banner863

Ağaçları söküp, ağaç dikecekler!

Para kazanmayan ağaçları kesip, para kazanan ağaç dikmek için makileri kazıdılar!

Ağaçları söküp, ağaç dikecekler!

Yusuf Yavuz
Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Bezirgân köyünde özel ağaçlandırma yapılması amacıyla tahsis edilen 100 dekarlık arazideki makilerin sökülmesine başlandı. Badem ormanı kurulması için Ankara’dan bir şahsa tahsis edildiği öğrenilen araziye ulaşım yolu açmak için çalışan iş makinesi Bezirgân’ın simgesi olan tarihi tahıl ambarlarının bulunduğu bölgede Likya Yolu’nu tahrip edince köylüler ayaklandı, Savcılık ise soruşturma başlattı.  Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın teşvikiyle uygulanan girişime tepki gösteren köylüler, bölgenin tarihi eserleri barındırmasının yanı sıra orkide, süsen ve pek çok bitki ve canlı türü için yaşam alanı olduğuna dikkat çekerek girişimin durdurulmasını istedi.

Bölgenin önemli turizm merkezlerinden biri olan Kalkan’ın yaylası olarak anılan Bezirgân köyü Uçova Mevkiinde bulunan 400 dekarlık alanda özel ağaçlandırma yapılması için geçtiğimiz yıllarda girişimde bulunulmuştu. Ancak köylülerin tepkisi üzerine bu girişim engellendi. Bezirgân’ın simgesi olan koruma altındaki tarihi tahıl ambarlarına oldukça yakın mesafede bulunan özel ağaçlandırma alanı, bölgedeki arkeolojik sit alanına bitişik konumda bulunuyor.

ÖZEL AĞAÇLANDIRMA İÇİN TARİHİ LİKYA YOLU TAHRİP EDİLDİ
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca tahsis edilen 100 dekarlık alanda badem ağacı yetiştirmek için kolları sıvayan özel girişimci, iş makinesi ile tarihi Likya Yolu’nu tahrip edince köylülerin şikâyeti üzerine çalışmalar geçici olarak durduruldu. Olayla ilgili Savcılık soruşturması başlatılırken, önceki gün bölgeye giden Antalya Müzesi ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı ilgilileri tahrip edilen alanda ve çevresinde inceleme yaptı. Badem yetiştiriciliği için tahsis edilen alandaki maki örtüsünün bir bölümünün kazınarak sökülmesi dikkat çekerken, Türkiye’nin en uzun kültür rotası olarak bilinen Likya Yolu’nun bir bölümünün de tahrip edildiği belirlendi.

BAKANLIK YETKİLİLERİ: ‘UYGULAMA YÖNETMELİĞE UYGUN’
Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı yetkilileri, söz konusu arazinin bakanlıkça çıkartılan, bozuk orman arazilerinde ya da hazine arazilerinde gelir getirici ağaç üretimini teşvik etmeyi amaçlayan ‘Ağaçlandırma Yönetmeliği’ kapsamında tahsis edildiği dile getirdi. Bakanlık yetkilileri, söz konusu alandaki özel ağaçlandırma girişiminin ilgili yönetmeliğe uygun olduğunu savunurken, Bezirgân köylüleri girişime karşı çıkıyor. Köylüler, özel bir girişimciye tahsis edilen arazi ve çevresinin hayvan otlatma alanı olduğunu dile getirerek özel ağaçlandırma tahsisinin iptalini istedi.

ÖZEL AĞAÇLANDIRMA TALEBİNDE ORMAN ZENGİNİ İLLER İLK SIRADA
1986 yılında çıkartılan Özal Ağaçlandırma Yönetmeliği, uzun yıllar ilgi görmedi. Ancak son yıllarda verilen teşvikler ve kredilerle hız kazanan girişimlerde, Antalya, Muğla, İzmir ve Balıkesir gibi Türkiye’nin en önemli orman varlığına sahip kentlerin başı çekmesi ise dikkat çekici.

