banner863

Yeni anayasacılar


Barış Tınay

Barış Tınay

19 Şubat 2016, 11:52

Geçtiğimiz günlerde Anayasa Uzlaşma Komisyonu, AKP tarafından lağvedildi. Gerekçe olarak da CHP’nin “parlamenter sistem dışında herhangi bir sistemi tartışmayacağını ve bunu bir ilke olarak ortaya koyduğunu” belirtmesi gösterildi. CHP'nin bu tavrı ciddi bir kazanımdır ama AKP'nin strateji değiştirdiğini öngörmek de zor değildir. AKP tek başına da olsa, faşizan tavrını yeni anayasa sürecinde de gösterecektir ve en kısa zamanda bir referandum için tüm şartları zorlayacaktır. Bu, bizim tahmin ettiğimizden de kısa bir zaman içinde olacaktır. Yani yeni anayasa süreci esas şimdi başlıyor...

Siyasette öyle anlar olur ki, bir ulusun kaderi topyekûn değişir. Bugün gerici ve bölücü cephelerde, aydınlanmanın mücadelesi veriliyor. Tabiri caizse de cepheden cepheye koşuluyor. Bir yandan terör, bir yandan savaş senaryoları, bir yandan da AKP'nin faşizan uygulamaları ile başa çıkmak zorlaşıyor. Lakin bu arada cephenin en büyüğü olan "Yeni Anayasa" süreci, Cumhuriyet'in bağrına, yüz yıllık Serv hedefine doğru "sinsice" ilerliyor. Bir kısmımız şaşkın, kaçıyor. Bir kısmımız ise bozgunculuk peşinde koşuyor. Fakat er ya da geç, hep birlikte yüzleşeceğimiz gerçek "Düşmandan Kaçılmaz" gerçeğidir.

Yeni Anayasacıların en büyük argümanı, bu anayasanın darbe anayasası olduğudur. 18 kez değiştirilen, 105 kez maddeleri üzerinde oynama yapılan, 12 Eylül ile hiçbir ilgisi kalmamış bir anayasanın "darbe anayasası" özelliği artık yoktur, kalmamıştır. Darbe Anayasası söylemi, esas niyetleri örtmeye yarayan bir kılıftan ibarettir. Bu söylem, 2010 referandumu için, halk düşmanı "yetmez ama evetçi" güruhun "darbeciler yargılanacak" söylemi ile benzer amaç taşımaktadır. Amaç hep aynıdır; yeni anayasa için meşruiyet yaratmak ve kamuoyunu bu fikre ve gerekliliğe alıştırmaktır.

ABD yetkilileri; Türksüz, Atatürksüz ve ideolojisiz bir anayasa dayatmaktadır

Peki, yeni anayasa ne ifade etmektedir? “Yeni Anayasacılar” neyi değiştirmek istemektedir? Bu soruların cevapları, bu işin paydaşları tarafından farklılaşmaktadır. Bu işin esas organizatörü ABD'dir. Meclisteki tüm partilerin milletvekillerini ip gibi karşısına dizebilen ABD yetkilileri; Türksüz, Atatürksüz ve ideolojisiz bir anayasa dayatmaktadır. Bunun en ateşli savunucuları da tabi ki AKP ve HDP olmaktadır. Kuşkusuz CHP ve MHP içerisinde de yeni anayasa sürecini savunan gruplar bulunmaktadır lakin parti tabanlarının tepkisi, bu istekleri net bir parti politikasına dönüştürtmemektedir.

AKP için yeni anayasa, başkanlık sistemi demektir. Türk kavramı yerine, ümmet kavramını yasallaştırma gayreti içerisindedirler ama esas arzuladıkları şey, 13 yıldır yaptıkları hukuksuzluklar, terör örgütlerine verdikleri destekler ve yolsuzluklar için yargı zırhına kavuşmaktır. Yeni anayasanın bir diğer istekli paydaşı olan HDP ise, özerklik ve Türk kavramı yerine "Türkiyeli" kavramını esas alan, etnik vatandaşlık temelli bir anayasa için çaba sarf etmektedir. Nitekim HDP, uzlaşma komisyonunun dağılması üzerine AKP'ye değil de, CHP'ye tepki göstermiştir ki bu ibretlik bir tutumdur.

