerdir.

 
            Ancak, istihbarat toplayıcısı ve analizcisi altı çeşit ihtiyaç kullanır; Öİİ, Bİ, hipotezler, öngörüler, önseziler, çözülemeyenler (sırlar). Hipotezler, meydana gelen bir seri olgunun açıklanması ile ilgili bir önerme ya da önerme grubudur. Öngörü ise ileriye bakma veya tahmin etme halidir. Önsezi ise içine doğma, uyarı ya da şüphedir. Sır; özellikleri veya nitelikleri merak veya spekülasyon uyandıran herhangi bir olay, şey veya kişidir. Hipotezler, harp oyunlarından üretilir. İstihbaratçı hipotezi izlenebilirlikleri geliştirmek için kullanır. Burada iki tarafın karşılıklı reaksiyonları oynanarak, neler olacağı tespit edilmeye çalışılır.

 
Terörle mücadele eden adresler, harekete geçilebilir yani operasyon yapmaya yönelik istihbarat isterler. “Harekâta faydalı bilgi” için istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) kabiliyetlerimizi sürekli geliştirmeli ve etkin bir şekilde kullanmalıyız. İstihbarat sistemi öncelikle içinde kullanılabilir veri, bilgi ve istihbarat üreteceği operasyon ortamını değerlendirmeli, görevini başarmak için sürekli öğrenmeli ve adapte olmalıdır. Geleceğin çatışmaları sık sık şehirlerde veya etrafında köyler bulunan dağlık arazide yapılacaktır. Şehirlerde yapılan operasyonlarda ISR faaliyetleri için teknik sensörler, uydular ve uçaklar yanında insan istihbaratı önemlidir. Bu tür çatışma ortamları ISR operasyonları için elverişli değildir. Büyük bir nüfuzun içinde kendi amaçları için rekabet eden pek çok aktör gizli ya da örtülü pek faaliyet içindedir ve siz bunları zaman baskısı içinde takip etmek zorundasınızdır (22). Hızla artan faydalı bilgi ihtiyacı için gerekli olan çok yüzlü, çevik, geleneksel ve geleneksel olmayan bir toplama planı ile izlenebilirlik listesi geliştirmektir. Bu plan, istihbaratçıya iyi ve erken bir analiz imkânı sağlamalıdır. Büyük belirsizlikler içinde genellikle varsayımlarımızla hareket ederiz, varsayımların doğru olmaması büyük hataların nedenidir. Sürekli öğrenerek varsayımlarımızın, planlarımızın ve kararlarımızın geçerliliğini test etmeliyiz. Bilişsel hatalar yanında kültürü anlama zorluğu yaşanmaktadır. Bu nedenle, alana ilişkin uzmanlar yanında yerel halktan kişilerden faydalanmalıyız. Şehir operasyonlarında bilgi/veri genellikle hazırdır, her yerde ve her şeyin içindedir. Sadece toplayıcı değil, analizci ve askerler de ihtiyacı olan toplamalı, bu bilgi denizinin içinde her gün yüzmelidir. Toplayıcılar daha çok onların ulaşamadığı ya da analizcilerin ihtiyaç duyduğu bilgiyi sağlamak için karmaşık verileri makineler vasıtası ile bilgiye, bilgiyi ise anlamlı bilgiye (knowledge) oluşturma işine odaklanmalıdır.

