Nazım Hajıyev 'Arayış'ını Antalya'da Sürdürüyor

Adını Rüşvet ve Yolsuzluk Skandalındaki Ayakkabı Kutusundan Çıkan Paradan Alan 'Dinler 4 500 000 €' Adlı Resim Sergisi 8 Şubat'a Kadar Görülebilecek

Nazım Hajıyev 'Arayış'ını Antalya'da Sürdürüyor

Antalya Fikret Otyam Sanat Galerisi bu günlerde anlamlı bir sergiye daha ev sahipliği yapıyor. Sergide, Sinema Ressamlığı da yapan Nazım Hajıyev'in biri baskı olmak üzere toplam 30 eseri yer alıyor. Evrimi yansıttığı, canlı dünyasının kökenini sorguladığı ve özelde dinleri konu alan eserleriyle Ressam Hajıyev, sanatseverlere bir başka dünyanın kapısını aralıyor. 'Dinler 4 500 000 €' adlı sergi Antalyalılar tarafından 8 Şubat'a kadar görülebilecek. Aynı zamanda bir tablosunun da ismi olan 'Dinler 4 500 000 €' adını koymasında ki etkenin 'çirkin siyaset' olduğunu söyleyen Ressam Hajıyev, yolsuzluk ve rüşvet skandalı ile gündeme gelen o meşhur ayakkabı kutusundan çıkan 4 bin 500 Euro'ya gönderme yapmak istemiş. Dinin siyasette çıkar amaçlı kullanıldığını belirterek, siyasilere 'dini kullanmayın' uyarısında da bulunan Hajıyev, sanatçıların eserleriyle siyasilerin mesajlarını geleceğe aktardığını söyleyerek, siyasileri bir kez daha uyarıyor; "İyi şeyler yapın ki, iyi mesajlar versin. Kötü şeyler yapmayın."

Anadolu'nun Sıralama Geleneğini Tablolarına Taşıyan Tek Ressam

1961 yılında Azerbaycan'ın Bakü şehrinde doğan Nazım Hajıyev, 2011 yılında Türk vatandaşı olmuş. 1981 yılında Devlet Teknik İhtisas Eğitim Komitesinden Taktirli Diploma alarak 'İcracı Ressam' unvanına sahip olan Hajıyev, 1981- 1987 yılları arasında A. Gerasimov adını taşıyan Sovyetler Birliği Devlet Kızıl Emek Bayrağı Sinematigrafya Üniversitesi'nin ressamlık bölümünde öğrenim görmüş. 1985-1986 yılları arasında sahne dekorasyonu üzerine eğitim alan Hajıyev, dünyanın bir çok ülkesinde sergiler açmış. Türkiye, Finlandiya, Chicago, İsveç, Almanya, Rusya ve Japonya'da özel koleksiyonlarda eserlerinin yer aldığı Nazım Hajıyev, Ressamlığın yanı sıra ülkemizin alışık olmadığı bir mesleği de yapıyor. Hajıyev'in 'senaryodan sonra gelen, yönetmenin işini kolaylaştırma ve sinemada gördüğünüz oyunculuklar dışındaki her şey' olarak özetlediği bu meslek Sinema Ressamlığı. Önce Dekor Ressamlığı, ardından Baş Ressamlık yaptığı filmlerin bazılarında uluslar arası başarılar kazanmış, bazılarında ise Devlet ödülü almaya hak kazanmış Ressam Hajıyev'in Yaramaz isimli filmi ise dünyanın en iyi 35 filmi arasına girmiş. İşte bu başarılara imza atan ressam Hajıyev'le Fikret Otyam Sanat Galerisi'nde özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Canlı ve zıt renklerin doğanın diyalektiği gibi bir aradaki uyumu, tüm dinlerin ve ibadet merkezlerinin tek bir tabloda resmedildiği, Adem ile Havva'nın yedikleri yasak elmayı, canlı türlerinin DNA modülleriyle her fırça darbesinde işlendiği tabloların yanı sıra Osmanlı padişahlarından, Mustafa Kemal Atatürk'e, Türk siyasi tarihinde yerini alan çoğu siyasetçinin ve Levent Kırca, Adile Naşit, Aziz Nesin gibi aydınlara varıncaya kadar resmedilen '1000 Senelik Türkiye' adlı baskı tablo da sergide yerini aldı. Tablonun aslı Ankara ve İstanbul'da Ressam'ın Antalya'dan sonraki açacağı sergide görülebilecek.

