banner863

Türkiye ve CHP'liler bu yasayı konuşmalı


Turhan Özlü

Turhan Özlü

14 Ağustos 2014, 11:44

Silahlı PKK'yı yasallaştırma Kanunu'nun tam da Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Meclis'ten geçmesi anlamlıdır. Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı döneminde izleyeceği "Yeni Türkiye" adını verdiği "yol haritası"nın taşları döşendi. Özerklik ve bölünme süreci yasallaştırıldı. Öcalan'ın yasayı "milat" olarak değerlendirmesi boşuna değildir.

Hükümetin, 6 Haziran günü Diyarbakır'da düzenlediği "Yeni Türkiye'nin Açılan Kilidi: Çözüm Süreci" başlıklı Çalıştay bu yeni yasa ile ilgiliydi. Çalıştayın adı bile amacı ortaya koymaktadır.

PKK ile ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay konuşmasında, "Türkiye Cumhuriyeti devletini kendisiyle hesaplaştırdık" dedi. "Güvenlikçi politikayı terk ettik" diye övünen Atalay, AKP'nin "yeni yol haritasını" da şu sözlerle özetlemişti: "Yasal düzenlemeler yapılacak. Eve dönüşler, hayata dönüşler hepsi var. Meclis'e de gidilecek."

CHP'DEN "PKK YASASI"NA AÇIK DESTEK
Kılıçdaroğlu daha aylar öncesinde; yerel seçim mitinglerinde tavrını açıklamıştı: "AKP giderse barış süreci ne olacak' diye soranlar var. Barış süreci kimsenin tekelinde değildir. Bu ülkede barış sağlanacaksa bunu yapacak olan parti CHP'dir" diyordu.

Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan'ın ABD koordinatörlüğünde Öcalan'la birlikte yürüttükleri bölücü girişimi, "barış süreci" diye sahiplendi. Daha da ileri gitti: 20 Haziran günü Diyarbakır'da, "Süreç yasal bir zemine oturtulmak zorundadır" diyerek AKP'nin üzerinde çalıştığı yasaya desteğini ilan etti: Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "İktidarda olan sensin, parlamentonun yarısı sende. Sen sorunu çözdün de hayır mı dedik" diyordu.

Beşir Atalay, Kılıçdaroğlu'nun açık desteğine "şaşırdığını" söyledi. Yasanın 1-2 gün içinde Meclis'e sunulacağını açıkladı.

Ne tesadüf Fethullah Gülen de aynı günlerde "Süreci bozmamak lazım" diyordu.

PKK'nın CHP'li CUMHURBAŞKANI ADAYI
Kılıçdaroğlu yasa tasarısı Meclis'e sunulduğunda, "sözümüzün arkasındayız, gerekli katkıyı vereceğiz" dedi. Genel Başkan Yardımcısı Engin Altay da "CHP'den 'zinhar istemezük' bekleniyorsa o olmayacak. Biz Kürt sorununun çözülmesini en çok isteyen partiyiz" diyordu.

CHP'nin bu tavrı karşılıksız kalmadı. HDP yönetimi CHP Milletvekili Rıza Türmen’e “Cumhurbaşkanı adayımız ol” teklifi götürdü. 'Onur duydum' diyen Türmen de, HDP ile adaylık konusunda görüşme yaptıklarını doğruladı.

HDP, Rıza Türmen'den olur alamayınca Selahattin Demirtaş'ı aday gösterdi. Türmen teklifi reddetme kararının kendisine ait olduğunu belirtme gereği duydu.

CHP'de MEYDAN TR-705'e KALDI
CHP desteği bunlarla da kalmadı. TR 705 kodlu Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, partisinin 81 il başkanlığına gönderdiği talimat niteliğindeki mektupta, "Eksiğine, yetersizliğine rağmen bu tasarının yasallaşmasını destekliyoruz" diyordu.

Tanrıkulu daha da ileri giderek Öcalan'ın taleplerini yasa teklifi halinde Meclis Başkanlığı'na sundu. Öcalan'ın yıllardır dayattığı "İzleme Kurulu" önerisi, Tanrıkulu'nun yasa teklifinde "Toplumsal Mutabakat Komisyonu" ile "Ortak Âkil Heyeti" başlıklarıyla yer aldı.

Yasa Genel Kurul'da görüşülürken Sezgin Tanrıkulu yine başrollerdeydi: "Kürt meselesinin çözümü konusunda biz varız, hodri meydan" diyordu.

AKP VE PKK İLE BİRLİKTE KABUL OYU
Meclis'te üç gün süren görüşmelerde, kürsüye çıkan CHP'li vekiller bir maddeye çekince koyarak, paketin tümüne desteklerini açıkladılar.

Oylama sırasında 130 CHP'li vekilden sadece 13'ü salondaydı. Bu 13 vekilden 11'i AKP grubu ile birlikte "evet" oyu kullandı. İki genel başkan yardımcısı Engin Altay ve Sezgin Tanrıkulu ile Rıza Türmen de "evet" oyu verenler arasındaydı.

