banner863

Üstelik de profesör


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

17 Ağustos 2014, 12:28

Sanki milletvekili değil de peygamberin özel kalem müdürü... AKP Kayseri Milletvekili Prof. Dr. Pelin Gündeş Bakır, Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyunu kullanmak için geldiği Kayseri Lisesi önünde öyle saçmaladı ki, dinleyenlerin ağzı açık kaldı. Tayyip Erdoğan övgüsüne İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed'i alet etti.

"Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın bütün İslam âleminin umudu olduğunu" iddia eden Bakır, "sonuçların tüm İslam alemini etkileyeceğini" öne sürerek, "Eğer peygamber efendimiz gelip bu sahneyi görseydi hepimizle gurur duyardı diye düşünüyorum" dedi.

Konuşmasına iyi konuşuyor da pek düşündüğü söylenemez, eğer İslam peygamberinin gelip sandığı görebileceği bir çağda ya da şeriat düzeninin yaşatıldığı bir ülkede olsaydık, kendisi kadın olduğu için Peygamberin gurur duyup duymadığını anlayamazdı çünkü sokağa çıkamazdı...

GAZZELİYE DOST, TÜRKMENE DÜŞMAN

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Gazze'den gelen yaralıları bizzat karşıladı. Davutoğlu'nun yaralılara gösterdiği şefkat görülmeye değerdi. Ama aynı Davutoğlu, bundan sadece birkaç gün önce IŞİD tarafından katledilen Türkmenleri suçlamış, katliamın sorumlusu IŞİD'i ise aklamaya çalışmıştı. Gazzelileri kapılarda karşılarken, IŞİD teröründen kaçan Türkmenlerin sığınma talepleri reddedilmişti. Şu ana kadar üç yüzden fazla çocuğun susuzluktan ve açlıktan öldüğü biliniyor...

Bütün bu yanlı tutumun nedeni Davutoğlu'nun Sünni, o Türkmenlerin Şii olması olabilir mi? Ki, Davutoğlu, sedye ile gelen Gazzeli yaralıları karşıladığı sırada Kürtlerin, Türk diye Sincar'a almadığı, IŞİD topçusunun Şii diye bombaladığı yüz bin Türkmen çöl güneşi altında ölüm kalım mücadelesi veriyor.

BAŞIMIZA ÇÖKÜYOR AMA...

Soma Türk emekçisinin en ağır kaybı verdiği yerdi. AKP hükümetinin ölçüsüz özelleştirme politikalarının bedeli göçük, altında kalan 303 madencinin hayatına mal oldu. Hükümet ile dirsek temasındaki şirketlere yok pahasına satılan ve karı arttırmak için güvenlik tedbirlerinin göz ardı edildiği madenler mezar oldu.

Ama daha dün Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP'nin Soma'daki oy oranı yüzde 47'den fazlaydı. Sanki hiç kimse ölmemiş, o maden üzerlerine çökmemiş gibiydi.

Ve bu hafta bir maden de Zonguldak'ta çöktü. O da AKP tarafından yok pahasına satıldıktan sonra özel şirketler tarafından işletilen bir madendi. Hemen aklıma bu göçükten sadece bir gün önce yapılan seçimler geldi. Baktım. Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,97 düz hesap 53 oy almış. Yarıdan fazla...

Yazacağım, elim varmıyor, diyeceğim dilim... Sığdıramıyorum kelimelere, ne üzüntümü ne kızgınlığımı... Hani insan kızar ya bazen babasına, annesine, kardeşine ama ailesidir işte... Onun gibi... Göğsüm ağrıyor...

HAKKI HUKUKU DA ÖĞRENMİŞ

İnanılması güç ama Ergenekon davasında duruşma savcısı olarak görev yapan ve 17 Aralık'ın ardından İstanbul 26. 27. Noterleri ile İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün denetiminde görevlendirilen Mehmet Ali Pekgüzel, hak, hukuk ve adaletten söz etti...

Hakim ve savcıların resmi sitesi "adalet.org"ta istifasını açıklayan HSYK üyesi Teoman Gökçe'nin basın açıklaması yayınlandı. Yargı mensuplarının çeşitli yorumlar getirdiği istifa mektubuna ilişkin eski Ergenekon savcısı Mehmet Ali Pekgüzel de görüş bildirdi.

Pekgüzel, "Hak, hukuk ve adalet dağıtanların en az kendilerine de gerekli olduğu düşüncesi ile hak, hukuk ve adaletten uzak uygulamalara sessiz kalmayan, seçilmiş üyemizin onurlu ve dik duruşunu saygı ve takdirle alkışlıyorum" ifadelerini kullandı.(12 Ağustos) Pekgüzel'in "hak, hukuk ve adalet herkese lazım" şeklindeki sözleri okuyanları şaşkına çevirdi.

Çünkü Ergenekon davası duruşma tutanaklarının neredeyse tamamı, sanıkların ve avukatlarının Pekgüzel'e yönelik hak ve hukuk uyarılarıyla dolu... En sonunda, anlaşılıyor ki, hukuk ona da lazım olmuş...

