Vatan


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

16 Şubat 2015, 13:23

Vatan, ne dalgalanan bayraktır tek başına, ne kafa kâğıdında yazılı uyruk…
Vatan, ne dikenli telle çevrilen huduttur bir başına, ne bağrı sabanla yarılan toprak…
O toprağa, o hududa, o bayrağa adanmış yüreklerdir Vatan.
O yüreklerdir kanıyla bezi bayrak, toprağı Vatan yapan…
O yüreklerdir hududu namus, başağı kutsal kılan…
Dinle bak, bu yükselen, toprağı Vatan yapan emeğin sesidir...
Küllerinden dirilen Zümrüd-ü Anka’nın nefesidir…
Ergenekon’da dövülen demirin yankısıdır…
Namık Kemal’in kalemi, Mehmetçiğin süngüsüdür Vatan…
İzle bak, o meydanları kırmızı beyaza boyayan fedailerdir Vatan…
Yürekleri ellerinde kızlarımız ve oğullarımızdır…
İşte şu sıradaki sağcı, yanındaki solcu, oradaki Alevi, bu tarafındaki Sünni, şu Kürt, bu Çerkes, öteki Boşnak diye ayırmaya çalıştıkları yumruktur Vatan…
Yüreklerimizdedir Vatan… Bir yemindir, işgal edilemez, bayrakları indirilemez…
Mete’den, Mustafa Kemal’e bir koca tarihtir Vatan…
Doğu’dan Batıya, Sakarya’dan Strazburg’a…
Emperyalizme atılan tokattır Vatan…
Kıvansın dostlar, korksun düşmanlar…
Ankara’da gürleyen Andımız’dır Vatan…
SAKINCALI MESAJ: MEHMETÇİK
Silivri yüksek güvenlikli bir cezaeviydi. Uzun süre kaldım. Bir gün Soner Yalçın ile birlikte fotoğraf çektirmeye karar verdik. Yan yana durup yazdığımız kitapları kucağımıza alarak poz verecektik. O sıra benim Mehmetçik kitabım da çıkmak üzere ve elimde son okuma provası vardı. Dosyanın üzerinde MEHMETÇİK yazıyordu. Kitabın adı bu ya… Kucakladık kitapları, en üste de ebatları büyük olduğu için Mehmetçik’i koydum ve bir tebessümle verdik pozu…
Fotoğraflar geldiğinde baktık, içlerinde bu poz yoktu. Sorduk, “sakıncalı bulundu” dediler. Haydaa… Bir yetkili bulduk. Adı lazım değil. Yozgatlı bir zat. İkinci Müdür. “Niye” dedik, “bizim fotoğraf sansürlendi?” “Mesaj veriyordu efendim” dedi.
Şaşkın şaşkın baktık birbirimize, “ne mesajı” dedim ben. Ayıptır söylemesi, iki elini, baş ve işaret parmaklarıyla göğsünün ortasında bir daire olacak şekilde birleştirip, kollarını vücudundan uzaklaştırdıkça o daireyi büyüterek, en az yaptığı işaret kadar anlamlı olduğuna inandığı tartışmasız olan şu açıklamayı yaptı: “E böööyle mesaj veriyordu Oktay Bey, ona izin veremezdik.”
Durmadı çenem, “yahu Müdür Bey, Mehmetçik kitabın adı, nasıl sakıncalı bir mesaj verebilir ki bu” diye sordum.
Vücut dilini son derece etkin bir şekilde kullanan Müdür Bey, yüz ifadesiyle de çok açıklayıcı olduğuna emin olduğu izlenimi vererek kaşlarını kaldırdı, gözlerini, ilk kez karşılaştıkları, ama çok önemli olduğuna inandıkları bir şeyi anlatmaya çalışan insanlar gibi iyice ayırıp, dudaklarını ileri doğru uzattı ve sarı renkli seyrek dişleri karşıdan görünecek şekilde ağzını da elleri gibi yuvarlak bir şekle getirdi…
Bunun sebebinin, az sonra tekrarlayacağı ve çok önemsediği “böööyle” kelimesini daha kolay yuvarlayabilmek ve benim gibi “anlayışı kıt” bir adamın anlamasını belki bu yolla sağlayabilmek olduğu besbelliydi. Aynı anda elleriyle çember hareketini arka arkaya birkaç kez tekrarladı ve “Mesaj var Oktay Bey, bööyle mesaj işte. Mehmetçik işte” dedi.
Bu fakir, bütün anlayış sınırlarını zorlamasına ve gerçekten anlamak istemesine rağmen, bu kapsamlı ve yetkili açıklamadan da sansürün nedenini anlayamadı. (Mehmetçik dün sakıncalıydı fotoğrafı basılmıyordu, bugün daha sakıncalı kendisi basılamıyor.) Hapishane anıları anlatmayı sevmiyorum, ama bu kez bir nedeni var.
Bu hafta Barzani, Apo ile yazıştığını, bunu da Leyla Zana üzerinden yaptığını açıkladı.
Apo sözüm ona yüksek güvenlikli bir cezaevinde kalıyor. Ve ben şimdi anladım Mehmetçiğin sakıncasını…
Sunuş yazısını Doğu Perinçek yazmıştı. İçinde Mehmetçik vardı. O mesaj zamanında ve kararlılıkla verilebilseydi, Apo Barzani ile yazışabilir miydi?
ENSE TRAŞI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın Kırşehir mitingine, aynı kentte yapacağı mitingle karşılık verdi. Bahçeli’nin, Cacabey Meydanı'nda yaptığı mitingin sloganı "Nefesimiz Ensenizde Olacaktır."