 
Büyük şehirlerde veri oldukça çoktur ama diğer yerleşim yerlerinde çok daha az bulunur ve bu yüzden bulunması, yorumlanması ve kullanılması daha zordur. Bu azlık nedeni ile kırsal kesimde riskleri yönetmek daha zordur, belirsizliğin artması nedeni ile karar vermek daha güçtür. Aslında bilginin çok fazla olması da az olması gibi sorunludur. Terörle savaş ortamı doğrusal değildir, bu yüzden küçük girdiler bizi büyük çıktılara, kavşaklara, çarpışmalara, yoldan çıkmaya, sistemin tuzağa düşmesine, belirsizliğe, hassas değişkenlerin belirlenmesine götürebilir. Savaş ortamı sürekli değişmekte, bazen hareket etmekte, büyümekte, küçülmekte, yok olmakta ya da yeniden ortaya çıkmaktadır. Bu tür çatışma ortamlarında çalışacak istihbaratçılar ve onların örgütleri ve makineleri entelektüel olarak çevik olmalı, yeni ortamlara ve rakiplere adapte olabilmelidir. Şehir operasyonlarında çatışma ortamı sürekli değiştiğinden ve hareket ettiğinden istihbarat toplayıcıları ve analizciler taktik seviyedeki komutan ve operatörler ile yakın çalışmalıdır. Operasyon alanındaki komutanlar da ISR kabiliyetlerini bir silah gibi kullanmak zorundadır. Ordunun gücü daha çok konvansiyonel kabiliyetlerden meydana geldiğinden, düzensiz güç halindeki rakipler bu güce adapte olmak ve akıllı davranarak onun ateş gücünü boşa çıkarmak isteyeceklerdir. Geleceğin savaşlarında onları bırakın bulmak, izlerini takip etmek bile daha güçleşecektir. Bu yüzden istihbarat toplayıcısı çatışma ortamını, kültürü ve rakibi iyi tanımak; çok iyi gizlenen rakibin nasıl yapılandığını, hareket ettiğini, bağlantı kurduğunu tespit etmek zorundadır. Çeşitli kılıklar içinde ilişkilendirilmiş terörist ve ayaklanmacıları bulmak, izlemek ve saf dışı etmek için etkili ve yaratıcı yöntemler bulmak gereklidir. Bunun için de düşüncede üstün olmalı ve teknolojiyi, makineleri kullanmalı, rakipleri ile sürekli bir yarış içinde olduğumuzu, rakibinin de kendisinden öğrenip, sürekli yöntem değiştirdiğini unutmamalıyız.

 
            Ayaklanmacı/terör örgütü istihbaratı..

 
            Terör örgütleri ve isyancılar askerlerin faaliyetlerini sürekli gözetim altında tutarlar. Karşı tedbir alınmadığı takdirde kolayca askerlerin nerede devriye gezdiklerini nerede olmadıklarını bilirler (23). Karşı örgütün istihbarat toplama unsurunun etrafımızda pek çok eleman bulundurduğu, bunların halkın içinde değişik kılıklarda gezdiği ve yedeklendiği, asıl hedefini saklamak için aldatma yaptığı gözden kaçırılmamalıdır. Terörist ya da ayaklanmacıların hem kendi güvenliği hem de öğrenmesi için sizi gözetlemesi, erken ikaz sistemi kurması hatta aldatma tedbirleri uygulaması gereklidir. Bunun için de bir gözetleme sistemi kurmalıdır. İstihbaratçılar ise gözetlemeye karşı yüksek ve düşük teknolojiyi kullanarak insan, makine ve bunların karışımından bir sistem geliştirmelidir. Bu gözetlemeye karşı sistemin ana unsurları şunlar olabilir (24);
(1) Karşı tarafın saptayamayacağı izleyiciler,
(2) Failleri eylem üstünde zor duruma düşürecek çok hızlı erken ikaz sistemleri,
(3) Karşı tarafın gözetleme sisteminden istihbarat toplama faaliyetlerinde yararlanacak unsurlar,
(4) Kendi gözetleme faaliyetlerimiz hakkında yanıltacak, örtü sağlayacak yüksek ve düşük teknoloji vasıtaları,
(5) Karşı gözetleme ve erken ikazı birleştirerek iyi prova edilmiş ve kolayca icra edilen aldatma ve örtme faaliyetleri.

