TSK'nın onur ve saygınlığı yerle bir edildi!


Soner Polat

Soner Polat

06 Ağustos 2016, 09:42

Hiç kuşkusuz TSK tarihi boyunca böylesine ağır ve şiddetli bir darbe almamıştı. Ülkemizin bekasının yegâne sigortası olan Silahlı Kuvvetlerimizin içi tam anlamıyla boşaltıldı. Önce Jandarma ve Sahil Güvenlik ile tüm bağları koparıldı, sonra da DNA’sı değiştirildi.Yapılan kimyasal reaksiyondan sonra ortaya,tarihinden ve geleneklerinden koparılmış, kolu kanadı kırılmış bambaşka bir element çıktı!

ONA NASIL KIYDINIZ?

Şu yapılanlara hâlâ inanamıyorum. Geceleri gözüme uyku girmiyor. İnanın, yüreğim sızlıyor…  Aklıma hep Behçet Kemal Çağlar’ın ölümsüz dizeleri geliyor: “Sormaz mıydı kalbiniz, akmaz mıydı kanınız/ Gövdeyi kan götürse demek ki razıydınız/ Ona nasıl kıydınız, ona nasıl kıydınız!/

Önce TSK’nın baş ve gövdesini birbirinden ayırdılar. Başsız kalan gövde siyaset limanına sürüklendi. Sahipsiz kalan gövde budanmaya başladı. Batan geminin malları gibi hastanesi, postanesi, okulları elinden alındı. Kim bilir onları hangi kader bekliyor? AVM simsarları pusuda! Anayasa duvarı olmasaydı daha neler neler gidecekti. Koskoca 2200 yıllık şanlı ve kutlu gelenek tarihinden, köklerinden koparıldı!

PKK ve Türkiye düşmanları bayram yaparken gerçek yurtseverler için için ağlıyor… Dünyada emperyalizme ilk kez diz çöktüren, bu ülkeyi kuran, Kıbrıs’a barış getiren, Kardak’ta Yunanistan’a dersini veren, yetersiz yöneticilere rağmen PKK kıyafeti giymiş emperyalist çeteleri hendeklere gömen bu dev çınar bu kadarını da hak etmemişti!

İNSAFSIZ RÜZGÂRLAR

Fırtınada dümeni bozulan geminin tüm ümidi rüzgârların insafına kaldı! Emir komuta sistemi felç olan her orduda olduğu gibi disiplin giderek önemli bir sorun sahası olacak. Ayrıca bütünüyle siyasetin içine girmesi çok farklı dinamikleri harekete geçirecek… Disiplin, bir darbe de siyasetin çamurundan yiyecek!

Terfilerden vaz geçtik; atamalarda bütünüyle siyasette! Mübarek Yüksek Askeri Şura değil, sanki AKP Merkez Karar Kurulu! Başbakan, 4 yardımcısı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Adalet Bakanı demokratik sivil kesimi temsil ediyor. Karşılarında Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının yer aldığı antidemokratik (!) askeri kesim var!

Yeni düzenlemeler kapsamında şu andaki Şura’nın asker üyelerinden biri hariç dördü derdest edildi! Bunun ne anlama geldiğini söylememe gerek var mı? Darbe gecesi ayakta kalan tek Komutan Dz.K.K. Ora. Bülent Bostanoğlu! Hem tam zamanında Türk milletine Komuta Kademesinin darbeye karşı olduğunu duyurdu hem o kargaşa anında şahsi güvenliğini sağladı hem de soğukkanlılıkla verdiği direktiflerle gemilerini salimen limana döndürdü; darbecilere hareket alanı bırakmadı!

Adalet Bakanı herhalde terfi ve atamaların adaletli bir şekilde yapılıp yapılmadığını Türk milleti adına denetleyecek! Bence Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı da bu gruba dâhil edilmeliydi! Malum, kışla önlerini tıkama görevleri artık yaşamsal bir boyut kazandı! Böylesine önemli bir konuda uzman görüşlerinden istifade edilmeli! Bu da AKP’nin harp tarihine eşsiz bir armağanı!

Terfi ve atamasında söz hakkı olmayan bir komutana astları nasıl bakar! Bu komutan, askerin ruh ve duygu dünyasında kendisine nasıl bir yer bulur? Böyle bir uygulama, komutan ile astları arasındaki gönül bağını nasıl etkiler?Böyle bir yapı dolaylı olarak komutan ve astlarını siyaset önünde eşitlemez mi? Eşitler arasındaki hiyerarşi nasıl işletilir? Bu konumdakibir komutan, astlarına ölmeyi emredebilir mi?

Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın her seviyedeki birliğe doğrudan emir vermesi ve istediği bilgiyi alması nasıl bir fayda sağlar? Cumhurbaşkanı’nın anayasal çerçevesini bir an için unutalım. Bu yapı en önemli harp prensibi olan emir komuta birliğini bozmaz mı? Size de garip gelmiyor mu? Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Milli Savunma Bakanı istediği birliğe, dilediği emri verebiliyor! Barış döneminde Genelkurmay Başkanı sadece binasının içinde borusunu öttürebiliyor!  Biz bahriyeliler, emir komuta birliğinin önemini vurgulamak için “iki kaptan bir gemiyi batırır” deriz! Anayasa’ya göre savaş döneminde Başkomutan Genelkurmay Başkanı! Şimdi savaşta da Genelkurmay Başkanı’nı binanın içine sokmak için anayasal çareler aranıyor! Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ne güne duruyor?

Ben böyle bir sistemi bilmiyorum, görmedim, duymadım, işitmedim… Demek ki öğrenmenin yaşı yokmuş! Bakanlar Kurulu Sözcüsü Numan Kurtulmuş çok derin analizler yaptıklarını ve bu kararların iki günde alınmadığını söyledi! AKP’nin derin uzmanları mutlaka müthiş çalışmalar yapmışlardır! En küçük bir kuşkum yok ama biz bu filmi başka sinemalarda görmüştük! AB, NATO, ABD, TESEV raporları, Abdullah Gül’ün darbe girişimi nedeniyle tutuklanan generallere yazdırdığı meşhur Savunma Reformu Raporu…
 
TSK KALICIDIR
 
TSK’yı yerle yeksan eden düzenlemeler OHAL kapsamındaki KHK’lar ile hayata geçirilemez! TSK’nın teşkilat yapısını değiştirmek OHAL görevleri içinde değildir. Burada bir yetki aşımı söz konusudur. Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın birliklere doğrudan emir vermesi yönündeki düzenleme Anayasa’ya aykırıdır. Çünkü Cumhurbaşkanı sorumsuzdur. Hiçbir kişi ya da organ Anayasa’dan kaynaklanmayan bir devlet yetkisini kullanamaz!

Hiç kuşkusuz düzenlemeler hukuka aykırıdır. TSK hukuk dışı saldırının hedefi olmuştur. Hukuk Şehidi Deniz Yarbay Ali Tatar’ın hafızalarımıza kazınan sözlerini unutmayalım: “Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez! Bu şekilde giderseniz ne yönetecek bir ordu ne yaşayacak bir ülke ve Cumhuriyet bulamayacaksınız!”

Muhalefet partileri bu KHK’ları Anayasa Mahkemesi’ne taşımazlarsa, Türk tarihine karşı sorumlu olurlar. Ayrıca yapılan uygulamalar birçok hak kaybına ve mağduriyete neden olmuştur. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu da açıktır.

Hükümet bu düzenlemeleri derhal geri çekmelidir. Türkiye küresel saldırı tehdidi altındadır. Bu sinsi taarruzlar karşısındaki en büyük güvencemiz TSK’dır. Bu hayâsızca akın ancak güçlü bir ordu ile durdurulabilir. Böylesine küçük düşürülen, genetik kodları ile oynanan bir ordu bu amansız saldırıyı püskürtemez!

Türk halkı infial halindedir. TSK’ya reva görülen bu muamele derin bir kaygı ve üzüntü yaratmıştır. Gün parti ayrımı yapmaksızın kenetlenme günüdür. Bu tür girişimler milleti böler! Hiçbir Türk, Ordusuna yapılan bu zulmü sineye çekmez! Meclis’teki Siyasi Parti Başkanları bu büyük milletin duygu ve düşünceleri hilafına TSK’yı yaralayacak girişimlere son vermelidir. FETÖ ile mücadele başka şey, bu gerekçe ile TSK’nın dokusunun bozulması bambaşka şeydir. Herkes gelip geçer ama TSK kalıcıdır.

Amiral Soner Polat
ulusalkanal.com.tr
[email protected]

ulusalkanal.com.tr







Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
metin GÜVENER - 4 ay önce
Bir asker çocuğu ve TAÇDER(TÜM ASKER ÇOCUKLARI DERNEĞİ )üyesi olarak Sayın Amiralimin yorumunu kalben onaylıyor um.