Yurt-dışı bağlantılı STK’lar!


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

15 Ocak 2016, 14:52

Sivil toplum kuruluşları Antonio Gramsci’den beri tartışılır. Yani 1900’lardan beri…

Antonio Gramsci bir İtalyan komünisti idi. Ancak solcular ve komünistler tarafından, “liberal kapitalizme hizmet eden” olarak suçlanmıştır.

Gramsci faşizmle mücadelenin tek yolu olarak, sivil toplum örgütlenmesini önermiştir. STK’ların kuramsal(teorik) alt yapısı Gramsci’den başlar.

Çağımızda, sivil toplum kuruluşlarını birçoğu, ya iktidarların dolaylı desteğini almış, ya da dışarıdan kaynak sağlayarak, meşru seçilmiş iktidarları yıkmaya çalışan kuruluşlar olmuştur.

Nasıl ki, terör örgütleri terörle işini yürütebilmesi için mali ve siyasi desteğe ihtiyacı varsa, sivil toplum kuruluşlarının da, kendilerini idame ettirmek için bir yerlerden desteğe ihtiyacı vardır.

Sivil toplum kuruluşları üye aidatlarıyla ayakta duramaz. İlla ki, bir yerlerden destek gelir.

Sonunda, bu sivil toplum kuruluşu, destek aldığı yerin fikirlerini savunur.

Ancak görünürde, demokrasi için var olduklarını savunurlar.

Destek aldığı yerin savunucusu haline gelen, bir sivil toplum kuruluşu, artık gerçekleri ve üyelerinden yana çıkarları savunmak yerine, ne olduğu belli bir kuruluş haline gelir.

Sivil toplum kuruluşları renkli devrimlerin de alt yapısını oluştururlar.

Günümüzün en yakıcı sivil toplum kuruluşu sorunu; yabancı ülkelerden mali ve siyasi destek alarak, belli bir kitleyi kontrol eden sivil toplum kuruluşlarının varlığıdır.

Amerika ve Avrupa’nın mali ve siyasi desteğine mazhar olmuş sivil toplum kuruluşları, ulus-devletler için güvenlik sorunu haline gelmiştir.

Amerika’da devleti yıkmaya çalışan sivil toplum kuruluşu yoktur. Bu tür sivil toplum kuruluşları, ulus-devletler içinde peyda olurlar.

Bu durum tesadüfi değildir.

Günümüzdeki terör örgütlerini siyasi olarak destekleyen sivil toplum kuruluşları olmak zorundadır.

Çağımızda, emperyalizmin güdümündeki her terör örgütünün, bir de, sivil toplum kuruluşu vardır. Ya da ilişkide olduğu, legal işlerini bu sivil toplum kuruluşu üzerinden yürüttüğü terör örgütleri vardır.

Siyasi partiler sivil toplum kuruluşudur.

Tarikatlar sivil toplum kuruluşudur.

Tekkeler ve zaviyeler sivil toplum kuruluşudur. Bunlar, en azından Batının öğretisinde demokrasisinde böyledir.(Bize söyledikleri bu, kendilerinde durum başka)

Tarikatlar, tekke ve zaviyeler, Kurtuluş Savaşı süresince, İngiliz Sterlini ile beslenmişlerdir. Kürt Tali Cemiyeti, İngiliz Muhipler Cemiyeti, İslam Tali Cemiyeti gibi emperyalizmin yönettiği sivil toplum kuruluşları vardı. Günümüzde, FETO ve tarikatının ABD’den aldığı destek gibi…

Bugün ülkemizde sivil toplum kuruluşu olup da, yabancı ülkelerden siyasi veya mali destek almayan sivil toplum kuruluşu çok azdır.

Demokrasi yutturmacası altında yürüyen bu yolculuk, ulus devlet için bir felaket yürüyüşüdür.

Yaşadığımız düşük yoğunluklu iç savaşın arkasında duran sivil toplum kuruluşları, en az terör örgütleri kadar güvenlik sorunu teşkil etmektedir.

Nasıl ki her terör örgütünün bir dış desteği varsa, hepsinin demesek de, sivil toplum kuruluşlarının çoğunun bir dış desteği vardır.

Emperyalizmin yoğun saldırısı altında olan ulus-devletlerde, sivil toplum kuruluşları(NGO) ulus devlet için bir güvenlik sorunudur.

Aslında kimin kim olduğunu herkes bilir.

Hangi STK’nın ülkesiyle bütünleştiğini, hangisinin dış destek aldığını herkes bilir. Ancak demokrasi adına, dış baskı adına ihanete göz yumar.

Sivil toplum kuruluşlarının, Amerika adına hiçbir tehdit teşkil etmiyor olması; işin aslını açıklamaya yeter.

Güvenlik için ilk yapılacak iş; dışarıdan mali destek alan bu türlü kuruluşlar kapatılmalıdır.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 12 ay önce
Türkiye aleyhinde siyasi faaliyet yapan STK'lar sinsi ajan ( beşinci kol ) yuvalarıdır.
Avatar
Arzum - 12 ay önce
Sayın esinoğlu yazılarınızı okuyorum tespitleriniz güzel elinize sağlık