banner863

Phaselis’te otel kuzuyu kurda teslim etmektir!

Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan dünyaca ünlü Phaselis antik kenti bitişiğinde yapılmak 5 yıldızlı otel girişimiyle ilgili haberimizin ardından bir açıklama yapıldı.

Phaselis’te otel kuzuyu kurda teslim etmektir!

Yusuf Yavuz

Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan dünyaca ünlü Phaselis antik kenti bitişiğinde yapılmak 5 yıldızlı otel girişimiyle ilgili haberimizin ardından bir açıklama yapan Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Melike Gül, söz konusu proje için kurulun “parselin sit alanına giren bölümüne herhangi bir müdahalede bulunulmaması koşuluyla projenin uygulamasında sakınca olmadığına” yönünde görüş bildirdiğine dikkat çekerek, “görüş verilen kısmın sit alanı dışında olduğu özellikle vurgulanmıştır” ifadelerini kullandı. Ancak bu açıklama kamuoyunu rahatlatmaya yetmedi. Prof. Dr. Sencer Şahin, söz konusu alanda Phaselis kentine ait önemli yapıların olabileceğini belirtirken, Mimarlar Odası Başkanı Osman Aydın, Kemer’deki sivil toplum örgütlerinin otel projesini yargıya taşıma girişimlerini destekleyeceklerini söyledi.


TAMİNCE’NİN ANTİK KENT SINIRINDAKİ OTEL PROJESİ TARTIŞMA YARATTI
Başbakan Erdoğan’a yakınlığı ile tanınan Rixos oteller zincirinin sahibi işadamı Fettah Tamince’ye ait Ares Fasilis şirketi tarafından “Phaselis Dream” adıyla yapımı planlanan 5 yıldızlı otel için tahsis edilen 180 dönümlük arazinin bir bölümü, dünyaca ünlü Phaselis antik kenti sınırlarındaki 1. Derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunuyor. Beydağları Olimpos Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan arazi, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredildi. 2008 yılında ise Ares Fasilis şirketine 49 yıl süreyle üst kullanım hakkı devredilen arazide 280 yataklı 5 yıldızlı tatil köyü yapmak için girişimler başladı. 26 Aralık 2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen otel projesi için görüşü sorulan Mili Parklar Bölge Müdürlüğü ile Antalya Koruma Kurulu da sit alanına müdahalede bulunulmaması koşuluyla projenin uygulanmasında bir sakınca görülmediği yönünde görüş bildirdi.

KORUMA KURULU MÜDÜRÜ GÜL: ‘PAYLAŞIMLARI ŞAŞKINLIKLA İZLİYORUM’
Konuyla ilgili haberimizin ardından tartışma yaratan otel projesine ilişkin bir açıklama yapan Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Melike Gül, “Antik kentte 5 yıldızlı çılgın proje” başlığı ve kurulun ilgili kararıyla birlikte yayınlanan haberimizde yer verilen bilgilerin sansasyonel şekilde gündeme taşındığını öne sürerek, “bu haberin Müdürlüğümüzü, Kurul üyelerini tanıyan, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Müdürlüğünün nasıl çalıştığını bilen kültür ve akademi çevresinden kişilerce de inanılarak, kurul kararı okunmadan, doğruluğu araştırılmadan paylaşılmasını şaşkınlıkla izliyorum” ifadelerini kullanırken, açıklamanın Gül’ün facebook’taki kişisel sayfasından yapılması dikkat çekti.

‘2012 YILINDA SİT ALANI SINIRLARI GENİŞLETİLDİ’
Phaselis antik kenti ve çevresinde 2012 yılı içerisinde yapılan yüzey araştırması sonucunda elde edilen yeni verilerin Kurula iletildiğini ifade eden Gül, mevcut sit sınırlarının genişletilmesi gerektiğinin tespit edilerek 24 Aralık 2012 tarih ve 1284 sayılı Kurul kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırlarının genişletilerek son şeklini aldığı belirtti. Gül, açıklamasında antik kentin sınırlarını gösteren bir haritaya da yer verdi.

‘SİT ALANINA MÜDAHALE ETMEMEK KOŞULUYLA SAKINCA YOK’
Tartışmalara konu olan parsel alanının yüzde 10’unun Phaselis antik kenti I. Derece Arkeolojik Sit Alanında bulunması nedeniyle 878 nolu parsel için Kuruldan görüş istendiğini ifade eden Gül, Kurulun, 16. 12. 2013 tarih ve 2239 sayılı kararında; “proje alanının sit alanı dışında kalan kısmında 2863 sayılı yasa kapsamında kalan herhangi bir kültür varlığına rastlanmadığı belirtildiğinden, parselin sit alanına giren bölümüne herhangi bir müdahalede bulunulmaması koşuluyla projenin uygulamasında sakınca olmadığına, alanın aynı zamanda Olympos Beydağları Sahil Milli Parkı sınırlarında kalması sebebiyle, Milli Parklar mevzuatı açısından konunun ilgili kurumca değerlendirilmesi gerektiğine karar verildi” görüşüne yer verildiğini kaydetti.

