18 Eylül 2014 Perşembe

İBB'den uyarı! Bir saat içinde...

Yeni MİT Yasası neler getiriyor?

19 Şubat 2014, 10:08
Yeni MİT Yasası neler getiriyor?
Doç. Dr. Sait Yılmaz


İktidara yakın STAR gazetesinin bugünkü (19 Şubat 2014) nüshasında yer alan ve gazeteye sızdırıldığı anlaşılan yeni MİT yasası ile ilgili bilgiler dikkat çekicidir. Genel olarak siber güvenlik makyajı altında MİT’in, iktidarın kapalı kutusu haline getirildiğini, yeni dönemde iktidarın örtülü işlerini yürütmek için artık EGM yerine MİT’i tercih edeceğini ve bu yüzden daha çok koruma altına almaya çalıştığını söyleyebiliriz. Türkiye'de Batılı anlamda bir güvenlik ve istihbarat teşkilatı için ne gerekli teknoloji alt yapısı ne de yetişmiş insan kabiliyeti vardır. Batılı örneklerine baktığımızda sadece siber güvenlik alanında çalışan binlerce özel siber teknoloji şirketi her gün yeni bir yazılım ya da kripto sistemi geliştirerek sürekli rekabet halindedir. Türkiye'de yapılmak istenen ise MİT'e verilecek yetkilerle EGM'nin dinleme kabiliyetlerinin tırpanlanması ve iktidarın kendini koruma işlevlerinin yeterince emin bulunmayan EGM yerine MİT üzerinden yapılmasıdır. Yani hükümet aleyhine yolsuzluk ifşaatları, ses kayıtları ve her tür aleyhte propaganda bu yolla engellenecektir. İronik olan yeni yasa ile siber güvenliğin Batılı örneklerine uygun hale getirileceği propagandası yapılırken, internet için yapılacak düzenlemelere en çok itiraz ABD’den gelmektedir.
Yenilik diye bahsedilen diğer konulara gelince;

- MİT’in dış istihbarata odaklanacak olması TIR ile silah taşıma faaliyetlerinde görüldüğü gibi komşu ülkelere yönelik, uluslararası ve milli hukuka aykırı örtülü işleri için teşkilatı korumaya yönelik yasa oluşturma girişimidir. Karşı olduğumuz istihbarat yapmak ya da dış istihbarat değildir. Modern anlamı ile dış istihbarat böyle yapılmaz. İç ve dış istihbarat, hatta siber istihbarat, ekonomi istihbaratı birbirinden ayrı teşkilatlar tarafından yürütülür. Bu iktidarın dış istihbarat fantezisi daha çok komşu ülkelere yönelik İslamcı hayallerinin karanlık işlerine örtü sağlamaktır. Yanlış liderlerin rasyonel olmayan politikalarının istihbarat teşkilatını yanlış işlere yöneltme gayretidir.

- Savunma istihbaratı da MİT'in değil askerlerin sorumluluğunda olmalıdır. ABD'de 17 istihbarat teşkilatının yarısından çoğu askerlere aittir. Türkiye'de istihbaratın hala tek bir çatı altında toplanması ve askerlerin istihbarat kabiliyetinin olmaması büyük bir çelişkidir. Böylece askerler de vesayet altına alınmakta, terör ile mücadele kör dövüşüne döndürülmektedir. Geçmişten bugüne MİT'in askerlere verdiği istihbarat gazete ve internet haberlerinin ötesine çok az geçmiştir. MİT çalışanı greyder ile tankı ayırt edecek kabiliyette değil iken, askere nasıl istihbarat verecektir?

- Terör faaliyetleri kapsamındaki istihbarat faaliyetlerinin MİT'e aktarılması, EGM içinde KCK operasyonlarını yapmış olan paralel yapıya bir darbedir. Böylece hükümetin Kürt projesi, MİT'in önderliğinde hiçbir engel ile karşılaşmadan ilerleyecek, geçmişte olduğu gibi KCK içinde kanunsuz işlere bulaşan MİT mensupları artık afişe olamayacaktır. Yakın zamanda EGM’nin TEM Başkanı Ünal Acar'ın istifasını da bu gelişmelere bağlamak gerekir. Özetle, özerk Kürt bölgesi hayırlı olsun.

- Siyasi otoriteyi öne çıkarma yalanı altında tüm istihbarat servislerinin koordinesini bakan düzeyinde bir siyasiye bağlayarak, hükümet yolsuzluk ve kanunsuz işlerinin ortaya çıkmamasını bir kere daha garantiye almaktadır. Özetle iktidar ‘parti polisi’nden sonra ‘parti MİT'i de kurmakta ve Türkiye'de şeffaflığın ve hukukun olmadığı, baskı ve komploların artacağı bir dönem gelmektedir. Bu dönemin ana uygulama aktörü olarak da MİT seçilmiştir.

Yukarıda söylenenlere ilave olarak Türkiye'nin ekonomik istihbarat alanında hiçbir şey yapmadığını, ne bir güvenlik konseptinin ne de buna uygun bir istihbarat anlayışının olmadığını ilave etmeliyiz. 2000’li yıllara kadar siyasi iktidar ile arasına mesafe koymakta her zaman başarılı olmuş MİT, artık bu görünümünden oldukça uzaktır. Tıpkı askerler gibi MİT’in hatta EGM’nin siyasi parti vasıtası olmaktan kurtarılması gereklidir. Milli irade, seçimleri kazanan partinin başındaki lider ve danışmanlarına ait değil, tüm devlettir. İstihbaratın parti organı olmaktan çıkarılması amacıyla içinde tarafsız hukukçular, istihbarat uzmanları ve muhalefet partilerinden temsilcilerinden olduğu bağımsız en az iki istihbarat denetleme komitesinin kurulmalı ve bu komiteler geniş yetkilerle donatılmalıdır.

Sonuç olarak; bugünkü iktidar yolsuzluklarını örtmek, Kürt projesini hayata geçirmek, askerleri baskı altına almak, EGM ve Jandarma'yı dışlamak, ülke içi muhalefeti susturmak ve baskı altına almak için MİT’i aktör olarak seçmiş ve buna göre bir kanun hazırlığı içindedir. Bu nedenle, muhalefet partilerine, hukuk sistemimize ve askerlerimiz için bu anti-demokratik kanunun engellenmesi önemli bir görevdir.

Doç.Dr. Sait Yılmaz
 ulusalkanal.com.tr
    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
YAZARLAR Tümü
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV

banner77

banner220

banner221