 
Bütün bunları yapabilmek için önceden bazı savaş oyunları üzerinde çalışarak, karşı tarafın reaksiyonlarını öngörme temelinde üç boyutlu jeografik bilgi sistemi (3D/GIS) geliştirilmelidir. Bu model içinde istihbarat toplayıcılar hem kendi gayretlerini yürütmeyi hem de karşı gözetleme ekibi bunları karşı tarafından bu faaliyetleri izlemesini önlemeyi tasarlamalıdır.

 
            Düzensiz savaşın rakipleri genellikle sığınaklara, üslere yani korunaklı yerlere ihtiyaç duyarlar. Bunlar fiziksel olacağı gibi örneğin siber alanda da olabilir. Buralardan eleman, para, malzeme ve bilgi temin eder. Üs ve sığınaklar, sağ kalan terörist için büyük bir vasıta ve gerçek bir güç kaynağıdır. Lawrence, sığınağı şu şekilde tanımlamaktadır; bizi sadece saldırıdan değil saldırı korkusundan da koruyan üstür (25). İstihbaratçının bir görevi de bu tür sığınak ve üsleri bulmaktır. Bu aynı zamanda hedef istihbaratının en önemli parçalarından biridir. İstihbarat toplayıcısı ve analizcisi bu tür gruplar ile olan sınırın içine ve dışına geçiş imkânı sağlayan belirli noktalara odaklanmalıdır. Buralardan insan, para, malzeme ve ikmal maddelerinin harekete geçmesi için en iyi zamanı kollamalıdır. Örgütün sınıraşan ve ülkeler arası ilişkilerinde sığınak ve üslerin oynadığı rolü ve buradaki faaliyetlerin niteliğini tespit etmelidir. Hayatta kalmak için ayaklanmacılar ve teröristler zihnen, fiziksel ve örgütsel olarak çevik olmak, çabuk öğrenmek zorundadırlar. Çeviklik şuralarda lazımdır; hızlı düşünme ve sonuç çıkarma, entelektüel görüş, hızlı ve kolay hareket etme gücü, uyanıklık, eylem. Hayatta kalmak için hızlı hareket etmek ve adapte olmak zorunda olduklarından bu onların ağlarının, hücrelerinin, yaşam destek ünitelerinin vs. hızlı hareket etmesi demektir.

 
            Ayaklanmacılar/teröristler ve şehir ortamı ile ilgili şu genellemeler yapılabilir;
- Teröristler, büyük bir şehrin içine dağılmış ve gizlenmiştir. Günlük hayatın gürültüsü ve akıcılığı içinde hareket etmektedirler.
- Teröristler, genellikle saklandıkları halkın içinden gelir ve onları uzun zamandır birlikte oldukları aile üyeleri ya da dostları destekler. Bu ilişki istihbaratçı tarafından kullanılması ve sızılması için bir fırsattır.
- Teröristler, hiyerarşik olmayan, gevşek irtibatlı bazen irtibatlı olmayan hücreler ve düğüm noktaları kullanarak şebeke kurarlar.
- Teröristler, gittikçe daha fazla örtü, gizleme ve aldatma yeteneği kazanırlar.
- Şehir ortamındaki problemli alan sürekli hareket etmekte, değişmekte, dönüşmekte, küçülmekte ve büyümekte, dolayısı ile istihbarat ihtiyaçları da değişmektedir.
- Şehirlerde ayaklanmacılara yönelik istihbarat ve analiz çok fazla detaylı ve oldukça özeldir. Bazen tek toplama vasıtası insandır ama ihtiyaç duyulan insanı bulmak, eğitmek ve kullanmak zordur.
- Dost unsurlar plan yapmak, uygulamak, etkileri ve eylemleri değerlendirmek için yerli halktan insanlara ihtiyaç duyarız ancak harekât güvenliği bu desteği kısıtlayabilir.

