'Taciz cinayeti öngörülebilir bir durum değil'

'Taciz cinayeti öngörülebilir bir durum değil'

 DİYARBAKIR'da öğretmen 33 yaşındaki Naciye Ataş'ın, 2013 yılında kendisine tacizde bulunduğunu iddia ettiği Kocaköy İlçesi Atatürk İlköğretim Okulu Müdürü 55 yaşındaki Arafat Kılıç'ı otomobille çarparak öldürmekten çarptırıldığı 14 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla ilgili gerekçeli karar açıklandı. Mahkeme 3 kez indirim yapıldığını bildirdiği gerekçeli kararında tacizi 'haksız tahrik' saydı.
Diyarbakır 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın muhalefet şerhi koyduğu gerekçeli kararda, 'tasarlayarak öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle yargılanan Naciye Ataş'a 'Olası kastla adam öldürme' suçundan ceza verildiği ve ceza oranın da 3 kez indirim yapıldığı belirtildi.

"PERUK VE LENS TAKIP MAKYAJ YAPTIM"

Naciye Ataş, gerekçeli kararda da yer alan ifadesinde bir süre Atatürk İlköğretim Okulu'nda çalıştığını, okul müdürü Arafat Kılıç'ın kendisine 'hayatını yaşayamadığını ve heyecan aradığını' söylediğini ve bundan rahatsızlık duyduğunu, başka okula tayinini istediğini anlattı. Bir arkadaş ortamında, müdür Arafat Kılıç'ın 'sapıklıklarını' öğrendiğini belirten Naciye Ataş, ifadesinde şunları söyledi:

"Araştırmak için faturasız bir telefon hattı aldım. Yanlışlıkla aramış gibi Arafat Kılıç'la gerçek kimliğimi gizleyerek konuştum. Buluşmak istedi, 'sana heyecan yaşatırım' dedi. Kendisini utandırmak, kızmak ve yüzüne tükürmek istiyordum. Buluşmaya karar verdik ve onu beklerken sarı peruk ve yeşil lens takıp makyaj yaptım, şal taktım. Ağır bir makyaj yapmış, tanınmayacak hale gelmiştim. Telefonda sarışın olduğumu söyleyip, bir an önce gelmesini istedim. Geldi buluştuk. Arabasını benim kullanmamı istedi. Yolda sürekli elimi tutmaya çalışıyordu. Arabayı ıssız bir yola sürdüm. Şalı çıkardığımda beni tanıdı ve çok şaşırdı. Şalı çıkardıktan sonra, 'Beni tanıdın mı? Benimle heyecan yaşamak istiyordun' dedim. Kuru sıkı silahı çıkarıp arabadan inmesini istedim. Sonra ben de indim. Bu sırada kafama bir taş attı. Kızdığım için rastgele ateş ettim. Ben kızıp, 'Pislik herif kaç kişiyi daha taciz ettin? Hiç çocukları da taciz ettin mi?' diye kovalamaya başladım. Silahın gerçek olduğunu sanıyordu. Yorulduğum için arabaya binerek oradan uzaklaşmak istedim. Arabaya binince koşarak binmek istedi. Yüzüne tükürüp, 'Pislik herif zaten gerçek silah değildi' dedim. Silahı alıp arabadan inince kapıları kilitledim. Araba çalışınca hızla gaza bastım. Bu sırada ön ve arka lastikler Arafat'ın üstünden geçti. Kazadan sonra yanına gittim ve benden özür diledi. Bu sırada bir araç durup bize yardım etti. Beklediğim bu değildi. Bir yanlış yaptım. Kendisine kızıp, küfretmek istemiştim."

"TACİZ CİNAYETİ ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR DURUM DEĞİL"

3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında Arafat Kılıç'ın aynı okulda çalıştıkları dönemde öğretmen Naciye Ataş'ı taciz ettiği için ona 'Ders vermek' istediği kaydedilirken taciz cinayetinin 'önceden öngörülebilir bir durum' olmadığı vurgulandı. Kuru sıkı tabancanın öldürmeye elverişli olmadığı ifade edilen kararda Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında cinayetin tasarlanarak işlendiğinden söz edilemeyeceği ifade edildi.

"TASARLAYARAK DEĞİL OLASI KASTLA ÖLDÜRDÜ"

Sanığın, öldürdüğü kişiye, geçmişteki hatalarını yüzüne vurmak istediğini ve tedbil-i kıyafet yapmakla asıl kimliğini ortaya çıkarmak istediği belirtilen kararda, "Sanık maktule unutamayacağı bir ders vererek onu mahcup etmek suretiyle manevi bir haz alabileceğini düşünmüştür. Kuru sıkı silah öldürmeye elverişli olmayıp, sanığın kendini korumak ve saldırganı caydırmak amaçlı olarak yanında bulundurduğu düşünülmüştür" denildi.

Kararda, Naciye Ataş'ın ölen Arafat Kılıç'ı hedef gözeterek aracı onun üzerine sürmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığı belirtilerek, "Bu nedenle olayın tasarlayarak değil, olası kastla adam öldürme olacağı anlaşılmıştır" denildi. Olay sonrası sanığın imkanı varken kaçmadığı onu öldürmeye çalışmadığı vurgulanan kararda, Naciye Ataş'ın yaralanan Arafat Kılıç'ı araca taşımak için kaldırmaya çalıştığı belirtildi.

CEZASI 3 KEZ İNDİRİLDİ

Sanığa verilen ömür boyu hapis cezasının eylemin olası kastla işlenmesi nedeniyle 23 yıla indirildiği belirtilen kararda, Arafat Kılıç'ın gerek araçta gerekse okulda sanık Naciye Ataş'ı taciz edici davranışları da haksız tahrik olarak değerlendirildi. Sanığın aniden gelişen olayda haksız bir fiilin meydana getirdiği 'hiddet ve şiddetli elemin etkisi' altında bulunduğunu vurgulayan mahkeme, sanığın iradesinde zayıflama meydana geldiğini kaydetti.

Haksız tahrik nedeniyle sanığın suç işlemekten kendini alıkoyma yeteneğinin önemli ölçüde azaldığı ifade edilen kararda bu nedenle cezanın 17 yıl 3 aya düşürüldüğü belirtildi.

Sanığın öğretmen oluşu ve saygılı davranışları nedeniyle cezasında 3'üncü kez indirim yapan mahkeme, Naciye Ataş'ın 14 yıl 4ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar verildiğini açıkladı.

Kararın Mahkeme Başkanı Adem Kahriman'ın muhalefet şerhi nedeniyle oy çokluğu ile alındığı belirtildi. Muhalefet şerhinde sanığın ifadelerinin çelişkili olduğunu vurgulayan Başkan Kahriman, "Araçla hareket eden sanığın maktulü görerek doğrudan fark etmesine rağmen hareketine son vermeyerek araçla çarptığı ve öldürdüğü anlaşılmaktadır. Olayın bilerek ve istenerek kasten gerçekleştiği açıktır. Olaya sebebiyet veren sanığın haksız tahrik hükümlerinden faydalanamayacağı sonuç ve kanısına varılmıştır" dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.