Vatandaşlık tanımı değiştirilmelidir


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

18 Haziran 2016, 12:59

Bozuk saat bile günde iki kez doğru gösterir, ama akreple yelkovanı karıştırırsanız, saati tersten okursunuz.

YCHP’li Mehmet Bekaroğlu’nun vatandaşlık tanımının değiştirilmesi ile ilgili raporu günlerdir medyanın dilinde. Aslına bakılırsa Bekaroğlu haklıdır, ama akrep ile yelkovanı karıştırmış.

Bence de vatandaşlık kavramı değiştirilmelidir.

Bunu anlatabilmek için önce biraz vatan kavramından söz etmeliyim. Çünkü vatandaş, vatana ortak olan demektir.

Başlayalım…

Vatan ve Namık Kemal Kuşağı

Osmanlı İmparatorluğu 19.yüzyılın sonlarına neredeyse yüz yıl süren bir bocalama ve gerileme sürecinin sonunda ulaştığında, büyük toprak kayıpları ve yenilgilerle yüzleşiyordu. Başarısız yenilik hareketleri, kötü ekonomi doğrudan o topraklarda yaşayan insanları etkiliyordu ama onlar bunun çok da farkında değildi. Çünkü kaybedilen topraklar sultanın, ordu sultanın, yedikleri lokma sultanındı.

Namık Kemal Vatan kavramını bu koşullar altında yazdı. Vatan nedir, millet kime denir, asker ne işe yarar, sürgündeyken yazdı. Amacı, halkı aydınlatacak bir aydınlar kitlesi yaratmaktı.

Vatan Yahut Silistre bir büyük dönüm noktasıdır. Orada sadece vatanın ne olduğu değil yeni bir insan tipi de tarif ediliyordu. Bu insan tipi, halkın bu zaman kadar bildiğinden farklıydı. Kaderine müdahale edebileceğine inanıyor ve bunun için mücadele ediyordu. Üzerinde yaşadığı toprakları sultanın değil kendisinin sayıyordu. Devlet vazgeçse bile, sultan “bırakın” dese bile vatan topraklarını bırakmıyor, onun için canın vermekten çekinmiyordu. Kendisini değil, bu topraklarda kendisinden sonra yetişecek nesilleri düşünerek yapıyordu bunu.

İçlerinde Mustafa Kemal’in de bulunduğu İttihatçı kuşak bu öğretiyle yetişti. Mustafa Kemal’in o zaman yasak olan bu yazıları okurken tutuklanıp hapse atılmışlığı bile vardır. Sultanı bombalamaya teşebbüsle suçlanmıştı.

Kendilerini vatanın sahibi olarak gören bu kuşak, padişahın kulu değil vatandaştı. Vatan toprağının sahibi, ortağı, koruyucusu idi…

İhtilal Yürüyüşünden Vatan Savunmasına

Ziya Gökalp, Yeni Hayat teorisini bu fikirler üzerine kurdu. Tevfik Fiktretler, Ömer Naciler, Talat Paşalar, Mustafa Kemaller kuşağı doğdu.

Dün bir tiyatro oyununda, padişahın vazgeçtiği Silistre kalesini canı pahasına savunan yeni asker tipi ete kemiğe bürünmüş, bu kez de sultanın bağışladığı ama kendisinin vazgeçmediği Trablusgarp’ta İtalyanlarla dövüşüyordu. Balkanlardan vazgeçmeyen, Edirne için Bab-ı Ali yokuşunda ihtilal yürüyüşü yapan, Çanakkale’de gözünü kırpmadan düşmanın üzerine yürüyen kuşak bunlardı.

Memleket özerk bölgelere ayrılsın diye uğraşan Batı’ya karşı, emperyalizmin Kürdistan, Ermenistan planlarına karşı Büyük Taarruz’da destan yazarken, buna karşı direnen gerici ve bölücü isyanın başını ezen, Kadifekale’ye bayrak çeken, Ankara’da devrimleri yapan, hilafeti kaldırıp kaçan sultanın bıraktığı enkazı bayındır bir vatan yapan kuşak bunlardı. Bilge Kağan gibi, gece uyumayan, gündüz oturmayan, yoksul milleti zengin, aç milleti tok yapan bu kuşaktı.