 
Bugünün teröristleri ileri teknoloji kullanma yanında, bu teknolojiye sahip rakiplerine karşı eski moda ya da düşük teknolojili yöntemleri kullanmakta da uzmandırlar. Siber çağda teknolojik üstünlüğünüze rağmen, düşük teknoloji kullanan teröristlerle mücadele etmeniz özel stratejiler ve onların kullandığı insan ağının deşifresini gerektirmektedir. Son on yıldır yapılan tutuklama ve sorgulamalar da bu ağın ve insan faktörünün önemini bir kere daha ortaya çıkardı. Demokratik devletler istihbarat ve terörle mücadele yöntemlerini moral, yasal ve siyasi sınırlamalar içinde uygulamak zorundadır. Teröristler ise bu sınırlamaları istismar etmek için yollar ararlar. İstihbaratı toplasanız bile kendi yöntem ve kaynaklarınızı korumak için bilgiyi sınırlı şekilde yaymak zorundasınızdır. Aksi takdirde teröristler, gelecekteki faaliyetlerini sizin istihbarat tekniklerinizi ve öngörülerinizi boşa çıkaracak şekilde eylemler planlar, elemanlarını eğitirler. İstihbarat içindeki kedi-fare oyununun en önemli güç kaynağı teknolojidir. Bir terörist dünyanın herhangi bir yerinden internet ve uydu haberleşmesine girebilir ve böylece bir ağ üzerindeki milyonlarca kullanıcı ile iletişim kurabilir, mesaj gönderebilir. Onun takipçileri ise bu esnada dünya genelinde çok büyük miktarda ve gittikçe çoğalan bir bilgi yığınını toplamak ve analiz etmekle meşguldür. Bir terörist örgütün ya da isyancı grubun gücünü halktan almasının nedeni sağlanan bilgi sağlama, eleman temini, saklanma, tedavi, idame ettirme gibi imkânlardır. Ancak, istihbaratçı örgütün halkla ilişkilerinin zayıf taraflarını bulmalıdır. İşe örgütün halkın içindeki irtibatlarını bulmakla başlanmalı, bunun için dolaylı yaklaşım uygulanmalıdır.

 
            Pek çok sıradan insan örgüt faaliyetleri ve varlığından bilgi sahibidir ama ya sessiz kalmakta ya da aktif olarak destekleme işlerine katılmaktadır. Bu tür insanların davranışları diğerlerinden farklılık gösterir ve bu farklılıkları tespit etmek için uygun izlenebilirlikler yani neye, ne zaman, nerede bakacağımız ile ilgili bir toplama planı hazırlanmalıdır. Örgüt kültürel, teknik ve işlevsel hatalar yapacak, izler bırakacaktır. Toplayıcı işte bu hataları bulacağı belirli yerleri aramalı ve bulmalıdır. Hatalar, etkilerle ilgilidir, etkilerin nedenleri vardır ve bunları birbiri ile ilişkilerden irtibatlar bulunmalıdır. Böylece örgüt-halk ilişkisinin zayıf tarafları istismar edilebilir hale gelecektir. Terör örgütü istihbaratının önemli zafiyetleri vardır ve bunlardan istifade edilmelidir. Bunların başında bağnazlık ve köktencilik nedeniyle dünyayı düşünme, anlama, yorumlama ve sonuç çıkarmada önyargılı olması gelir. Örneğin dinsel bağnazlık nedeni izledikleri yolu dine bağlar ve Allah’ın yanlarında olduğunu düşünür. Olumsuzluklar için “Allah böyle istedi” der. Gerçeği ve doğruyu tam araştırmaz, bazen bilmek istemez. İnançları ve küstahlığı ile doğruları tanımlar. Onun düşünce tarzından yola çıkarak planlarını ve hedeflerini anlamak, kendi planlarımızı adapte etmek mümkündür. İstihbarat toplayıcısı ve analizcisi, örgüt istihbaratçısının kör yanlarını görmeli, bu yolla davranışlarını, faaliyetlerini, ilişkilerini ve işlemlerini tahmin edebilmelidir. Dini görüşüne uygun sonuçları kabullenmeye hazırdır ve genellikle gelişmeleri aşırı basitleştirme ve genelleştirme eğilimindedir. Bu nedenle, toplayıcı ve analizci, onun bu hatalarını dikkate alarak toplama operasyonlarını dizayn etmelidir. Örgüt istihbaratçısı eleştirel düşünme sürecinde de hata yapacak, planlamalarında yanlış varsayımlar kullanacaktır. Gazetelerden ve sosyal medyadan öğrendikleri ile kendi genellemeleri arasında ilişki kurmaya eğilimli olduğundan neden-sonuç ilişkisi kurmaktan uzak duracaktır. Bu da çeşitli olayların, faaliyetlerin sorgulanmasında onu hatalara götürecektir. Öte yandan kullandığı veri, bilgi ve istihbarat eskidir, bilgi kirliliği ve gizlilik nedeni ile yeni bilgiye ulaşması zordur. İstihbarat toplayıcısı ve analizcisi karşı istihbaratın bu zaaflarını değerlendirmek için bir harp oyunu içinde senaryolar geliştirmelidir.

