Terör neden Hükümeti ve Erdoğan’ı hedef aldı?


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

20 Mart 2016, 21:00

Biraz geriye gitmemiz gerekiyor.
Erdoğan iktidara gelmezden önce, çok uluslu şirketlerin, yani emperyalizmin, Erdoğan ile ilgili planları vardı.
Neydi çokuluslu şirketlerin Erdoğan’dan istedikleri?
Ecevit’in Kırmızı Çizgilerimiz dediği, Irak’ta bir Kürt Oluşumunun Türkiye tarafından istenmemesiydi.
Erdoğan ile Amerika anlaşmış, Türk ordusu ile Irak’a girilecekti.
Buna ülke içindeki milli güçler olmaz dedi. Ve 2003 Bir Mart Tezkeresi Mecliste ret edildi.
Daha sonradan, Amerika’nın Türkiye’den istediği birçok imkân Amerika’ya verildi. Hava ve deniz sahalarının açılması, İncirlik Üssünün ABD’ye tahsisi gibi konular, Amerikan yetkililerinin kızgınlığını hafifletmeye yetmişti.
Sadece bu değil tabi…
Çok uluslu şirketlerin Türk ulusal pazarlarından ve finans siteminden istedikleri vardı.(Özelleştirmeler) Bunları da elde eden çokuluslu şirketler, istedikleri kadar parayı da Türkiye’ye satmış oldular.
Bu süreç işlerken, Amerika ve onun çok uluslu şirketleri, Suriye’yi istikrarsızlaştırmaya karar verdi.
Onlar için İsrail’in güvenliğini bir üst seviyeye taşımak, Suudi Arabistan’dan elde ettikleri çıkarların sürdürülmesi için, Suriye’nin İstikrarsızlaştırılması ve Büyük Kürdistan’ın kurulması gerekiyordu.
Amerika önce, Türkiye’ye bir havuç uzatarak, terör guruplarının Türkiye’den Suriye’ye girmesini sağladı.
Gerek Batı dünyası, bilhassa da İngiltere, şöyle düşünmeye başladı; Eğer Türkiye Suriye’ye girerse, bir daha çıkmaz.
Öyleyse, Türkiye’yi Suriye’ye sokmayalım. Sokarsak da, Amerikan ve Batı ordularının komutasında sokalım.
Süreç böyle devam ederken, bir başka gerçek kendini göstermeye başladı.
Amerika’nın bölgede kalıcı olabilmesi ve İsrail’in güvenliğinin tam olarak sağlanması için, bölgede özerk Kürt devletinin kurulmasının tam zamanı olduğu, ABD tarafından değerlendirildi.
PKK ise, ortamın uygun olduğunu, artık Amerika’nın desteğinin kesinleştiğini, dolayısıyla terörün şehirlere indirilmesinin gerektiğini hesapladı.
Açılım Sürecinde, eli kolu bağlı kalan Ordu, ülke savunmasından sorumlu olduğu ve terörle ancak silahla savaşılabileceğine karar verdi.
Gene süreç devam ederken şunu gördük ki; Erdoğan’ın iktidara taşınmasında önemli rol oynayan Amerikalı diplomatlar; Eric Edelman, Abromoviç gibi kişiler, doğrudan Açılım Sürecinin devam etmesi için rapor üzerine rapor yazdılar.
Amerikan Dışişleri Sözcüleri açıktan Erdoğan karşıtı söylem geliştirdiler.
Sonunda Amerika Erdoğan’ı iktidardan indirmeye karar vermiş oldu.
Verdi vermesine de, artık elinde eskiden olduğu gibi yeni hükümet modelleri üretebilecek yeterli işbirlikçi kalmadı. Eskiden bu işleri ya Evren gibi ordu komutanlarını kullanarak yapardı. Ya da devletin kılcal damarlarına yerleşmiş Nakşibendi kökenli FETO gibilerine yaptırırlardı.
Terörün şehirlere taşınması, kaos yaratılması, ülkenin yönetilemez duruma getirilmesi ve bu terör süreci işlerken, yeni memnuniyetsiz kitlesi yaratılması, halktan darbe çağrıcılığına soyunan örgütler oluşturması… Şimdiki acil planları bu…
Öte yandan IŞİD terör örgütü de, kendilerinin Suriye ve Rusya karşısında yalnız bırakılmış olması, Türkiye’den desteğin kesilmesi dolayısıyla, o da Erdoğan ve Hükümeti hedef aldı.
Erdoğan düşmanları, Amerikancılar, Batı hayranları bu duruma çok seviniyorlar. El ovuşturup, Amerika’nın kendilerine hükümet bahşetmesini bekliyorlar.
Yanlış yapıyorlar.
Emperyalizm Ülkeye stratejik piyonlarıyla saldırıyor. Ülkeyi bölmeye çalışıyor.
Erdoğan düşmanlığı üzerinden, düşmanın yanında olma konumuna düşüyorlar.
Eğer Erdoğan indirilecekse, bunu Türk halkının kendisi yapmalıdır.
Yoksa dışarıdan işbirliği ile bu olursa, gene Amerikancı bir iktidar ile karşı karşıya kalırız.
Amerika, Amerikancılar, FETO ülkemizin başına geçecek bir hükümet formülü üzerinde yürüyorlar.
Terörün bu kadar yükselmesi bundandır.


[email protected]
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.