Türkiye Cumhuriyeti için seferberlik


İsmail Hakkı Pekin

İsmail Hakkı Pekin

22 Mayıs 2015, 15:06

 19 Mayıs 1919 Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden kritik ve çok önemli bir başlangıçtı ve uzun soluklu bir süreç sonunda hedefine ulaştı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla ve devrimlerle devam eden bir sürecin ilk adımını atan Mustafa Kemal kararlıydı, cesurdu ve milletine güveniyordu.

Bugünlerde de böylesine kararlı ve cesur başlangıçlara ihtiyacımız var. Hem de acil olarak. Ülkenin içinde bulunduğu durum, bölgemizdeki çatışmalar, içine yuvarlandığımız ekonomik kriz ve istikrarsız ortam Türkiye’nin süratle toparlanmasını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine ve başlangıç kodlarına geri dönmesini gerektirmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nde ekonomiden eğitime, tarım ve sanayiden eğitime her şey dibe vurmuş durumda. Emeği ile geçinen insanlar yaratılan işçi pazarlarında köle gibi çalıştırılırken, haksız kazanç elde etmek, devlet kapısında iş tutmak, siyasi iktidarı destek karşılığında ihale almak vb. faaliyetler emek sarf etmeden para kazananların milletin paralarıyla krallar gibi yaşadığı beleşçi bir grup yarattı. Gerçi bu konu ülkemizde yeni değildi ama AKP iktidarı döneminde bu konuda da rekor kırdı Türkiye. Krediyle, borçla yaşayan bir toplum yarattı uygulanan yandaş ve candaş ekonomik politika maalesef. İnsanların boyunlarında ve ayaklarında kölelik zincirleri yok ama kredi kartı, banka kredileri vb. çağdaş zincirler var şimdi de. Her halde Mustafa Kemal “Muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacağız” derken bunu kastetmemişti.

Ulus devlet yapısını terk etmek üzereyiz. Bunun için AKP iktidarı son kazmayı vurdu. Türkiye’de Türk olmak, “Türküm” demek adeta bir suç haline geldi. Siyasi iktidar eliyle etnik ayrımcılık yapılmaya başlandı. Ülkemizde yaşayan etnik unsurlar arasında ayrıştırma başladı. Bu konu siyasi iktidar tarafından hep dillendirildi. “Açılım süreci” denilen süreçle birlikte bu ayrım daha da arttı. Ulus devlet, vatandaş ilişkisi cemaat, tarikat, devlet ilişkisine dönüştürüldü. Ulus devlet yapımız gevşemeye ve vatandaşlar arasındaki bağlar ile aidiyet zayıfladı. Toplum adeta atomize edildi.

Aynı şeyleri laiklik bağlamında söylemek mümkün. Maalesef devlet, siyaset ve din iç içe geçmiş durumda. Mezhepsel ayırımcılık insanları kutuplaştırıyor. Alttan alta bir çatışmanın koşulları yaratılıyor sanki.

YENİDEN 19 MAYIS

Etrafımızda kavgalı olmadığımız devlet yok gibi. ABD ve Batı’nın desteğinde bölgenin yeniden şekillenmesine, komşularımızda devam eden iç savaşlara müdahale ediyoruz ve buralarda savaşan teröristlere yardımda bulunuyoruz. Herhalde Mustafa Kemal “Yurtta sulh, cihanda sulh” derken bu durumu kastetmemişti.

Bu konuda sizlerin de şahit olduğu yüzlerce örnek sayabilirim. Evet Türkiye’de A’dan Z’ye her şey yeni baştan ele alınmalı ve yeniden dizayn edilmelidir. Restorasyon döneminin bile Türkiye Cumhuriyeti’ni kuruluş kodlarına döndürebileceğinden şüpheliyim. Bu bakımdan 19 Mayıs 1919 misali bir başlangıca, cesur ve ne yapması gerektiğinden emin kararlı insanlara, Öncülere ihtiyacımız var. Yani yeni ve tamamen milli bir başlangıca ihtiyacımız var.

19 Mayıs 1919 ve sonrasında devam eden bir seferberlik gibi bir seferberliğe ihtiyacımız var. Yarım kalmış devrimleri tamamlamalıyız. Milli demokratik devrimi tamamlamalıyız. Bütün bunları yapabilirsek ki yaparız, ülkemizdeki kötüye gidişi durdurur ve yeniden çağdaş ülkeler içinde yerimizi alır ve bölgeye öncülük ederiz. Türkiye Cumhuriyeti 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşları gibi yeni ve milli bir harekete ihtiyaç duymaktadır. Onun için haydi Türkiye seferberliğe diye haykırıyoruz.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.