 
İsyancı ve terörist örgütler genellikle saklandıkları halkın içinden çıkar. Onların bu özelliği ve halkın desteğine muhtaç olması hem kuvvetli hem de zayıf yanlarıdır. Çünkü kurdukları ağlar, hücreler ve destek ihtiyacı halk içinde belirli bir ilişki ağı içinde yürür. Bu ise teknoloji yolu ile bir kere sızılırsa istifade edilmesi değerli bir kaynak olur. Öte yandan örgüt; emniyetli evler, bomba imalathaneleri, gizli yerler, lojistik depolar, finansal merkezler kurmak zorundadır. Çünkü örgüt hem eylem yapmak hem de hayatta kalmak zorundadır. Bu nedenle bu tür tesislerin çıkardığı ısı, elektrik ve jeneratör kullanımı, haberleşme vasıtaları, su ve atık durumu, otomobil ve kamyonları, aletleri vb. hepsi takip altına alınmalıdır. Özellikle enerji ısı, koku, duman, ses, elektron, kızıl ötesi ışın gibi işaretler izlenmelidir. Örneğin Afganistan’da yapılan yol projelerinin şehirlerden yerel gerillalara gidecek şekilde uzatıldığı, hatta bu hatların da Taliban’ın merkezine doğru uzatıldığı anlaşıldı (26). Bugüne kadar terör örgütleri saldırıları içinde pusular, keskin nişancı (sniper) kullanımı, hazırlıklı saldırılar, patlatıcı kullanımı, patlayıcı araç kullanımı, intihar bombacıları, adam kaçırma, suikastlar öne çıkmaktadır. Bunların yanında silahlı propaganda, tehdit, zorla para toplama ve bilgi üstünlüğünü ele geçirmek için sosyal medya kullanımı da dikkat çekmektedir. Terörist örgütler internet ve sosyal medyayı; sadece propaganda için değil eleman bulmak, eğitmek, plan yapmak, koordine etmek, para transfer etmek, eşya almak, aldatma operasyonları için de kullanmaktadır. Özellikle internet üzerinden patlayıcı yapımını öğrettikleri ya da intihar bombacısı yetiştirdikleri de gözlenmektedir.

 
             Sonuç; yeni bir istihbarat kültürüne olan ihtiyaç..