BİTKİ ÖRTÜSÜ KAZINIP AĞAÇLANDIRMA YAPILIYOR
Özel Ağaçlandırma Yönetmeliği kapsamında tahsis edilen alandaki bitki örtüsü yüzeyden sökülerek yeniden ağaçlandırma yapılması öngörülüyor. Yönetmeliğe göre ormanlık alanlarda en az 30, hazine arazilerinde en az 20 dekar, sahipli arazilerde de en az 5 dekar arazi özel ağaçlandırma kapsamında değerlendirilebiliyor.

TAHSİS, KREDİ, ‘BAKIM VE KORUMA’ AMAÇLI YAPILAŞMA İZNİ
Ormanlık alanlardaki özel ağaçlandırma sahalarında konteyner ve karavan gibi araçlara izin veren yönetmeliğe göre hazine arazilerinde tahsis edilen alanlarda binde 1, sahipli arazilerde ise yüzde 6 oranında 'bakım ve koruma' amaçlı yapılaşmaya izin veriliyor. Bir defada en fazla 3000 dekar saha için özel ağaçlandırma izni verilirken, geliştirilen projelere 30 yıl geri ödemesiz kredi kolaylığı da sağlanıyor.

TÜRKİYE MAKİLERİ ORMANDAN SAYMIYOR
Türkiye’de resmi olarak ‘orman’ sayılmayan makilik alanlar ‘parasal değer’ üretmediği savıyla ilk gözden çıkarılan ekosistemlerin başında geliyor. Ancak tarım, turizm, konut, seracılık, madencilik, enerji gibi yatırımlar için kolaylıkla gözden çıkartılan makilik alanların içinde pek çok gelir getirici bitki ve ağaççık türü varlığını sürdürüyor. Mersin, pırnal, harnup, yabani zeytin, sakız, sarmaşık, süpürge çalısı, keçi öldüren, kocayemiş, menengiç, katır tırnağı, defne, sandal, kermes meşesi, katran ardıcı, erguvan, akçakesme, zakkum, laden, ahlat, tespih, yasemin ve kuşkonmaz gibi çalı ve ağaççıklardan oluşan maki örtüsü çok sayıda canlı türüne de yaşam alanı oluşturmasıyla bilinirken, resmi tanıma göre bu alanlar ekonomik değeri olmayan 'çalılıklar' olarak görülüyor.

‘MAKİLİKLER KESİNLİKLE KORUNMALI’
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı, Türkiye'deki makiliklerin büyük çoğunluğunun ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıktığını belirterek bu alanların ağaçlandırmaya uygun olmadığını savunuyor. Makilik alanların ağaçlandırılmayıp, doğal bitki örtüsüyle korunması gerektiğini dile getiren Kantarcı, “Çünkü bu alanlarda 5 yüz ila bin yıllık kök sistemleri bulunuyor. Bu alanı ağaçlandırmaya kalkarsanız ya makiyi yok edersiniz ya da sığ topraklı bu alanı ağaçlandıramazsınız. Ağaçlandıramadığınız için de saha elden çıkar. Makilikler kesinlikle korunması gereken alanlardır. Bir kez o örtüyü, bitki birliğini bozduğunuzda bunun yerine bir daha bitki giydirmek mümkün değildir” bilgisini verdi.

‘İÇ ANADOLU’YU AĞAÇLANDIRSINLAR’
Yönetmeliğin belirlediği özel ağaçlandırmaya konu arazilerinin çok büyük ölçekli alanlar olduğuna da değinen Kantarcı, bu ölçüdeki büyük arazilerin ağaçlandırsın diye şahıslara tahsis edilmesinin yanlış bir uygulama olduğunu savunarak, “Bir takım firmalar 'biz ormancılık yapacağız' diye ortaya çıkıyor. Eğer illa ki ağaçlandırma yapacaklarsa bunu gelsinler İç Anadolu Bölgesinde yapsınlar. Toprak da var yer de var. Bu girişimlerin tahsis edilecek arazileri ele geçirme çabası olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.