banner863

TSK’ye tezkere tuzağı


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

26 Eylül 2014, 11:21

Erdoğan’ın ABD planına “askeri, siyasi, her türlü destek vereceğini” ilan etmesiyle birlikte hazırlıklar başladı.

Bir yandan kamuoyu, “askeri destek vermeyeceğiz” sözünden “her türlü destek verilmesine” dönüşe hazırlanıyor; AK-Medya’da “ABD’ye ağır şartlar sunulduğu” türünden haberler servis ediliyor...

Diğer yandan, Yalçın Akdoğan’ın “askeri destek kurşun sıkmak değildir” gibi sözleri ve “güvenli bölge insani yardım esaslıdır” türünden haberlerle ABD planına itiraz eden AKP tabanının gazı alınıyor...

Dahası Abdülkadir Selvi gibi AKP tabanında etkili olan isimler şunları yazıyor: “Türkiye 1 Mart tezkeresini reddederek onurlu dış politika uyguladı. Yeni Türkiye’ye ilk adım o gün atılmış oldu.”

Erdoğan’ın tezkereyi geçirtmek için nasıl çabaladığı ortadayken bu kadar açık bir yalana başvurduklarına göre, dönüşü anlatmakta demek zorlanıyorlar. Zira bu iş Libya örneğinde olduğu gibi kolay olmuyor!

ESAD’I DEVİRME HEDEFİ

Aslında ortada bir dönüş de yok...

AKP en başından beri özel hedeflerini ABD planı içine dahil etmeye çalışıyordu. O hedeflerin en başında da Esad’ın yıkılması geliyor.

Lafı hiç uzatmayalım ve “İncirlik şu şartla kullandırılacak”, “kurşun sıkılmayacak”, “tampon bölge silahsız insani yardımı esas alacak” gibi palavraları bir yana bırakıp, esası belirtelim:

Esad’ı devirmek, güvenli bölge istemek ve bunun için tezkereyi genişletmek aynı zincirin halkasıdır!

Ve tamamı askeri destek demektir, kurşun sıkmak demektir, ABD planına dahil olmak demektir ve Türkiye’nin ön cephede olması demektir!

TAMPON’DAN GÜVENLİ BÖLGEYE


Örneğin tampon bölge konusu...

PKK biliyorsunuz karşı çıkıyor, “nasılsa süreç lehimize, işi bozma potansiyeli olan TSK konuya müdahil olmasın” diye düşünüyor özetle..

ABD, TSK’nin tampon bölgeyi kendi hedeflerine dönüştüreceğinden endişe ederek, AKP’yi güvenli bölgeye ikna ediyor...

Gerçi işlevi bakımından tampon ile güvenli bölge aynıdır ama Washington birincisi “Türkiye’nin değil koalisyonun tamponu olsun” diye, ikincisi de “alınamayacak BM kararıyla uğraşmamak için” Erdoğan’ı güvenli bölgeye ikna etmiş görünüyor.

Erdoğan adına durumu kolaylaştırmak isteyenler ise hem Türkiye’nin ABD’ye “güvenli bölgenin içinde ve sahada olmayı şart koştuğunu” hem de “bunun kurşun sıkmak anlamına gelmeyeceğini, lojistik destek sayılacağını” yazıyor!

Ama dediğimiz gibi işlevi aynıdır ve son tahlilde silahsız güvenli bölge olmaz! Güvenlik, en başta silah demektir! Lojistik de en temel askeri kavramdır ve lojistik komutanlıkları o nedenle vardır!

ABD PLANI GİRDAPTIR

Ahmet Davutoğlu’nun genişleterek ve iki ayrı şekilde TBMM’ye getireceği tezkereler de önce güvenli bölge, sonra da Esad’a karşı kara harekatı içindir!

TSK’nin bu noktada uyanık olması lazımdır!

Şam’la anlaşmadan ve ABD planına dahil olarak Suriye toprağında yapacağınız her eylem, niyetiniz ne olursa olsun, sizi en sonunda bir kara harekatına götürecektir.

3 yıldır o kara harekatını yapmanız için Reyhanlı’da bomba patlatanlar, uçağınızı kışkırtıcı uçuşlara zorlayanlar, Akçakale’ye top düşürenler, siz Suriye topraklarında “güvenli bölge” inşa tuzağına düştüğünüzde kimbilir neler yaparlar!

Pentagon sözcüsü Tuğg. John Kirby’nin “Türkiye zorunlu ortak”, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin “Türkiye ön cephede olacak” demesi bundandır.

ABD’nin planı, TSK için girdap gibidir!

TEZKERE’YE HAYIR DENİLMELİ


O nedenle Türkiye, 2 Ekim’deki tezkerelere, bu haliyle, mutlaka hayır demelidir!

Tezkere, Türkiye’nin ulusal güvenliği için örneğin Irak’ta PKK’ye sınırötesi operasyon ya da Suriye’de PYD’nin özerkliğine müdahale değildir!

Tezkere, Türkiye’nin bağımsız kararı olarak değil, ABD’nin planı içinde yer almak üzere çıkartılıyor!

Kuşkusuz tıpkı 1 Mart’taki gibi, “öyle de olsa böyle de olsa ABD yapacağını yapacak, bari dışında kalmayalım” diye düşünen askerler vardır. Kuşkusuz bugün de ABD planına destek verirken, aynı zamanda PYD’nin kantonlarına müdahale edebileceğini sanan askerler vardır.

Ama ABD planı içinde bu mümkün değildir!

ABD’siz ve bir tek Şam’la, Bağdat’la, Tahran’la anlaşarak mümkündür!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.