Kadına erkeğe bir arada insan gibi yaşama hakkını kazandıran, softa takımının sömürüsünden halkı kurtaran, vatandaş olduğunu öğreten bu kuşaktı. Kimi Edirne’de, kimi Kars’ta yaşayan, hepsi de aynı kına gecelerini yapıp, aynı cenaze törenlerine katılan insanlara, aynı vatan toprağında yaşayan bir millet olduklarını hatırlatan/öğreten bu kuşaktı. Bu vatanın adı Türkiye’dir, yani Türklerin yaşadığı yer. Soyuna, köküne bakmadan, bu vatanda yaşayan herkesin vatandaş ve Türk milletinin bir parçası olduğunu, ayrım yapılamayacağını, kanun yapan bu kuşaktı.

Kul değil, vatandaştılar…

Bu yeni düzenin düşmanları, kendilerini hala padişahın kulu olarak görenler ya da çıkarları bozulanlar, bütün bu işler yapılırken ya kaçmışlardı ya da düşmanla birlikte bozgunculuk yapıyorlardı.
Ama geçen yıllar içinde bunlar Batı tarafından unutturuldu. Avrupai sözler söyleyen, kravatlı ya da tayyörlü kul taifesi çıktı ortaya ve kul vatandaş birbirine karıştı.

Derhal bu vatandaşlık tanımı değiştirilmelidir.

Öncelikle bir vatandaşlık yemini ettirilmelidir herkese. Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin birliğini, çıkarlarını her koşulda savunacağına, düşmanlarına yardım ve hizmet etmeyeceğine yemin ettirilmelidir.

Vatandaşlıktan Çıkarılmalı

Bu vatanın hudutlarını, çıkarlarını, tarihini sevmeyen ve savunmayanlar vatandaşlıktan çıkarılmalıdır.

Kendisini Türk Milletinin bir parçası olarak görmeyenler, bu büyük milletin birliğini savunmayanlar vatandaşlıktan çıkarılmalıdır.

Vatandaş olabilmek için kanlarını savaş meydanlarında dökerek, Sevr anlaşmasını yırtan bu millete karşı Sevr’in özerklik dayatmasını savunanlar vatandaşlıktan çıkarılmalıdır.

Bu vatanın hudutlarını korumak için can veren Mehmetçiğe ateş edenler ve onları savunanlar, yaslarını tutup cenazelerini sırtlarında taşıyanlar vatandaşlıktan çıkarılmalıdır.

Mesela, Midyat’ın sahibi Emniyet Müdürlüğü’ne saldıranlar değil, Türk bayraklarıyla sokaklara dökülen Midyat halkıdır. Teröriste sahip çıkanla vatanına sahip çıkanı ayırmak bu kadar kolaydır.

Bu yazdıklarım, sadece nefsi müdafaadır. Türk milletinin hayatta kalmak için yapması zorunlu olan şeylerdir. Eğer bunlar bir an önce yapılmazsa, bu işler tarihin kendi el yordamına bırakılırsa yine olması gereken olacaktır, ama unutulmaz izler bırakarak…

Bana bu satırları yazdıran işte yüz yıl önce bırakılan o izlerdir.

Silinmedi, silinmeyecek, sildirtmeyeceğiz…

Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sibel - 6 ay önce
Yüreğinize sağlık.Teşekkürler.
Avatar
Adil Aydın - 6 ay önce
Vatan toprağında hürriyet ve güvenlik içinde yaşıyoruz. Türkiyemiz'i Şehit ve Gazilerimiz milletimize emanet etti. Hainler vatandaş olamaz, onlar düşmanın uşaklarıdır.