banner863

“Özgürlüğün Üzeri Örtülmüştür“

Türkiye Gençlik Birliği bugün, TBMM'deki türban serbestliğini konu alan bir basın açıklaması düzenledi. Ankara Halk Tiyatrosu'nda yapılan basın açıklamasını TGB Genel Başkan Yardımcısı Elif İlhamoğlu yaptı.

 “Özgürlüğün Üzeri Örtülmüştür“

 İlhamoğlu, AKP'nin özgürlük olarak ifade ettiği unsurların, neo-liberal ideoloji üretim merkezlerinin ve emperyalizmin dayatmaları olduğunu kayderek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadını gerici planların kulu kölesi olmaktan kurtaracağımıza, meclisi yeniden Atatürk'ün meclisi yapacağımıza, halkın iktidarını yeniden yeryüzüne indireceğimize söz veriyoruz."

İşte o basın metninin tamamı:

Bugün AKP faşizmi, "kadını özgürleştirmek" başlığı altında birtakım adımlar atmaktadır. AKP'nin attığı bu adımların tamamı gerici planları dahilindedir.

Türkiye'de son on yılda şiddet mağduru kadınların oranı %1500 artmıştır. 81 ilde yalnızca bir kadın vali vardır. Kamuda altı bin küsur yöneticiden yalnızca beş yüzü kadındır. Yine kamusal alanda çalışan kadınların büyük çoğunluğu AKP'li bakanlar tarafından "dekolte" giydiği gerekçesiyle işten attırılma tehdidiyle karşı karşıyadır. Şimdi soruyoruz: "Hani nerede kadının özgürleşmesi?"

AKP'nin bu özgürlük palavraları, neo-liberal ideoloji üretim merkezlerinin, emperyalizmin dayatmalarıdır. Kadının bedeni üzerinden özgürlük tanımlaması yapan bu zihniyet, sapkın ve gerici planlarını "masum" talepler gibi göstermeye çalışmaktadır. Kadını örten de, açan da aynı emperyalist merkezdir. Kapitalizmde kadın cinselliği üzerinden ön plana çıkarıp bir pazarlama unsuru haline getirmektedir. Kadını metalaştıran bu zihniyet, kadının iradesini hiçe saymaktadır.

Özgürlüğün "Örtü"sü

AKP faşizmi de özgürleşme bir yana, meclise türban sokma girişimiyle kadını yeniden Orta Çağ karanlığına sokmaya çalışmaktadır. Meclise türban sokmak demek, "Atatürk Cumhuriyeti'ni, aydınlanmanın meclisini tanımıyorum", demektir. "Kadının ve özgürleşmesinin temellerinden olan laiklik ilkesini tanımıyorum", demektir. "Cumhuriyet'e meydan okuyorum", demektir. Ve kadını bu gerici politikalara kul köle yapmak demektir. Bu uygulama, "baş örtme özgürlüğü" değil, özgürlüğün üzerinin örtülmesidir.

Kul değil, iktidar olacağız!

Öyleyse biz Atatürk devrimcileri buradan duyuruyoruz ki, bu meclis, milyonlarca başı dik kadının iradesini temsil etmemektedir. Cumhuriyet'in aydınlanma değerlerini temsil etmemektedir. Bir iktidar hurafelerle, dinci söylemlerle meşruiyetini devam ettiremez. Bu halk şeyhleri, şıhları, padişahları devirerek millet olmuştur ve Cumhuriyet'i kurmuştur. Ve biz başı dik Cumhuriyet kadınları olarak, devrimci gençler olarak, yalnızca kadının değil; Türkiye'nin başına geçirilen bu karanlık oyunu bozacağımıza, kadını gerici planların kulu kölesi olmaktan kurtaracağımıza, meclisi yeniden Atatürk'ün meclisi yapacağımıza, halkın iktidarını yeniden yeryüzüne indireceğimize söz veriyoruz.

TGB Basın Bürosu
05310119617
[email protected]

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sianan Erismis - 3 yıl önce
bursa nutku nerede kaldi? bu ülkenin tapusu kimin elinde?