‘GÖRÜŞ VERİLEK KISIM SİT ALANI DIŞINDA’
Söz konusu kurul kararında, sit alanı içerisinde yapılaşma ve alt yapı düzenlemelerine izin verilmediğinin altını çizen Gül, “aksine I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde herhangi bir müdahalede bulunulmaması ve görüş verilen kısmın sit alanı dışında olduğu özellikle vurgulanmıştır. Ülkemizin kültür varlıklarının korunması görevini, büyük bir özveri ve başarı ile yürütmeye çalışan, tamamen bağlı olduğu 2863 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat doğrultusunda değerlendirmeler yaparak karar alan Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu için yapılan haberi ve kurulun aldığı kararın, anlamadan ve inanılarak, Milli Park alanında yapılacak bir uygulamanın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisine otel izni verilmiş şeklinde paylaşılarak dikkat çekilmeye çalışılmasını ne yazık ki üzüntüyle karşılıyorum. Böyle bir şey söz konusu değildir ve zaten olması da mümkün değildir” görüşünü savundu.

‘YÜZEY ARAŞTIRMASI YAPMAK YETERLİ DEĞİL’
2012 yılında Phaselis çevresinde yapılan yüzey araştırmalarının ardından alınan kurul kararında, antik kentin Antalya-Kumluca karayolu istikametinde devam eden batı nekropolünde bulunan mezarlar ile nekropolisin eteklerinden geçen antik yol üzerinde tespit edilen antik yapı kalıntılarının sit alanı dışında kaldığı anlaşıldığından, sit alanının genişletilerek kararın imar planlarına işlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz kimi uzmanlar, otel için ayrılan ormanlık arazide yüzey araştırması yapmanın yeterli olmadığını, alanda kültür mirasına ilişkin bulguların olup olmadığını anlamak için sismik ve jeolojik bir araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlara göre söz konusu arazi içerisinde antik döneme ait yapı kalıntılarının bulunma olasılığı yüksek.

PROF. DR. ŞAHİN:‘NEKROPOL'ÜN YERİ BİLİNMİYOR, YAPI İZNİ VERİLMEMELİ’
Koruma Kurulu Müdürü Melike Gül’ün açıklamasının ardından görüşlerine başvurduğumuz Akdeniz Üniversitesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sencer Şahin, Phaselis yarımadasıyla birlikte yapılaşma baskısı altındaki Tekirova’nın da korunması gerektiğine işaret ederek, “Phaselis’teki nekropolün alanı ve kente ulaşımı sağlayan antik yolların nerede olduğu tam olarak bilinmiyor. Çünkü antik çağda burası bataklıktı. Antik yolları gösteren ‘Tabula Peutingeriana’ haritasında Phaselis yakınında büyük ve iki çatılı bir ‘Mansio’ (antik çağda han ya da kervansaray niteliğindeki konaklama yeri) bulunduğu belirtiliyor. Bu yapının tam olarak nerede olduğu henüz bilinmiyor ancak haritaya göre kentin girişinde yer alıyor. Bu nedenle burada herhangi bir yapılaşmaya izin verilmemeli” diye konuştu.

BU, KUZUYU KURDA TESLİM EDİP ‘BİR BACAĞINI YEME’ DEMEKTİR
Kurul kararında yer verilen, bölgedeki yüzey araştırmasında kültür varlığına rastlanılmadığı ve “parselin sit alanına giren bölümüne herhangi bir müdahalede bulunulmaması koşuluyla projenin uygulamasında sakınca olmadığı” yönündeki ifadelerin bilimsel bir geçerliliği bulunmadığını da öne süren Şahin, bunun garantisi olmadığının altını çizerek, “bu, kuzuyu kurda teslim edip, ‘bir bacağını yeme’ demekten başka bir şey değil” diye konuştu. Phaselis’e ait yapıların kalıntılarının Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Antalya’ya taşınarak kenti çevreleyen surlarda kullanıldığına dikkat çeken Şahin, bu taşların kimilerinin üzerinde ‘Phaselis’ yazılarına rastlanıldığını belirterek, Phaselis yarımadasının tamamının 1., Tekirova’nın ise 3. derece sit alanı olarak tedbir amaçlı koruma altına alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.

MİMARLAR ODASI BŞK. AYDIN: ‘STK’LAR PROJEYİ YARGIYA TAŞINACAK’
Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Osman Aydın ise söz konusu turizm tesisi için tahsis edilen 180 dönümlük alanın 20 dönümünün arkeolojik sit alanı olduğunu belirterek, otel projesinin geriye kalan 160 dönümlük alanda planlandığını ancak bu alanın da milli park sınırında bulunduğunu söyledi. Milli park ve doğal sit alanlarında kolayca plan değişikliğine gidilebildiğini dile getiren Aydın, Kemer’deki çeşitli sivil toplum örgütlerinin bu konuyu yargıya taşıma girişimleri olduğunu da anımsatarak, mimarlar odası olarak bu konuda sivil toplum örgütlerine her türlü desteği sağlayacaklarını ve açılacak davaya müdahil olabileceklerinin de altını çizdi. 


ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
deniz seyhan - 3 yıl önce
guzelim cennet gibi koyu yok edecekler.eminim temel atılırken bir surude tarihi eser çıkar