 
             Gelecekte savaşlar sadece ordular arasında değil, büyük ölçüde bugün terörist, gerilla, haydut ve soyguncu dediğimiz ve resmi olarak tanımlanamayacak grupların da dâhil olduğu çeşitli kombinasyonlar halinde olacaktır. Devlet dışı silahlı grupları kullanmak çeşitli yükümlülükler getirecek ve şüphesiz daha büyük bir stratejinin parçası olacaklardır. Uluslararası güvenlik çevrelerinde gene kabul gören anlayışa göre, tehdidin doğası, dolayısıyla istihbaratın hedefi büyük ölçüde, ulus-devletlerden devlet dışı aktörlere kaydı. Devletlerin çıkarları ve hedeflerini anlamak için savunma yeteneklerine bakılır; tanklar, füzeler, ordunun büyüklüğü vs. Teröristler (bireyler, şebekeler ve örgütler) ise her yönden devletlerden farklıdır. Küçük yapılardır ama bir intihar bombacısı bile büyük sonuçlar doğurabilir. Dönüşen, akıcı ve gizli yapıları hakkında istihbarat toplamak zordur. Ne adresleri vardır ne de sadece oradadırlar. Teröristler genellikle bir halkın içinde saklıdır ve onlar hakkında bilgi toplarken sivil halkın özgürlüklerine zarar vermemelisinizdir. Onlarla ilgili çok az hikâye vardır ya da yoktur. 11 Eylül 2001’den beri hala El Kaide’nin hiyerarşisi, şebekesi, eylemleri, ideolojisinin ne olduğu tartışılıyor. Büyük bir bilgi yığını içinde bağlantılar ve uyumluluklar görmek, büyük bir saman yığını içinde iğne arara zorundasınızdır ve bunun için hazır bir mekanizma da yoktur. Hele küresel terör ortamında samanlar birden iğneye dönüşüyorsa durum çok çetrefillidir. Doğru noktaları birleştirmek tekniği, özellikle 11 Eylül 2001 sonrası küresel terör ortamında popüler oldu. Veriler oradadır ve bir düzen içine girmesi için algılanmalı ve anlamlı bir şekilde açıklanmalıdır (27). Bunu yapmak için bazen bir resim görmeye bazen geçmişteki bilgilere bakarız, bazen de aralarında bağlantılar ve uyumluluklar görmeye çalışırız.
 




 
            Bütün bu gelişmeler istihbarat örgütlerine de etki ediyor ve geleceğe ilişkin çalışmalara önem kazandırıyor. İstihbarat artık sadece istihbaratçıların işi olmaktan büyük ölçüde çıktı ve terör çağında yeni bir istihbarat kültürü ortaya çıkıyor. Buna adapte olamayan ülkeler ve teşkilleri hiç şüphesiz uluslararası dengenin göremeyenler, zamanında eyleme geçemeyenler ve kaybedenler tarafında olacaktır. Var olma ve yok olmanın bu kadar yakın olduğu Ortadoğu coğrafyası için bu çok tehlikeli bir durumdur. Yeni istihbarat kültürünün üç temel parametresi sırası ile; neden dönüştürücü olmak, algı yönetimi ve geleceği tasarlamaktır.

 
            - Bütün düzensiz savaş ortamlarında istihbaratçının en önemli işlevlerinden birisi şartları ve sonuçları etkilemek için “neden dönüştürücü” olmaktır. Bunun için, entelektüel süreç kadar, izlenebilirliklerin en iyi karışımını sağlaması gereklidir. Böylece nedenleri dönüştürecek olan olguları izler, takip eder ve etkileyebiliriz. İstihbarat analizcisinin mahareti birçok veri arasından doğru noktaları birleştirmek, anlamlı hale getirmek yani istihbaratı üretmektir.  Analizcinin gelen bilgi yığını içinden gerçekleri, hipotezleri ve teorisini çıkarabilmesi için sosyal bilimler metodolojilerine aşina olmalıdır. Analizci, ulusal güvenlik için önemli olan uluslararası davranış ve eğilimleri sezecek, belirli zaman diliminde artan veya eksilen değişimleri tanımlayacak bir kabiliyette olmalıdır (28).