Çok anlamlı (!) bir slogan.
Öncelikle bir konumlanma var. AKP’nin ensesine üfleyeceğine göre arkasında olacak. Zaten AKP de mesajı böyle anladı. Bir de vaadi var. “Ensesinde olacaktır” diyerek, gelecekte de yerini muhafaza edeceğinin garantisini veriyor.
Adamcağız aslında neyi, ne zamana kadar yapacağını açık açık söylüyor da anlayan yok.
GREYDER
Müjdat Gezen, “ben ilk defa Bağdat caddesinde greyder gördüm” dedi.
O da bir şey mi? Ben terörle mücadele eden birliklerin kışlalarında bile greyder gördüm. “Masum teröristlerin” cesetlerini arıyorlardı.
GOLEM
Vatan yazarı ve öğretim üyesi olan Hüseyin Yayman AKP’den milletvekili adayı olacak isimlerden biri… Şöyle buyurmuş:” IŞİD’de Türkiye’ye karşı yeni bir öfke uyandı. Başta Süleyman Şah olmak üzere Cilvegözü, Reyhanlı, Mürşitpınar, Yayladağı, Kilis gibi kritik yerlerde acilen tedbirler alınması lazım.”
Güzel… IŞİD ne için kuruldu? Esad’ı yıkmak için…
Bir Golem hikâyesi anlatmalıyım size…
Golem, Yahudi mitolojisinde bir Haham’ın ritüelleriyle hayat bulan kilden bir yaratıktır. Hikâyenin modern versiyonlarından birine göre Haham Judah Loev kendisine hizmet etsin ve Yahudi cemaatinin düşmanlarına saldırsın diye bir Golem yapar. Ancak gittikçe irileşen Golem bir müddet sonra sadece düşmanları değil Yahudileri de öldürmeye başlar. Bu durumdan kurtulmak için Golem’i yeniden kile çevirmeye çalışan Haham, çok büyümüş olan Golem’in bir kil yığınına dönmesiyle onun altında kalır ve ölür.
Gelelim Hüseyin Yayman’ın IŞİD için çözüm önerisine: “IŞİD’e karşı konvansiyonel mücadelenin ancak Kürtlerle yapılabileceği görüldü. PYD-Özgür Suriye Ordusu yakınlaşması Esad ve IŞİD için beklenen sonu hızlandırabilir.”
Yani yeni bir Golem.
Aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummak ve bu aynı adamlara tekrar tekrar oy vermek nasıl açıklanabilirki?
NEFRET KILAVUZU
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, toplumun yüzde 50’sinin iktidar partisi AKP’ye nefretle baktığını söyledi…
Tam 12 yıldır iktidardasınız.
Türk Ordusunun askerlerine, “artık bizim karşımızda topuk selamı verip esas duruşa geçiyorlar” diye babalandığınızda…
Koca bir terörle mücadele tarihini ve Türk Ordusunu faili meçhullerin sorumlusu ilan ettiğinizde…
Yıllar süren yargılamaları, cezaevlerinde bitirilen hayatları hukuk diye açıkladığınızda…
Polis müdürlerinize ulusalcılığı terör akımı saydırdığınızda…
Cumhuriyetin meydanlarına Şeyh Saitlerin Seyit Rızaların heykellerini diktiğinizde…
Cumhuriyete “yüz yıllık karanlık” deyip, okullarına, öğretmenlerine anayasasına saldırdığınızda…
Devlet kurumlarındaki TC yazılarına bile katlanamayıp indirdiğinizde…
29 Ekimlerimizi, 30 Ağustoslarımızı yasakladığınızda…
Türk bayrağı taşıyan çocuklarımızı saçlarından sürükleyip, gaz bombalarına boğduğunuzda…
Çanakkale’ye girmeye bile tahammül edemeyip de yasaklar koyduğunuzda…
Memleketin bütün kuruluşlarını hatta dağını deresini sattığınızda…
“Milliyetçiliği ayaklarınızın altına” aldığınızda…
Ermenistan’dan özür dileyip Türk milletini soykırımcı ilan ettiğinizde…
“Dersim Kerbela’dır” diyerek Atatürk’ü Yezid’e benzettiğinizde…
Yanı başınızdaki komşunuzun üzerine Frenk atlıları, evine ocağına ateşler saldığınızda…
Kıbrıs’ı Annan planlarıyla satılığa çıkardığınızda…
Apo ile müzakere masaları kurup, memleketin dört yanında akiller yolladığınızda…
Deniz Feneri sanıklarını pamuğa sarıp, dört bakanınıza parlamento kıyağı çektiğinizde…
Kadının gülüşünü ayıpla, yüz yıllık türküleri müstehcenlikle yaftaladığınızda…
Çocuklarınıza bol kazançlı şirketler kurdurup, milyon dolarları sıfırladığınızda…
Ağzınızdan dini Allah’ı düşürmeyip, “bakara makara” diye dalga geçtiğinizde…
Ne bekliyordunuz?
Size şefkatle bakmalarını mı?
Ve şimdi umarım biliyorsunuz, bu daha başlangıç…

ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmetler - 2 yıl önce
sayin yildirim vatanimizi cok güzel tarif etmisiniz kutlarim.bizleri %50 ler diye tanimlayanlara en kisa zamanda % 99 lar oldugumuzu ispatlayacagiz,saglicakla kalin.