Birgül Ayman Güler ve Gürkut Acar "hayır" oyu verdiler. Hükümet tasarısı 235 kabul, 36 ret oyu ile Meclis'ten geçti.

CHP yönetiminin tavrı, tasarı daha Meclis İçişleri Komisyonu'nda görüşülürken belli olmuştu. Komisyonda 6 üye ile temsil edilen CHP'den 4 üye tasarıya "kabul" oyu verdi. 2 üye; Tanju Özcan ve Birgül Ayman Güler "ret" oyu kullandılar.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "çözüm iradesini ortaya koyduğu için "Kılıçdaroğlu'na teşekkür etti.

PKK ve AKP'den CHP'ye TEŞEKKÜR YAĞMURU
Yasa Meclis'te kabul edildikten sonra da PKK çevrelerinden teşekkür yağmuru sürdü: Öcalan "milat" olarak nitelediği yasa için AKP ve CHP'ye ayrı ayrı teşekkürlerini sundu! HDP'li Ertuğrul Kürkçü, CHP'nin "önceki tutumunu değiştirerek yasaya engel olmama yolunu seçmiş olmasını önemli görüyoruz" diyordu. Sırrı Süreyya Önder de "olumlu katkı" sunduğu için CHP'ye teşekkür edenler arasındaydı.

PKK Açılımından sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay şöyle diyordu: "Yasa yüzde 80 destekle çıktı. Ana muhalefet partisinin desteği bizi sevindirdi."

CHP yönetimi AKP tasarısına destek vererek Tayyip Erdoğan'ı rahatlattı. AKP Açılım adı altında yürüttüğü süreçte "tek başına" olmaktan kurtarıldı.

EKMELEDDİN İHSANOĞLU: "YASA TAKDİRE ŞAYAN"
CHP ve MHP'nin "çatı" adayı Ekmeleddin İhsanoğlu da Yasayı "takdire şayan" diyerek alkışladı. Bununla da kalmadı; PKK'yı haklı ilân etti; masum gösterdi ve akladı. İhsanoğlu şöyle diyordu: "Bizim burada hatalarımız var. Biz birçok sorunu sopa, falaka ile halletmeye çalışıyoruz. Hal böyle olunca insanlar her zaman baş eğmiyor. İsyan ediyor. O zaman da çatışma oluyor."

CHP ve MHP'den bu sözlere bir itiraz gelmedi. Böylece PKK'nın yasallaştırılması Açılımına MHP de cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu eliyle ortak oldu.

Yasa Cumhurbaşkanlığınca onaylanıp yürürlüğe girdikten sonra da MHP'den bir ses çıkmadı. Anayasa Mahkemesine başvurma gibi bir çaba içine girmedi. Öncesinde ve İçişleri Komisyonu'nda gösterdiği tepkinin, bütünüyle MHP tabanını oyalamaya dönük bilinçli bir tavır olduğu kanıtlandı.

SİLAHLI PKK YASALLAŞTIRILDI
Kanun, "PKK silah bırakacak, barış gelecek" gerekçesiyle gündeme getirildi. PKK liderlerinden Cemil Bayık'ın Yasa Meclis'ten geçtiği saatlerde yaptığı açıklama olup biteni anlamaya yetiyor: "Silah bırakacağımızı sananlar hayal görüyor."
Yasa ile AKP hükümetine PKK ile yürüttüğü müzakerelerde yasal zemin sağlandı. Hükümete sınırsız yetki verildi; hem Hükümete hem de PKK tarafına dokunulmazlık zırhı kazandırıldı.

Kanunun 4. Maddesinde aynen şu ifade yer alıyor: “Bu Kanun kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz.”

Bile bile bölücü terör örgütü PKK yasallaştırıldı; elinde silahıyla Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmen muhatabı yapıldı.
"Gözlemci heyet" adı altında yabancı kurum ve kişilerin, Türkiye'nin bu yaşamsal iç sorununa müdahale etmesine kapı açıldı. Meclis'te ret oyu veren üç CHP'li arasında yer alan Birgül Ayman Güler, şöyle diyordu:

"Kimi CHP'liler, 'korku ve paranoyadan kurtulmak gerektiğini' dile getirebiliyorlar. Basit bir 'Mali Gözetim Komisyonu'nun, nasıl Rüsum-u Sitteye dönüştüğü kendi tarihimizden dünyaya mal olmuş bir derstir."

Birgül Ayman Güler ve Dilek Akagün Yılmaz'ın son çare olarak, Yasanın Anayasa Mahkemesine götürülmesi çağrısı da karşılıksız kaldı. Anayasaya göre Ana Muhalefet Partisi CHP'nin 10 gün içinde iptali için başvuru hakkı vardı. CHP yönetiminden açıkça destek verdiği yasa için bu hakkı kullanması beklenmezdi.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
atlla bakan - 2 yıl önce
söylenecek bir söz bulamıyorum sadece zavallı türkiyem diyorum ne hale geldi 2000 yılarının başında terörmü kalmıştı bitmişti şimdi yasalaşıyor chp ve mhp akp dtp hepsi amarikanın hesabına çalışıyor bu ülkede yiğit bir siyasetçi yok insanları aydınlatmaya