 
- Soğuk Savaş döneminin belirli rakip ile bir savaşa odaklanmış ve geleneksel gizli kaynaklardan bilgi toplayan istihbarat döngüsünün, bugün içinde bulunduğumuz dönemde yeniden kurgulanmasına ihtiyaç var. Geleneksel istihbarat modeli, gizli bilgiler ve sırlar üzerine yoğunlaşmıştı. Gizli bilgiler, gerçekti ve bir yerlerde saklı idi. Ancak, yeterince zeki istihbaratçılar onlara nüfuz edebilirdi. Sırlar ise öngörü idi yani henüz olmamış şeylerdi. Bir ülkenin diğerine saldırma ihtimali gibi sırlar daha çok senaryolar ile açıklanırdı. Bugünün istihbaratçı ise sırlardan daha öte bir olgu ile karşı karşıya; karmaşıklıklar (29). Karmaşıklığa neden olan, büyük miktarda nispeten küçük aktörün durumsal faktörlerin kaydığı ortamda karşılık verme içinde olmasıdır. Birçok ulusaşan hedef, sizin hassasiyetlerinize bularak küçük gruplar halinde sürekli yeniden şekillenmekte, yeniden adapte olmakta ve yeni yöntemlerle karşılık vermektedir. Ortamı okumak ve açıklamak senaryolar ile bile mümkün değildir. Kamuoyunun anlamakta zorluk çektiği konuları kendi hikâyesi ile açıklamak, rıza ve meşruiyet üretmek için “algı yönetimi” gereklidir.

 
- İstihbaratçı ve politika yapıcı arasındaki entelektüel rekabet üç tür kavram üzerine yoğunlaşır (30); (a) Bilinebilir ve bilinen (gerçekler), (b) Bilinebilir ve bilinmeyen (gizli, sırlar), (c) Bilinemeyenler (gizem, kehanet). Bunlardan son ikisi entelektüel yapıya bağlı olarak geliştirilen değerlendirmeye tabidir. Bu yüzden komplo teorileri, fondaki gürültüler gibi görülse de bu teoriler dünyadaki pek çok gelişmenin ve problemin nedenleri için algı yaratmaktadır. Çünkü bilgiyi kontrol edenler yani devletler açıklama ve eylemleri ile de asıl kaynağı oluşturmaktadır. 21. yüzyılda istihbaratçının önemi artmakta çünkü geleceği okumak daha da zorlaşmaktadır. Geleceği bilmenin en iyi yolu ise onu bizzat “geleceği tasarlamak”tır. Bu da son yıllarda en çok istihbaratçılara yüklenen ama muğlak aktör ve yöntemlerin de rol aldığı bir yeni istihbarat kültürü başlattı.

 
Türk istihbaratının yapısal sorunları yanında terör çağına adapte olabilmesi için yeni bir kültür geliştirme sorunu da bulunmaktadır. Yapısal sorunlara önceki çalışmalarımızda değindik (31). Bu makalede, yeni istihbarat kültürünün temelleri ile ilgili ipuçları verdik ama bazı önemli hususlara giremedik. Türk istihbaratı bugün önemli bir dönemeçte ve yeniden yapılanma için ülkenin şartlarına uygun yeni bir istihbarat anlayışı geliştirilmelidir. Bu sadece terörle mücadelede değil; teşkilat anlayışı, istihbarat üretimi, istihbaratın yeni alanları (siber, uzay, iş, ekonomi vb.), propaganda ve algı yönetimi, örtülü operasyonlar, kontr-espiyonaj gibi işlevlerde de yeni bir bakış gerektiriyor. Bunun için de öncelikle entelektüel bilgiye ve bunu sürekli hale getirecek kurumsal düzenlemelere ihtiyaç var.
  
