banner863

Türkiye’de seçim güvenliği yoktur


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

17 Ağustos 2015, 21:08

 7 Haziran Milletvekili Genel Seçimlerinde, Diyarbakır ve Batman illerinde kurulan yüzlerce sandığın sonuçlarına ilişkin haberler gazetelerde yayınlandı.
Seçmenin tamamı sandık başına gitmiş ve hepsi de oylarını HDP’ye kullanmış!
Hatta bazı sandıklarda HDP’ye çıkan oy, seçmen sayısından daha fazla. Sandık görevlilerinin de hepsi HDP’ye oy vermiş!
En eğitimli illerde bile yanlış oy kullanan seçmen varken Diyarbakır’dan Hakkari’ye kadar bütün illerde binlerce sandıkta tek bir geçersiz oy yok!
Seçime katılım rakamları da çok çarpıcı… Normal olarak diğer illere göre seçime katılımın daha düşük olduğu bu illerde, halk bu sefer Türkiye ortalamasının epey üstünde sandığa gitmiş ve HDP Türkiye tarihinde görülmedik oranda yüksek oy almış!
Şırnak’ta katılım % 92, HDP %85; Hakkari’de katılım %93, HDP%86; Batman’da katılım %90, HDP %73; Diyarbakır’da katılım %86, HDP %79.

Ağa demokrasisi
Bu tablonun açıklamasını herkes biliyor ya da tahmin ediyor. 7 Haziran Seçimleri Doğu ve Güneydoğu illerinde PKK silahlarının gölgesinde yapıldı.
Önemli sayıda sandıkta PKK görevlileri seçmen adına bütün oyları kullandılar. Eskiden toprak ağalarının sadece kendi köylerinde uygulayabildikleri yöntemi PKK bu sefer bölge çapında uyguladı.
Üstelik 7 Haziran seçimlerinde HDP açısından barajı geçmek diye bir sorun vardı ve Batı’da alınacak oylar son derece önemliydi.
Açıktan şiddet uygulayarak Batı’dan oy alınamazdı. Son derece “barışçı” pozlardaydılar. “Herkesi kucaklıyorlardı.”
Onun için silahın kendisi değil “gölgesi” devredeydi.

Halkın değil PKK’nın iradesi
Şimdi durum değişmiştir.
7 Haziran seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı tabloyu ve ABD başta olmak üzere Batı’nın verdiği desteği PKK, “tarihi fırsat” olarak değerlendirmiş ve harekete geçmiştir.
PKK, 7 Haziran 24 Temmuz tarihleri arasında yol kesme, araba yakma, karakol ve kışlalara taciz ateşi açma, sokaklara hendek kazma, yollara patlayıcı yerleştirme ve cinayet işleme türünden yüzlerce eylem gerçekleştirdi.
Şimdi bu koşullarda seçime gidilecek.
Açık söyleyelim: Yapılacak seçim Doğu ve Güneydoğu illerinde PKK listelerinin halka onaylatılmasından başka anlama gelmeyecek.
Üstelik sadece Doğu ve Güneydoğu illerinde değil, başta Adana ve Mersin olmak üzere büyük şehirlerimizin birçok mahallesinde de durum farklı değil.
Bütün bu yerlerde artık PKK silahlarının gölgesi değil, kendisi var.
7 Haziran’da başka partilere oy vermeyi düşünen seçmen, sonrasında karşılaşabileceği “riskleri” hesaba kattı. Kendisini ve ailesini bekleyen muhtemel tehlikeleri düşünerek hareket etti.
Şimdi ise artık ilerde söz konusu olacak muhtemel “riskler” yok. Şakağına silah dayanmış olarak sandığa gidecek.

İlk adım atıldı ama alınacak çok yol var
TSK’nın 24 Temmuz’da harekete geçmesi tarihi bir dönüm noktasına işaret eder ama birkaç ay içinde sonuç alınacağını ve seçim güvenliğinin sağlanacağını beklemek ham hayaldir.
1990’larda güvenlik güçleri şehirlere tamamen hakimdi ve TSK Doğu ve Güneydoğu ile Kuzey Irak’ın dağlarında her an vardı.
Bu durumdayken PKK terörünün etkisizleştirilmesi 10 yıla yaklaşan büyük bir mücadelenin sonunda mümkün olabildi.
Bugün ise AKP iktidarının izlediği politikalar sonucunda alan hakimiyeti (şehirler dahil) PKK’dadır. TSK hala kara operasyonu yapmamaktadır. Üstelik ABD’nin dümen suyunda izlenen politikalar (İncirlik vd.) ve Suriye’de Şam yönetimine karşı güdülen mezhepçi politika, terör gruplarının desteklenmeye devam edilmesi, Türkiye’nin elini kolunu bağlamaktadır.
Bu koşullarda üç beş ay içinde yapılacak seçimin, özgür seçim olabileceğini düşünmek milletle alay etmekten başka anlama gelmez.

Yol ayrımı
Tayyip Erdoğan ve AKP, bir çıkmazın içinde debeleniyorlar.
Türkiye onlar açısından yönetilebilecek bir ülke olmak çıkmıştır. Türkiye’nin hiçbir sorununa çözümleri olmadığı gibi varlıkları sorun kaynağıdır.
Bu koşullarda yapılacak bir seçim, 7 Haziran’dan çok farklı bir sonuç vermeyecektir Ama kriz, ekonomik ve siyasi bakımdan daha da ağırlaşacak ve Türkiye açısından ödenecek fatura daha da büyüyecektir.
Bir yol ayrımında olduğumuz şimdi daha da netleşmiştir.
Ya kararlı bir şekilde vatanımızı savunacağız ve gereklerini yapacağız ya da, ABD ve onun bölücü ve yobaz işbirlikçilerinin “demokrasi” aldatmacalarına göz yumarak hızla Irak ve Suriye olmaya doğru yol alacağız.

[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.