Sanatçılar Zamanının Önderleridir

Tekniğini yağlıboya ve fırça ile tuvale işlediği tarz olarak ezoterizmden faydalandığını anlatan Ressam Hajıyev, bu tarzı 2008'de yeni bir akım olarak yalnızca kendisinin kullandığından söz etti. Bu tarzla yaptığı eserlerinin yapım süresi ile ilgili bilgi veren Hajıyev, bir resmi 5 ila 10 ay arasında tamamlayabildiğini söyledi. Resmin üzerindeki felsefiyi genişletebilmek için eskiz kullanmadığını, direk tuvale çalıştığının belirten Hajıyev, tarzı ile ilgili olarak da şunları söyledi; "Bu dinler üstü bir felsefe. Bir arayış. Ressamlar düşüncelerini söyleyemiyor aslında. Resimlerimde her şey yazılı." Tablolarında genelde özele, özelden sonra tekrar genele, temelinde insanın yer aldığı arayışı betimlediğini ifade eden Hajıyev, "Araştırıyoruz. Sanatçılar zaten zamanının önderleridir. Akıllı devletlerde, akıllı yönetimlerde sanatçıya daha çok önem veriyorlar. Çünkü sanatçılar zamanlarını daha ileriye taşıyan insanlardır. Sanatçıya yatırım yapmak gerekir" ifadelerini kullandı.

Ayakkabı Kutusundan Serginin İsmi Çıktı

Serginin ismi dikkatimizi çekti. Bir tablosunun da adı olan bu ismi belirlemesinde ki etkenin ne olduğunu sorduk. Ressam Hajıyev sorumuzu; "Etken siyaset. Çirkin siyaset. O kutular. Ayakkabı kutuları" diye yanıtladı. Devamında Hajıyev; "Gerek yok o paralara, betonlara. İnsana yatım yapmak gerek. Tablonun 'dinler' idi zaten ismi. Ama ayakkabı kutusundan 4,5 milyon çıktıktan sonra, o paraların nereye harcandığı ile ilgili düşündüm. O paralar yanlış yerlere harcanıyor. Ve yine diyorum ki insana yatırım yapmak lazım. Önemli olan insandır. Beton, başka şeyler yada AVM'ler değil. Onlar geldi, giderdir. Onlar hiçbir zaman yaşamıyor" diye konuştu. 'Dinler 4 500 000 €' tablosu ile ilgili ayrıca "Çocuk yüzleri var hep, saf temiz. Siyasette kullanmayın bu dini. Bu dinlerin hepsi temiz. Siyasette çıkar amaçlı neden kullanılıyor dinler? Sanatçılar zaten sizin mesajlarını gelecek tarihlere verecek" ifadeleriyle anlatan Hajıyev, siyasetçileri uyardı; "İyi şeyler yapın ki, iyi mesajlar versin. Kötü şeyler yapmayın."

Türk Sinemasına Damga Vurmak İstiyor

Yeni projeleri ile ilgili de bilgiler veren Hajıyev Türkiye'de Sinema Ressamlığının yanlış anlaşıldığını belirterek, "Bu mesleği yapan Türkiye'de tek kişiyim" dedi. Hajiyev şunları söyledi; "İnşallah Türk sinemasına da damga vurmaya çalışıyorum. Resim bölümünde görselde yeni bir proje olacak. Türkiye'de Sinema Ressamlığı mesleğini yapan tek kişiyim. Sinema Ressamlığını Türkiye'de biraz başka anlıyorlar. Afiş gibi örneğin. Afiş değil ama Sinema Ressamı senaryodan sonra önde gelen, filmin görülen ne işleri varsa yapıyor. Yönetmenin üzerindeki ağırlığı üzerinden alırız biz. Yönetmene sadece sanatçıları canlandırma kalır. Tarihi bir filmde uçak geçiyor. Ortaçağlarda uçağın ne işi var mesela. Bunların hepsini Ressamlar takip ediyor."

Nazım Hikmet O'na Ruhunu Göndermiş

Nazım Hikmet'in Bakü'yü ziyaret ettiği 1957 yılında ve bu yıldan sonra doğan çocuklara Nazım isminin verildiğini, kendisi de ismini Nazım Hikmet'ten alan Ressam Hajıyev, Vatan şairi Nazım Hikmet ile ilgili de şunları söyledi; "Benim isminde Nazım'dan geçiyor. Bana ruhunu göndermiş, bende resimde devam ediyorum. Çok seviyorum Nazım'ı. Türkiye'den önce bence Nazım geliyor. Herkes Nazım Hikmet dediğinde, Türkiye diyor."

Bende Sığar İki Cihan, Ben Bu Cihana Sığmazam...

2001'de tamamladığı '1000 Senelik Türkiye' adlı resminin Antalya'da ki bu sergisinde baskısının yer aldığını, Ankara ve İstanbul'da açacağı sergide gerçeğini sergileyecek olan Hajıyev, siyasi ve sanatsal olarak anlattığı Türk Tarihine ilişkin vurguları Ankaralı sanatseverlerle birebir paylaşacağını belirtti. Ressam dan alabildiğimiz tek mesaj ise; "Dünya bir tiyatrodur ve insanlarda sanatçılardır." 8 Şubat'a kadar Antalya'da görülebilecek olan sergi ile ilgili olarak Ankara, İstanbul ve Zürih'ten teklifler geldiğini belirten Hajıyev'in bir sonraki durağı Ankara. "Sorgu, sorulama zaten içimizde" diyen Ressam Hajıyev, Seyyid Nesimi'nin şu dizeleri ile söyleşimizi sonlandırdı; "Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam."

Haber: Devrim Dönmez, İbrahim Koçak
Fotoğraf: Merve Demirağ / ANTALYA 

ulusalkanal.com.tr

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.