IŞİD KAFASI

Doç. Dr. Hayrettin Öztürk. O, cumhuriyetin atadığı Samsun Müftü yardımcısı... Trabzon'un Şalpazarı ilçesinde 195'ncisi düzenlenen Sis Dağı şenliklerinde insanları horon teperken görünce görev bilinci uyandı... Tam da konuşma sırası kendisine gelmişti. Kalktı ve o yaylada şenlik yapan insanlara hadlerini bildirmek üzere mikrofona yürüdü... Konuştu: "Bunu söylemek benim görevim, Yanınızdaki kardeşiniz bile olsa kadınlı erkekli el ele tutuşup horon oynayamazsınız..."

Sanki vahiy gelmiş, Allah vekâlet vermiş. "Görevim" diyor.

Tam 195 kez oynanmış ama "bundan sonra oynatamazsınız" diyor müftü. Onu ilk kutlayan da cumhuriyetin oraya kaymakam diye atadığı Zihni Yıldızhan...

IŞİD ile kafa arasındaki ilişki sadece kesilen başlardan ibaret değil. Bir de bu hali var IŞİD kafasının. Adın adım dönüşümü görmüyor musun Türkiyem? Önce türkülerden başladılar, şimdi horon, yarın?

HAFTANIN YAĞ REKORTMENİ

Artık bakanlık mı bekliyor, yoksa "beni başkan yardımcısı yapar" diye mi düşünüyor bilmiyorum. AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Twitter'dan üniversite rektörlerine seslendi:

Soru 1) "Üniversitesiz hiçbir il kalmayacak" söylemiyle çıkıp bunu icraata koyan liderimiz RTE kürsüsü neden kurulmuyor?

Soru2) Dünya'da mazlumların hayranlıkla, zalimlerin korkuyla izlediği bir lider olan RTE'nın kodlarını bilimselleştirmeyi düşünüyor musunuz?

Soru 3) Yeni ve büyük Türkiye'nin dünya sahnesindeki oyun kurucu gücünü sağlayan akılı öğrencilerinize ne zaman anlatacaksınız?

Soru 4) Başarısının sırlarını sokağa taşıyan, sokağı köşke taşıyan RTE kürsülerini üniversitenize ne zaman taşıyacaksınız?

Soru 5) Rektörlerimiz Türk siyasetinin dehası RTE'nin aklını kurumsallaştırıp tarihselleştirmeyi düşünüyor musunuz?"

Gerçekten de eşi amsali az görülür türden bir yağ rekoru bu...

HAFTANIN SORUSU

Bu sorular, vatansever CHP ve MHP seçmenine...

Bir seçim yapıldı.

Sonuç ortada...

Lütfen Genel Başkanlarınıza ve parti yöneticilerinize şu soruyu sorun:

CUMHURBAŞKANLIĞINA ADAY OLARAK GÖSTERDİĞİNİZ ADAMI, KENDİ PARTİNİZİN BAŞINA ADAY OLARAK GÖSTERİR MİYDİNİZ?

Ve aynı soruyu bir de kendinize sorun: "Ekmeleddin ihsanoğlu parti başkanınız olsaydı peşinden gider miydiniz?

Eğer cevabınız hayır ise...

Şimdi ikinci soru:

Bu sonucun sorumlusu kendi partinizin başına bile uygun görmediğiniz adamı getirip aday diye önünüze koyanlar değil mi?

Şimdi üçüncü soru: Bu konuda ne yapacaksınız? Bu adamların sizleri yeni hezimetlere sürüklemesine seyirci mi kalacaksınız? Yoksa sesinizi çıkarmaya başlayacak mısınız?

Bunları soruyorum çünkü biliyorum, sizler, bizler ve bütün bir Türk milleti... Tayyip Erdoğanları ve Türkiye yönetiminin seçeneksizliğe mahkum edilmesini hak etmiyor?

YÜZ YILLIK KOMPLEKS

Yetersizlik ve yükselme isteği arasındaki bağlantıyı ilk kuran ve kuramsal olarak tanımlayan Alfred Adler'di. Ve bu çalışmalarıyla aşağılık kompleksini tanımladı. Sürekli bir kendini ispat çabası vardır. Bu kompleks belirli bir kişiye karşı gelişmişse kişi kendi başarılarını onunkilerle kıyaslar.

Adler Bireysel psikoloji alanındaki bu çalışmaları yaptığında dönem 1917 ile 1930 arasıydı. Yani tam da Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu ve devrimlerin yapıldığı, yurdun her yanının demir ağlarla örüldüğü yıllar...

Başbakan Erdoğan'ın ağzından "esas demir ağları biz ördük" inlemesini çok duyduk... Nedenlerini anlayabiliyoruz. Şimdi Cumhurbaşkanı oldu... Atatürk'ün koltuğuna oturuyor. Ama bu yetmiyor ona... İlk Kayseri'de ortaya çıktı. Atatürk için kullanılan "ATAM İZİNDEYİZ", bozularak, Erdoğan'a hitaben "Adam izindeyiz" şekline dönüştürülmüş...

Allah acil şifalar versin... Ayrım yok, toplu olarak... Ne diyeyim başka?

Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
okan ayan - 2 yıl önce
bunlar kafayı yemiş yada paralar oluk oluk akıyor bunlara