banner863

'Buharlaşa buharlaşa çöl oluyor''

'Buharlaşa buharlaşa çöl oluyor''

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi hidrobiyolog (su bilimci) Doç. Dr. İskender Gülle, Burdur Gölü’ndeki su miktarı azalırken, tuz miktarının yükseldiğini söyledi. Doç. Dr. Gülle, tuzluluk oranı arttıkça göldeki bitkilerin kuruyacağını, başta sadece bu gölde yaşayan Aphanius Burduricus (dişli sazan balığı) olmak üzere canlı türlerinin ya göç etmek zorunda kalacağını, ya da yok olacağını vurguladı.

Su kapasitesinin 3’te 1’ini son 35 yılda kaybeden ve her yıl milyonlarca ton suyun yok olduğu Burdur Gölü’nde su seviyesi geçen yıl daha da azaldı. Korunması amacıyla Türkiye’de ses getiren etkinliklerin yapıldığı Burdur Gölü’ndeki su seviyesi DSİ 182’nci Şube Müdürlüğü verilerine göre 34 santim daha düştü. DSİ’nin her ay yaptığı ölçümlere göre Ocak 2014’te gölün kotu (deniz seviyesinden yüksekliği) 841 metre 92 santimken, Ocak 2015’te kot 841 metre 58 santime düştü. Burdur Gölü’nün su seviyesi, 2013 Ocak ayına göre ise 86 santim azaldı.

’BUHARLAŞA BUHARLAŞA ÇÖL OLUR’

Burdur Gölü’yle ilgili 5 yıldır çalışma yapan MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi biyoloji Bölümü öğretim üyesi hidrobiyolog Doç. Dr. İskender Gülle, göldeki çekilmenin 1970’li yıllardan bu yana devam ettiğini söyledi. Yıllık su kaybının 50 milyon tonun üzerinde olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gülle, bunun da yaklaşık 40 santime denk geldiğini aktardı. Yaşanan durumun ’buharlaşa buharlaşa çöl olur’ diye özetlenebileceğini kaydeden Doç. Dr. Gülle, su miktarındaki azalmanın mevcut durumda ekosistem üzerinde çok fazla etkisini göstermediğini, ancak gelecekte Burdur Gölü’nü ölümcül bir tehlikenin beklediğine dikkati çekti.

’BURDURİCUS TUZA DAYANAMAYABİLİR’

Su miktarındaki azalmanın karşısında göldeki tuzluluk oranının arttığını kaydeden Doç. Dr. Gülle, "Burdur Gölü’ndeki tuzluluk oranı şu anda 20 gram/litre seviyesinde. Bu tuzluluk 30 gram/litre seviyesine ulaşırsa göldeki tatlı suya orjinli canlılar üzerinde çok önemli yıkıcı etkisi olacaktır. Keza göldeki yegane endemik balık türü olan Aphanius Burduricus’un 35 gram/litre üzerindeki tuzluluk oranına dayanabileceği konusunda şüphelerim var. Bunların deniz suyuna dayanan tek türü var. Burdur ve Salda Gölü’ndeki türdeşleri ise tatlı su balıklarıdır" dedi.

’TUZLULUK ORANI DENİZDEKİ DEĞERE ULAŞACAK’

Burdur Gölü’ndeki su miktarının 5- 10 metre daha düşmesi halinde tuzluluk oranının 35 gram/litreye çıkacağına işaret eden Doç. Dr. Gülle, şöyle dedi:

"Göldeki suyun azalması bu şekilde devam ederse önümüzdeki 20 yıl içerisinde Burdur Gölü’nün tuzluluk değeri kesinlikle deniz suyunun tuzluluk değerine ulaşacaktır. Bununla birlikte göldeki bazı bitkisel organizmaların gelişimleri duracak, çiçekli bitkiler var göl suyu içerisinde, muhtemelen bunların tuza dayanımları da sona erecek ve gölün altındaki çiçekli su bitkileri kuruduktan sonra bunlarla beslenen çok sayıda ördek, dikkuyruk, sakar mekeler besin yetersizliğinden dolayı büyük ihtimalle başka bölgelere göçmek zorunda kalacaktır."

’DAMLAMA SULAMAYA GEÇİLMELİ’

Göl kenarındaki Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi sorumlusu veteriner hekim Öztürk Sarıca ise bu yılki yağış miktarı artmış olmasına rağmen göldeki çekilmenin sürdüğünü kaydetti. Bazı dönemlerde 1 metreyi bulan çekilmeler yaşandığına işaret eden Sarıca, "Bu da su tüketiminin azaltılmış olmasına rağmen buharlaşmayla su kaybedildiğini gösteriyor. Artık kritik noktalara gelinmeden bir an evvel su tüketimi konusunda damlama sulama sistemlerine ve su tüketmeyen bitkilere geçilmesi gerektiğini gösteriyor. Kritik noktalara ulaştığımızda göl için özellikle 830 metrelere indiğimizde artık suyun çekildiği alanlarda kimyasal tozların ve kimyasal çamurların insan sağlığını tehdit eder boyuta geldiğini görmeye başlayacağız. O noktalara gelinmeden tedbir alınması gerekli" diye konuştu.

DHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.