Türk milletine çağrı


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

12 Ekim 2014, 15:00

Tarih, 8 Ekim 2014. 
Yer, Siirt.
Tillo Caddesi üzerinde bir benzin istasyonu. 
Her yeri kaplayan ABD uşağı bölücüler, o benzin istasyonuna yöneliyor. 
Bir grup bayraksız, vatansız sergerdenin hedefi oradaki Türk bayrağı. 
İndirmek ve yakmak istiyorlar. 
Ama bir bekçisi var. 
İstasyon sahibi önce uyarıyor, dinlemiyorlar. 
O da çekiyor silahını ve namusunu koruyor. 
Dokundurtmuyor bayrağına…
Belki bir Hasan Tahsin değildir.
Tehlike kapısına gelene kadar anlayamamıştır.
İlk tepkisini zamanında gösterememiştir.
Ama…
O adam Sütçü İmam'dır kardeşim.
Ve Türk Milleti’nin görevi o adama sahip çıkmaktır. 
O adama sahip çıkmak, Türk Bayrağına sahip çıkmaktır.

MÜSLÜMAN CUMHURBAŞKANI15-muslumanCumhurbaskani
İslahiye Çadırkent Konaklama Tesisleri'nde kalan Suriyelilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şöyle demişti:
“Havadan bombalamak sureti ile bu sorunlar çözülmez. İşte IŞİD çıktı Suriye güç buldu.. Müslüman Müslümanı bu şekilde öldürebilir mi? Bunu batılı devlet başkanlarına söyledim. Sadece havadan bombalamak sureti ile bu terörü sona erdiremezsiniz. Bununla ilgili işbirliği kurulmadıkça hava harekatı ile bu iş bitmez…”
Şimdi konuşmaya bir bakalım.
“Müslüman Müslüman’ı böyle öldüremez” diye kime söylüyor: Batılı devlet başkanlarına. Ki, alayı Hristiyan ve Yahudi…
Peki, hedefi neresi: Müslüman Suriye…
Eşittir, Müslüman Cumhurbaşkanı.
Haydi hayırlı Pazarlar…

15-kayipAraniyorKAYIP ARANIYOR
Büyük Haziran ayaklanmasında, elinde Türk bayrağı olan lise talebesi kızları saçlarından sürükleyen polislerden…
Sokak aralarında kıstırılan Türk gençlerini polislerle birlikte linç eden eli-sopalı Ak-gençlik mücahitlerinden…
Silivri önündeki vatanseverler karşısında aslan kesilen, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye slogan atan kitlelerin üzerine TOMA’larını salan, çadıra sığınmış hamile kadınların üzerine gaz bombaları attıran devlet erkânından…
Vaktiyle “analar ağlamıyor” diye İlçe, bucak dolaşan, her mikrofona şakıyan açılım bülbülü akillerden…
PKK, 27 il ve 40’dan fazla ilçeyi yakıp yıkmaya başladığından beri haber alınamamaktadır. 
Bu tipleri görenlerin insaniyet namına Türk milletine haber vermeleri rica olunur. 
Ki: soralım: PKK ortalığı kan gölüne çeviriyor, polislerinizin belinden silahlarını alıyor, Atatürk heykellerini ve Türk bayraklarını yakıyorlar… 
Nerdesiniz?
Diye sordum, cevabını bir değerli okurum yolladı: “Kına almaya gitmişler… Çok fena kınayacaklar…”

TÜRK VATANDAŞI KONUŞUYOR
Tayyip Erdoğan Suriyelilere hitaben : “ Bize ensar olma serefini bahşettiniz” demiş.
Sana hayat güzel. Saray istersin parası bizden. Uçak istersin parası bizden.
Sen ensar oldun şereflendin, elin fellahını biz doyuruyoruz.

PKK NEZAKETİ
15-PKKnezaketi

İNTERNET SAVAŞLARI

Genelkurmay Başkanlığı ile İzmir Valiliği arasında cereyan ediyor. Koca Genelkurmay haber ajansı edasıyla duyuruyor, koca Valilik tekzip ediyor.15-internetSavaslari
Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesindeki açıklama şöyle: “2014 Yılı Önemli Yurtiçi Olaylar’ başlıklı bölümde, ‘Bölücü Terör Örgütüne müzahir 150-200 kişilik bir grup tarafından, İzmir Konak Kadifekale Şehitliği’nde bulunan bir Türk Bayrağı direğinden indirilerek yakılmıştır” 
İzmir Valiliği de yazılı bir açıklama yaparak bayrak yakıldığı iddialarının asılsız olduğu belirtti.
Diyeceksiniz ki, işin sonunda ne oldu? Elbette Genelkurmay sitesinden o açıklama kaldırıldı…
Siz ne sanmıştınız?