Doç. Dr. Sait Yılmaz
@DocDrSaitYilmaz
 

ulusalkanal.com.tr

Dipnotlar
(1) Michael Mann, States, War and Capitalism, Blackwell, (Oxford, 1988), 184–185.
(2) Brian Michell Jenkins, Stray Dogs and Virtual Armies: Radicalisation and Recruitment to Jihadist Terrorism in the United States since 9/11, OP-343, RAND Corporation, (Santa Monica CA, 2010), 48.
(3) Jennifer Wood, Clifford Shearing, Imagining Security, Willian Publishing, (Uffculme, 2007), 3.
(4) Klaus H. Goetz, Governance as a Path to Government, West European Politics, Vol.31, (2008), 262.
(5) David Omand, Securing the State, Hurst & Co, (London, 2010), 42.
(6) Mark Mazetti, Helene Cooper and Peter Baker, ‘Behind the Hunt for Bin Laden’, New York Times, (3 May 2011), A1.
(7) Wayne Michael Hall, Gary Citrenbaum, Intelligence Collection How to Plan and Execute Intelligence Collection in Complex Environments, Praeger, (California, 2012), 6.
(8) Hall, Citrenbaum, ibid, (2012), 193.
(9) Wayne M. Hall, Stray Voltage: War in the Information Age, Naval Institute Press, (Annapolis MD, 2003), 60-61.
(10) Hall, Citrenbaum, ibid, (2012), 267.
(11) Hall, Citrenbaum, ibid, (2012), 426.
(12) David J. Kilcullen, Accidental Guerilla, Oxford University Press, (New York, 2009), 60.
(13) Hall, Citrenbaum, ibid, (2012), 22.
(14) Wayne Michael Hall, Gary Citrenbaum, Intelligence Analysis. How to Think in Complex Environments, Praeger, (2009), 218.
(15) Hall, Citrenbaum, ibid, (2012), 27.
(16) U.S. Army: Field Manual 3-24, Counterinsurgency, HQ Department of the Army, (Washington DC, 2006), 1-15.
(17) William James, Psychology, E.G. Allport (Edt.), Harper & Brothers, (New York, 1967), 120.
(18) Anthony H. Cordesman, Military Intelligence in Countering Terrorism, COE-DAT, Defence Against Terrorism Review Vol.3, No. 1, Spring 2010, 107-111.
(19) Hall, Citrenbaum, ibid, (2012), 64.
(20) Zedong Mao, Selected works of Mao Tse-Tung, Pergamon Press, (1977), 100-101.
(21) U.S. Department of Defense, DOD Dictionary of Military and Associated Terms, (October 2008).
(22) Russell W. Glenn, Heavy Matter: Urban Operations’ Density of Challenges, Rand Corp. (Santa Monica CA, 2000), 5.
(23) Paul Stanton, Unit Immersion in Mosul, Establishing stability in Transition, Military Review, (July-August 2006), 69.
(24) Hall, Citrenbaum, ibid, (2012), 36.
(25) Thomas E. Lawrence: Seven Pillars of Wisdom, Anchor Books, (New York, 1991), 196.
(26) David J. Kilcullen, Accidental Guerilla, Oxford University Press, (New York, 2009), 22.
(27) Jeffrey R.Cooper, Curing Analytic Pathologies: Pathways to Improved Intelligence Analysis, Center for the Study of Intelligence Monograp,. CIA, (December 2005), 26.
(28) Mark V. Kauppi, Counterterrorism Analysis 101, Defence Intelligence Journal, Vol.11, No.1, (Winter 2002), 47.
(29) Dave Snowden, Complex Acts of Knowing: Paradox and Descriptive Self-Awareness, Journal of Knowledge Management, (2002: 6), 100-111.
(30) Jack Davis, Tensions in Analyst-Policymaker Relations: Opinions, Facts, and Evidence, Kent Center Occasional Papers, Volume 2, Number 2, (January 2003). https://www.cia.gov/library/kent-center-occasional-papers/vol2no2.htm
(31) Bakınız; Sait Yılmaz, Türkiye’nin Askeri İstihbarat İhtiyacı, 21. Yüzyıl Dergisi, Sayı: 64, Nisan 2014.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şükran - 1 ay önce
Sayın Doç.Dr. Sait Yılmaz Hocam,
Makalenizi ilgi ile okudum, ufuk açıcı, teşekkürler. Ben de terörizmin ortaya çıkardığı sağlık sorunlarına ilişkin bir makale yazıyorum. Şu ana kadar okuduğum makaleler içinde kayda değer bir makale. Türkiye'nin 21 yüzyıl istihbaratını büyük bir hız ve özenle hazırlanması gerekmektedir. Teşekkürler.