Bakan Eroğlu'nu kandırmışlar!

Bu yöntem dünyada ilk değil, taş devrinden bu yana kullanılıyor...

Bakan Eroğlu'nu kandırmışlar!

Antalya'daki yangınlarda yanan alanın açıklananın üç katı olduğu ortaya çıktı. Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, “Orman ve Su İşleri Bakanı yanlış bilgilendirilmiştir” dedi.

Yusuf Yavuz
Antalya'nın Kumluca ilçesinde üç ayrı alanda çıkan ve yüzlerce hektar ormanlık alanın küle dönmesiyle sonuçlanan yangınlarla ilgili inceleme yapan Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi, yanan alanların resmi açıklamaların üç katı olduğunu açıkladı. Dernek Başkanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi ve Antalya eski Orman Bölge Müdürü Gürel Şirin, birlikte basın açıklaması yaptı. Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, yanan alanlarla ilgili verilen bilgiler yanlış olduğunu öne sürerek, "Kumluca yangını 350 hektar değil, en az 1000-1200 hektar. Adrasan yangını 150 hektar değil, en az 450-500 hektar. Bu mühendislik toleransının çok üzerinde bir sapmadır. Sonuçta Orman ve Su İşleri Bakanı yanlış bilgilendirilmiştir" diye konuştu.

TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ YANAN BÖLGEDE İNCELEME YAPTI
Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Başkanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi ve Antalya eski Orman Bölge Müdürü Gürel Şirin, geçtiğimiz hafta Kumluca ve Adrasan'da çıkan orman yangınlarıyla ilgili birlikte basın açıklaması yaptı. Yanan alanlarda yaptıkları incelemenin ardından izlenimlerini basın mensuplarıyla paylaşan Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, yangın yerinde gördükleri manzara karşısında üzüldüklerini belirterek, 20 yıl önce orman yangınları ile ilgili basılan kitapta belirtilen kuralların uygulanmadığına tanıklık ettiklerini dile getirdi.

PROF. DR. NEYİŞÇİ: ‘YANAN ALAN 350 DEĞİL, EN AZ 1000-1200 HEKTAR’
Yangın bölgesinde ateşten etkilenmeyen yön levhaları bulunmadığını ve bölgeyi bilmeyen ekiplerin yangına müdahale ettiğini dile getiren Prof. Dr. Neyişçi, ayrıca yangına giden personelin 3 gün aralıksız görev yaptığına da dikkat çekerek, “Yanan alanlarla ilgili verilen bilgiler yanlış. Kumluca yangını 350 hektar değil, en az 1000-1200 hektar. Adrasan yangını 150 hektar değil, en az 450-500 hektar. Bu mühendislik toleransının çok üzerinde bir sapmadır. Sonuçta Orman ve Su İşleri Bakanı yanlış bilgilendirilmiştir” dedi.

DÜNYADA İLK DEĞİL, TAŞ DEVRİNDEN BERİ KULLANILAN BİR YÖNTEM
Açıklamasında, 350 hektar olduğu iddia edilen bir alana 2 uçak, 6 helikopter, farklı şehirlerden gelen 100'e yakın arazözle müdahale edilmiş olmasının çelişkili olduğuna dikkat çeken Neyişçi, yetkililerin açıklamalarında sıklıkla dile getirdiği ve 'Dünyada ilk kez uygulandığı' öne sürülen 'karşı ateş' tekniğinin, neolitik çağdan (Taş Devri) bu yana avcı-toplayıcı kavimlerin bile kullandığını belirterek, “Bu çok eskiden beri bilinen ve kullanılan bir tekniktir. Ancak bunun akıl edilmesi de önemli ve desteklenmesi gereken bir sıçramadır. Yangınla ilgili teknik elemanların bölge, bölge iklim özellikleri ve bölge halkına yabancı olmasının, yangının büyümesi ve organizasyon bozukluğunda önemli bir etken olduğu dile getirilmiştir” dedi.

