Peynir ambalaja girdi alıcı da dertli satıcı da

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın peynir satışına getirdiği yeni düzenleme ile peynir satışında ambalajsız dönem sona erdi. Peynir Tebliğinde yapılan bir dizi yenilik sayesinde artık peynirler daha sağlıklı ve hijyenik koşullarda satışa sunulacak.

Peynir ambalaja girdi alıcı da dertli satıcı da

 1 Ocak 2016’dan itibaren uygulanmaya başlanan düzenlemeye göre ambalajsız peynir satışı tarih olacak. Peynirlerde aroma kullanımına da son verilirken kullanılan tuz miktarı da azaltılarak peynirler daha sağlıklı hale getirilecek. Özellikle Pazar ve fuarlarda peynirler 10 santigrat derecenin altında özel ambalajlarda sergilenip satılacak. Vakumlama yöntemi ile satışa sunulacak peynirlerin oksijenle daha az temas etmesinden dolayı raf ömrü uzarken, dış ambalaja yerleştirilen etiketler sayesinde vatandaşlar, aldıkları peynirlerin içeriğini de öğrenme fırsatı bulacak.
Peynir etiketlerinde de tüketiciyi yanıltabilecek “Köy peyniri, geleneksel peynir, doğal peynir, çiftlik peyniri” gibi ifadeler kullanılmayacak. Peynir Tam yağlı, yarım yağlı, az yağlı ve yağsız olarak 4 grupta üretilecek. Çiğ sütten üretilip piyasaya sürülen peynirlerde ise “çiğ sütten üretilmiş” ifadesine yer verilmesi zorunlu olacak. Yeni uygulanmaya başlanan düzenleme ise vatandaşların kafasında bazı soru işaretleri doğuruyor.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yayınladığı peynir tebliği ile 1 Ocak’tan itibaren açıkta peynir satışı yasaklandı. Yasak, vakum ambalajlı satışı yıllardır uygulayan Ezineli peynircileri sevindirdi. Peynir satıcıları, vatandaşları da açıkta satılan peynirlere karşı uyardı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yayınladığı peynir tebliği ile 1 Ocak’tan itibaren açıkta peynir satışı yasaklandı. Durum halk pazarlarında henüz tam olarak uygulanamasa da, Peynirin anavatanı sayılan Ezine’de, hem üreticiler hem de satıcılar durumdan memnun. Ezine Peynirini ve Mandıracılarını Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Derneğinin, Türk Patent Enstitüsü’ne yaptığı başvurunun ardından, 05 Ağustos 2006 tarihinden itibaren Ezine peyniri, Coğrafi İşaret tescil belgesine sahip bir ürüne dönüştü. Ezineli peynir üreticileri ise, bu tarihten itibaren, yörede üretilen peyniri ‘EPD’ (Ezine Peynirciler Derneği) logolu etiketlerle ve ambalajlı halde satmaya başladı.
Kendilerinin ambalaj uygulamasına yıllar önce geçtiğini hatırlatan Ahmet Tabak, “Yine de hükümetimize bu konuda çok teşekkür ediyoruz. Halk pazarlarında satılan ürünleri bizler de görüyoruz. Üzülüyoruz tabi, hijyen ortamı olmadığı için. Herkesin eli değiyor. Kapalı ortamda, tek tek vakumlanmış halde bize geldiği gibi satılsa, alan da satan da rahat eder” dedi. Peyniri sadece kapalı halde almanın yetmeyeceğini, doğru şekilde muhafaza edilmesi gerektiğini de söyleyen Tabak, “Bir dilim peynirden tüketeceğiniz kadarını aldıktan sonra kalanı filmle sarıp hava almayan kaplara koyarak buzdolabının normal gözünde muhafaza etmek gerekiyor. Eğer derin dondurucu bölümüne koyarsanız, lor dediğimiz parça parça hale gelir” diye konuştu.
İlçede peynir satışı yapan Çağlar Gedik, ürünlerini yıllardır ambalajlı şekilde sattıklarını belirterek, “Paketleme olayı çok güzel oldu. Ama son tebliğden sonra hem müşterilerimizin hem bizlerin kafasında soru işaretleri, devam ediyor. Numune olayı olacak mı, olmayacak mı? Müşterilerimiz ‘Neden açıkta satmıyorsunuz?’ diye soruyor. İzah ediyoruz ama yine sıkıntılar var” dedi. Vatandaşların peyniri almadan önce muhakkak tatmak istediklerini de söyleyen Gedik, “Müşteri, ürün almadan önce bu ürünü tatmak istiyor. Bunun önüne geçilemez. Eğer tadım olmazsa, satışlar da bayağı düşecek. Müşterilerimiz bunu açık açık söylüyor” dedi.
Uygulamanın müşterileri olumsuz etkileyeceğini söyleyen Şerife Okatan , “Uygulamadan hiç memnun değilim. Hayatta tatmadan peynir alamam. Şimdi tadacağım peynirimi öyle alacağım. Sonrada gözümün önünde peyniri vakumlatacağım. Tatmadan alamam , mutlaka tatmam lazım” dedi. Peyniri tatmadan almayacağını söyleyen Süheyla Saklar,” Bir yandan iyi bir uygulama ama ben kesinlikle peynirin tadına bakmadan almam. Ona da biz çözüm bulunursa kapalı olması gayet güzel. Aynı peynirlerden kük numuneler yapılıp kenara konulursa elbette daha iyi olur. Çeşitli peynirler var ben tadına bakmadan asla almam” şeklinde konuştu.
"VAKUMLAMA UYGULAMASINI DOĞRU BULUYORUM"
Uygulamaya 2012 yılında firma olarak alınan kararla başlandıklarını belirten üretici İsmail Çobanoğlu, “ Açıkta peynir satılmaz doğru olan budur. Biz artı dört derecede dolapta peynir satıyoruz. Tenekeden açıp satıyoruz. Bunda herhangi bir sakınca olduğunu düşünmüyorum , sıcak soğuk zincirini kırmadan satıyoruz peynirleri. Şuan gündemde olan vakumlama tekniği ise doğru bir uygulama . Ürün oksijenle ne kadar az temas ederse o kadar sağlıklı tüketilebilir. Biz uygulama 2012 yılında başlamıştık” diye konuştu.
Uygulamanın müşteri memnuniyetine engel olacağını düşündüğünü dile getiren satıcı Mücahit Külahçı , “Uygulama küçük esnaf için olumlu bir uygulama değil. Hijyen kuralları tabi ki önemli. Ben vakumlama makinesi alıp getireceğim buraya ama bütün tenekeyi burada vakumlayıp koyarsam tezgaha müşteri inanmayabilir aynı markanın ürünü olduğuna. O zaman müşteri kaçacaktır benden. Satışları olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum. Müşteri hemen alıp gitmek ister bir de vakumlamayı beklerse müşteri kaçar” ifadelerini kullandı.

(İHA)

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.