Peki, bizler ne yapmalıyız?
Anayasalar zamanın koşullarına göre yenilenebilir, değiştirilebilir elbet, lakin AKP gibi gerici faşizan bir iktidar ile HDP gibi aleni bölücü tutum sergileyen bir parti ile demokratik bir anayasa gerçekleştirmek mümkün değildir. Peki, bu koşullarda bizler ne yapmalıyız?

1. Yeni anayasa süreci ile ilgili tartışmayı başından reddetmek ve de en önemlisi toplumsal dinamikleri çok önceden harekete geçirmek zorundayız. Yeni anayasa, halkın öncelikli bir meselesi değildir. Yeni Anayasa için AKP ile masaya oturanları, masadan kaldıracak ve bir daha oturtmayacak kamuoyu baskısını ve örgütlü-organize ve daha sivil, daha bağımsız bir muhalefet gücünü oluşturmalıyız. Unutulmasın ki cumhuriyet, salt siyasi partilerin ellerine terk edilemeyecek kadar hayati değere sahiptir. Bu sebeple her cumhuriyet yurttaşının da bu süreçte sorumluluk alması gerekmektedir.

2. "Türklük" bir etnisiteyi ifade etmemektedir. Türklük, yurttaşlarımız hangi etnik kökenden gelirse gelsin, kurulmuş siyasi birliğin kendisini, yani ulusu, yani milleti ifade etmektedir. Bu kimlik, etnik ve inanç farklılıklarını yok saymaz, tam tersine bunlar üzerinden farklılaştırma gayreti güdenlere fırsat vermez. İşte bizler ulus kimliğimizi tüm baskı unsurlarına rağmen savunmalı ve mümkün olduğunca her platformda anlatmalı ve bu gerçekleri üstüne basa basa vurgulamalıyız.

3. %50'lik bir kesim hala AKP'nin baskıcı politikalarına karşı mücadele etmektedir, hatta buna artık AKP içerisindeki başkanlık sistemi karşıtlarını da ekleyebiliriz. Bu kesimleri Atatürk ilkeleri (Ki dünün muhafazakâr siyasetçileri bile, bugün Atatürk’ün değerini anlamaya başladı), dış politikadaki düşman tutumların bitirilmesi, laiklik, demokrasi, hürriyet, barış ve en önemlisi Türk-Kürt kardeşliği üzerinden, bütün bu değerlerin asgari müşterekleri üzerinden olsa bile, güçlü bir birliktelik yaratmalıyız.

***

Her türlü gericiliği sergileyen, tarihsel olarak bütün aydınlanma değerlerimize saldıran bir iktidara karşı, çekingen politikalar üreterek başarı elde etmek mümkün değildir.

Çanakkale'ye düşman gemileri yanaştığında, aman biz saldırıp savaş yanlısı gözükmeyelim derdine düşemezsiniz. Düşman gelmiş, kapımıza dayanmıştır ve düşmandan kaçılmaz gerçeği önümüzdedir.

Yeni Anayasa, Cumhuriyet'in, ulus ve üniter devlet yapısının tasfiyesi, Sevr antlaşmasının dolaylı yoldan hayata geçirilmesi demektir. Yurtseverler olarak bu gerçeği bilerek mücadele edeceğiz ve ne ABD dayatmalarına ne başkanlık sevdalılarına ne de özerklik heveslilerine geçit vereceğiz.

Barış Tınay
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yücel ÖZKAN - 10 ay önce
Darbe anayasasını değiştiriyoruz söylemiyle yola çıkanlar Atatürk Türkiye sini tasfiye ederek millete darbe yapacaklar