‘ARAZÖZLER BEKLİYOR, HELİKOPTERLER SOĞUTMA YAPIYOR’
Orman yangınlarının, uçak ve helikopterden çok deneyimli ve bölgeyi tanıyan teknik eleman gerektirdiğinin altını çizen Neyişçi, “Bu elemanlar rotasyon adı altında farklı coğrafyalara tayin edilebiliyor. Kumluca bunun tipik bir örneği. Söndürülmüş ve kaçma olasılığı çok düşürülmüş Adrasan yangın alanında helikopterle soğutma çalışması yapılıyor. Arazözler yol kenarında bekliyor. Bu çok büyük bir çelişki ve kaynak israfı olarak değerlendirilmeli” görüşünü dile getirdi.

KÖYLÜNÜN YANAN EVİNİ BOŞTA BEKLEYEN ARAZÖZ ŞOFÖRÜ SEYRETTİ
Orman yangınlarında emir ve komuta zincirinin önemli olduğunu dile getiren Neyişçi, ancak bir köylünün yanmak üzere olan evini kurtarma talebine boşta bekleyen bir arazöz şoförünün kayıtsız kalmasının da düşündürücü olduğunu söyledi.

‘YANGININ NEDENİ AHŞAP ENERJİ NAKİL HATLARI OLABİLİR’
Bölgedeki yangınlarla ilgili izlenimlerini aktaran Antalya eski Orman Bölge Müdürü Gürel Şirin ise yangına sera atıklarının yakılmasının değil, orman içinde ahşap direkler kullanılarak dağıtılan enerji hatlarından kaynaklanan kısa devrenin neden olmasını güçlü bir olasılık olarak gördüklerini dile getirdi. Rüzgârda kolaylıkla devrilebilen ve yangına neden olabilecek ahşap direklerin değiştirilmesi konusunda köylülerin yetkililere başvuruda bulunduklarını dile getiren Şirin, orman yangınlarıyla ilgili yıllardır yaşanan tedbirsizlik ve aksaklıkların bu yangınlarda da karşılarına çıktığını söyledi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın yaptığı rotasyonla, uzun süredir bölgede çalışan deneyimli personelin başka yerlere gönderildiğine de değinen Şirin, orman yangınlarıyla mücadele konusunda deneyimli personelin oldukça önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

YANGIN SÖNDÜRMEDE SURİYELİ İŞÇİLER Mİ ÇALIŞIYOR?
Orman yangınlarında ilk müdahaleyi yapan ekiplerin, 'hizmet alımı' yoluyla taşeron firmalardan sağlanması, yangınlarda Suriyeli işçi' çalıştırıldığı iddialarını da gündeme getirdi. Yangınların ardından konuştuğumuz yöre köylüleri, yangın sırasında Türkçe bilmeyen çalışanların bulunduğunu iddia ederken, dışarıdan yangına müdahale etmek için gelen pek çok ekibin de çalıştırılmadığını öne sürüyor. Önceki gün Finike’de yaşanan bir minibüs kazasında yaralanan işçilerinin, Orman işi yapan taşeron bir firmanın çalışanları olduğunun ortaya çıkması bu iddiaların araştırılması gerekliliğini ortaya koyuyor.

BAKAN EROĞLU YANGINLARLA İLGİLİ NELER SÖYLEMİŞTİ?
Türkiye'nin son günlerde arka arkaya yaşadığı orman yangınlarına ilişkin açıklama yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, yangın mevsiminin başlamasıyla birlikte çıkan 757 yangında yaklaşık 1700 futbol sahası büyüklüğünde olan 1192 hektarlık alanın yandığını belirterek, “Bu çok büyük bir rakam değil. Biz geçen sene aşağı yukarı 3 bin hektarla yılı kapattık” ifadelerini kullanmıştı. Bakan Eroğlu, Adrasan yangınını söndürmek için dünyada ilk defa uyguladıkları bir yöntemle otelleri yanmaktan kurtardıklarını açıklamıştı.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.