Yok böyle bir öğretmen: Gündüzleri Clark Kent Akşamları Süpermen

Uğur Akıncı

Uğur Akıncı



11 Mayıs 2015, 13:34

Uğur Akıncı bir müzik öğretmeni ama alışılagelmiş bir öğretmen değil. Filmlerde gördüğümüz ikili hayat yaşayan bir müzisyen. Gündüzleri İstanbul Avcılar’daki bir lisede yarışmalarda orkestrasıyla başarılı işler yapan bir müzik öğretmeni, geceleriyse Özlem Tekin, Cem Kılıç, Göksel gibi Türkiye’nin ünlü pop ve rock müzik sanatçılarıyla sahne alan bir enstrümanist.
Uğur Akıncı 1977, İstanbul doğumlu. Küçük yaşlardan beri iyi bir müzik dinleyicisi olan Akıncı, bu işlerin içine girmeye lisede bir kıza aşık olmasıyla karar vermiş. Aşık olduğu kızı etkilemek için gitar çalmaya başlayan Uğur öğretmen, 2002 yılında İzzet Baysal Üniversite’sinde Müzik Öğretmenliği okumaya başlayınca müziğin onun için vazgeçilemez bir tutku olduğuna karar vermiş. Okul süresince de amatör olarak sahnelerde yer almış ve okulu bitirip KPSS’yi kazanınca öğretmenlik macerası da başlamış. Hayalinin her zaman Türkiye’nin ünlü rock starlarına gitar çalmak ve üniversite okumak olduğunu söyleyen Akıncı, hayatta bir şey çok istenirse karşısına çıkan her şeyin insanı hayaline yönlendireceğine inanıyor ve ekliyor “Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki hayalini kurduğum bir hayatı yaşıyorum”.



Gündüz Clark Kent – Gece Süpermen
Öğrencileri tarafından çok sevilen öğretmen “Aslında ben hep aynı Uğur’um. Cem Kılıç’la kurduğum iletişimle öğrencilerimle kurduğum iletişim aynı, tek fark tavrımdır. Çünkü öğrenciyle arkadaş olmaya katılmıyorum. Onların arkadaşa ihtiyaçları yok bir öğretmen ihtiyaçları var. İnovatif bir eğitim anlayışıyla çocuk ruhumuzu da içimizde tutarak başarıya ulaşabileceğimizi düşünüyorum” diyerek başarısının sırrını açıklıyor ve ekliyor “Biz müzisyenler tanrının sesini duyan insanlarız”. Çocuklara, gençlere bir şeyler öğretmenin ayrı bir zevk; sahnede olmanın ayrı bir zevk olduğunu söyleyen Akıncı, ünlü müzisyenlerle çalışmanın sahne şovuna ve enstrümanistliğe çok fazla dikkat gerektirdiğini vurguluyor ve bunun için de sürekli etüt halinde olduğunu, çalışmaktan asla vazgeçmediğini söylüyor.




“Hayatta hiçbir zaman iyiler ve kötüler saklı kalmaz”
Uğur öğretmenin her şeyi sıfırdan başlayarak öğrettiği, hem kültürel hem müzikal anlamda yeniden şekillendirdiği okul orkestrası; aralarında özel okulların da bulunduğu 170 lisenin katıldığı müzik yarışması başta olmak üzere birçok yarışmayı kazanmış. Orkestra, kurulduğundan beri yarışmalarda her sene finale kalmayı başarmış. Okulun çoğunluğunun maddi geliri düşük ailelerden geldiğini inkar etmeyen öğretmen, çocukların bazılarının gitarı canlı halde dahi görmediğini, enstrümanları burada tanıdıklarını söylüyor. Öğrenciler belli bir denemeden geçtikten sonra orkestraya alınıyormuş.
Lisenin müzik odası birçok özel okulla yarışabilecek derecede zengin. 5 senedir bu okulda olduğunu söyleyen Akıncı, bu müzik aletlerini öğrencilerle birlikte düzenledikleri yardım konserinden gelen gelirlerle aldıklarını söylüyor. Öğrencilere disiplinli ama onların dünyasına girerek ulaştığını, bir insana enstrüman çalmayı öğretmenin bunu gerektirdiğini savunuyor. Çocuklar da hayatlarına yön veren bu işe dört elle sarılmışlar ve durmadan çalışmışlar.
Orkestra yaklaşık 1 yıllıkken okula gelen bir yazı ile yarışmaya katılmaya karar vermişler. İlk başta hiç şanslarının olmadığına inandığını itiraf eden Akıncı, öğrencilerinin asla inanmaktan vazgeçmediğini ve bu yüzden onlarla gurur duyduğunu söylüyor. Maroon 5 grubunun ‘Harder To Breathe’ şarkısıyla ilk yarışmalarına katılan ekip kimsenin ummadığı bir şekilde finale kalmış. Sonraki sene de birincilikler gelmeye başlamış. Öğrencileriyle ister istemez duygusal bir bağ kurduğunu söyleyen Uğur öğretmen onlar sahneye her çıktığında bu sefer kendime hakim olacağım demesine rağmen gözlerinin dolmasına engel olamıyormuş.




“İşimden fazlasını yapmıyorum”
Gündüz öğrencilerle ayrı yoğun gece stüdyo ve sahnelerde ayrı yoğun çalıştığını söyleyen Uğur Akıncı asla bundan bıkmadığını, kendisine hiç de zor gelmediğini söylüyor. Etrafındakilerin öğrencilere karşı bu kadar öz verili çalışmasını takdir edenlere cevabıysa; “Ben işimden fazlasını yapmıyorum”.
Öğrencilerinin hayatlarını bir bakıma yeniden şekillendiren öğretmen çocuklara ne siyasi ne dini hiçbir misyon yüklemeye çalışmadığını vurguluyor. “Ben de öğüt almayı seven biri değilim. Onları kendimden uzaklaştıracak öğüt verme üzerine bir diyaloga girmem, bana duydukları saygının temeli buradan geliyor. Ben de onlara saygı duyuyorum çünkü. Bizim ekibimiz Ölü Ozanlar Derniği’ndeki gibi, kimse kimseyi kafasının içindeki için yargılamıyor. Bizim için esas olan birlikte bir dostluğu paylaşmak ve müzik yapmak”


Cansın Çetin
Fotoğraflar: Ali Göküş
ulusalkanal.com.tr



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
son sabah - 2 yıl önce
ilginçç
Avatar
ilkay - 1 yıl önce
çok güzel tebrik ederim.