HAFTANIN ZEKÂ KÜPÜ

15-haftaninZekaKupuSabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak, tam olarak şöyle yazmış: 
“Dünyanın en önemli ve en ünlü bilim kurgu yazarlarından Sir Arthur Charles Clarke şöyle der: İki olasılık var: Ya evrende yalnızız ya da evrende yalnız değiliz. İki olasılık da dehşet verici…”
Clarke’ın olasılıklarını Suriye ve Irak’taki tabloya uyarlamak mümkün: IŞİD ya ABD’nin Ortadoğu politikalarının ürünü ya da ABD istihbarat örgütlerinin gizli planlarının ürünü. İki olasılık da ürkütücü.”
Önce, “ABD politikalarını hayata geçiren organlardan biri ABD istihbarat örgütleri değil mi” diye soruyorsunuz kendinize. Bu benzetmenin Clarke’ın tamamen zıt olasılıkları karşılaştırmasıyla ne ilişkisi var diyorsunuz…
Sonra da “bu yazının devamını okuyacak gücüm var mı” diye…
Sabah’ın Sabah’lığı da buradan geliyor işte… Uysa da yazıyorlar, uymasa da…

SINIR ÖTESİ HAREKÂT15-sinirotesi

Gazetelerin ilk sayfalarında sıra sıra dizilmiş tank taburları. Elleri tetikte bekleyen asker fotoğrafları. Hudut güvenliği ile ilgili sekiz sütuna manşetler, vs…
Arka sayfaları bir açıyorsunuz, ellerinde PKK/PYD bayrakları, Dicle nehri üzerinde botlarıyla sınırı geçen gruplar. PYD saflarına katılmaya gidiyorlar. Soran yok, sorgulayana yok. Hudut kalbura dönmüş. Her iki taraftan da… 
Orada aslında neler oluyor kuzum?

VAY HALİNE HOCA

Yeni Şafak’tan Hayrettin Karaman… AKP’nin yapıp etiklerine fetva veren adam. Bir gün yoktur ki, “şu yaptığınız da yanlıştır” desin…
Allah şaşırtmış, tutmuş Maun suresini yazmış:
“Allah Teâlâ, hayat kılavuzumuz olsun diye gönderdiği Kitabında, Mâûn suresinde şöyle buyuruyor:
‘1. Gördün mü dini yalan sayanı? 2. İşte odur yetimi itip kakan; 3. Ve yoksula yedirmeyi özendirmeyen! 4. Vay haline o namaz kılanların ki, 5. Onlar namazlarının özünden uzaktırlar. 6. Onlar halka da gösteriş yaparlar. 7. Hayra da engel olurlar.”
Vay Hoca vay… Allah şaşırtmasın bir kere…
Sorun bu hocaya kaç para gelirin var diye.
Sorun Tayyip Erdoğan’ın mal varlığı ne kadar diye…
Sorun bakalım “ananı da al git” diye kovalanan köylü değil miydi?
Sorun bakalım, “Yahudi dölü” diye yumruklanan gariban kimdi?
Sorun, fabrikasından madenine, dağından deresine varıncaya kadar satılan kamu malları kimindi?
Ama cevap vermeyebilir. Çünkü bu surede, “vay haline zalime fetva verenlerin” şeklinde bir ayet yok… 
BİR DALDA İKİ KİRAZ15-birdaldaiki

Birisi Dersimli Kemal… 
Şöyle diyor: “Kılıçdaroğlu, "gelin askerimizin kara harekâtını, Kobani'nin kurtarılması hedefi ile kısıtlayalım, böyle bir tezkereyi Meclis'ten hemen yeniden çıkaralım."
Diğeri de Cemaatin gürleyen sesi, Apo’yu Paşa yapmak ve bir villaya taşımak, Türk ordusunu lağvetmek, Türklerin sembolünün bozkurt yerine kangal köpeği olması gibi taleplerin sahibi Mümtazer Türköne… 
O da şöyle diyor : “Kader bizleri tam bin yıldır olduğu gibi kafa kafaya, sırt sırta vermeye zorluyor. Kobani Kürtlerden önce Türklerin, daha doğrusu aynı ölçüde hepimizin sorunu.” 
Yürüyün aslanlarım… Kim tutar sizi… Kandil’e kadar yolunuz var…
Not: Mümtazer Bey “aslan” deyişimizi kabul etmezse istediği gibi revize edebiliriz, canı ne çekiyorsa…”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.